![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak Vestel İcra Kurulu Başkanı Ömer Yüngül’ e göre kriz bitti, ancak şu anda yeni kurallar yazılıyor. Ve bu kurallarla bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İş yapış şekilleri tamamen değişecek. Hızlı ve farklı olanlar avantaj sağlayarak öne çıkacak. Yine büyümeler olacak ancak daha sağlıklı...
“Hızlı hareket etmek kriz dönemlerinde çok önemli. Bizim sektörümüz eskiden de dinamik ve rekabetin yoğun olduğu bir sektördü. Dolayısıyla biz kriz dönemlerinde bu işleri zaten hızlı yaptığımızdan pek zorluk çekmiyoruz.” | |||||||||||||||||||||||||||||||
Bu sözler Vestel İcra Kurulu Başkanı Ömer Yüngül’ e ait. Yüngül karamsar değil, ne Türkiye bakımından ne sektörü bakımından ne de Vestel açısından... Bu krizin değerlendirildiği takdirde pek çok fırsatı beraberinde getirdiğini belirtiyor. Yüngül’ e göre Türkiye’ nin coğrafi konumu, iş süreçlerindeki hızı ve üretim kalitesi, bu kriz döneminde Türkiye’ ye önemli avantajlar sağladı. Tüm bu özellikler, Türkiye’ yi Uzakdoğu ülkelerine karşı üstün konuma getirdi ve Avrupa’ nın rotasını tekrar Türkiye’ ye çevirmesine yol açtı. Yüksek kalitesi ve Avrupa’ dan gelen siparişlere hızlı yanıt vermesiyle Vestel, bu avantajlardan faydalanarak ihracatını artırdı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’ nin açıkladığı ihracatçılar listesinde Kasım ayı itibariyle ikinci sıraya yükseldi. Yüngül ile krizin en yoğun yaşandığı, en belirsiz zamanında geleceği öngörmeye ve değerlendirmeye çalıştık... | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Vestel 2008’ i nasıl kapatıyor? 2008 çok inişli çıkışlı bir yıl oldu. Özellikle bizim sektörümüz için 2008 çok iyi başladı. İlk üç, dört ay çok kuvvetliydi ondan sonra bir düşüş yaptı, sonra tekrar normale geldi. Özellikle Eylül ayından itibaren bütün dünyayı sarsan bu krizin, hepimizi etkileyeceği kesin. Her kriz bir fırsat yaratır demek istemiyorum çünkü insanlar o kadar hızlı hareket etmek zorunda ki bu bazen fırsata dönüşüyor, bazen dezavantaja dönüşüyor. Hızlı hareket etmek kriz dönemlerinde çok önemli. Şu sıralar herkes belli bir şeyler yapalım diyor. Bazıları likit kalalım, bazıları stokları az tutalım, hızlı sipariş yapalım diyor ama bu zaten bizim sektörümüzde vardı. Bizim sektörümüz eskiden de dinamik ve rekabetin yoğun olduğu bir sektördü. Dolayısıyla biz kriz dönemlerinde bu işleri zaten hızlı yaptığımızdan pek zorluk çekmiyoruz. Yetişmiş insan gücümüz de çok iyi. Endişelenecek bir durum yok. Bütün her yerde durulma olursa biz de endişelenebiliriz ama insanın olduğu bir dünyada mutlaka insan yiyecek, içecek, televizyon seyredecek, buzdolabı da alacak. Vs.: Rakamlarda geçtiğimiz dönemlere oranla değişiklik olmadı mı?Benim kullandığım birtakım özel istatistiklerim vardır. Bu yıla kadar her yıl bizim Aralık ayı siparişi ile Ağustos ayı siparişi miktar olarak aynı olurdu. Bu yıl ilk defa Aralık ayı Ağustos ayından fazla. Pazar küçülmesine rağmen bizim Aralık ayında fazla sipariş almamız, küçülen pazardan daha fazla pay almamız anlamına geliyor. Bu da oturmuş hızlı bir sistemimizin olduğunu gösteriyor. Krizler fırsattır deniyor… Fırsatlar başkalarının zorluklarını sizin daha kolay yapabilmenizden geçiyor. Kriz bizim pozisyonumuzdan dolayı birtakım avantajlar getiriyor. Vs.: Kriz 2009’ u nasıl etkileyecek, ne zaman bitecek?Bana göre kriz bitti şimdi yeni kurallar yazılıyor. Bu kuralların yazılması ve uygulanmasının da ne kadar süreceği belli değil çünkü kimse bu konuda bir şey bilmiyor. Ne yapıyorlar? Amerika bir paket açıkladı baktı ki bu paket bankalara yönelik olarak pek işe yaramadı o zaman paketin şeklini değiştirdi, herkes bazı şeyleri deneme yanılmayla görüyor. Bu krizin bitmesini ben bu kuralların hazmedilebilir hale gelmesine bağlıyorum. O zaman bu iş bitecektir ama uzunca bir süre hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yine büyümeler olacak ama daha sağlıklı, daha sindirilebilir büyümeler olacak. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Yerli ve yabancı birçok üst düzey yönetici, birçok krizle karşı karşıya olmalarına rağmen bu krizi öngöremediklerini söylüyor. Bu krizin öngörülememesinin nedeni ne? Her şey iyi giderken kimse kötü düşünmek istemiyor ama aslında 2007 Temmuz ayından beri bir gaz kaçağı olduğu ortadaydı. Bunu genel olarak görüyorduk ama her şey çok hızlı gelişti. Kimse hazırlıklı değildi. Bankalar artık eskisi kadar rahat kredi vermiyor. Uzakdoğu’ ya uzun dönemli siparişler açılamıyor. İnsanlar daha kısa ve daha az miktarda hareket ediyor. Yine aynı noktaya geleceğim. Zorlu Grubu’ nda hem beyaz eşya ve elektronik hem de tekstil sektörlerinde perakendeci olarak önemli fırsatlarımız var. Hızlı hareket edebilme avantajımız ve güvenilirliğimiz daralan pazarda daha fazla pay almamızı sağlayacak. Bu nedenle hiçbir korkum yok. Ancak korkmamak tedbiri elden bırakmak demek değil, herkes daha agresif olacak ve bizim herkesten daha farklı hareket etmemiz gerekiyor. Vs.: İhracat olarak bu yıl nasıl kapatıyoruz?Bu yıl ihracat olarak sapmamız yok. Özellikle herkesin korktuğu Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık’ ta ne olacağını öngöremiyorduk, bu aylarda karşımıza çıkan rakamlar moral bulmamızı sağladı. Tabii bir de şu var, eskisi kadar uzak görünmüyor. Eskiden iki ya da üç aylık dönemleri görebiliyorduk ama şimdi göremiyoruz. Ben bunun hep böyle gideceğini düşünüyorum çünkü iş yapış şekilleri değişecek. En az iki yıl böyle devam edecek. Hepimiz iş yapış şekillerimizi değiştiriyoruz, daha dar alanda hareket ediyoruz. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Yurtdışında elektronik sektöründe ciddi bir etkilenme var... Konsolidasyon bekliyor musunuz? Elektronik sektöründe çok hızlı bir şekilde LCD televizyona geçiş vardı, bu geçiş sırasına Avrupa’ da 30’ un üzerinde montaj fabrikası kuruldu. Bunlar ağırlıklı Orta Avrupa’ da konuşlandı. Hem servis hem de hız açısından bunların yüzde 95’ i son beş altı ayda yok oldu. Kriz öncesi dünyada çok fazla likidite vardı. Bu likiditeden dolayı özellikle Kore, Tayvan ve Japon firmaları büyük yatırımlar yaptılar ve şimdi talebin düştüğü bir ortamda bu kadar büyük arz doğal olarak konsolidasyonlar getirecektir. Bu tesislerin hiçbir zaman için kapanacağını düşünmüyorum ama mutlaka birleşmeler ya da el değiştirmeler olacaktır. Belki, bazıları bir süre kapalı da kalacaktır. Vs.: 2009’ a Vestel nasıl hazırlanıyor? Ne gibi tedbirler aldınız?Öncelikle hem beyaz eşyada hem de elektronikte ana yatırımlarımız tamamen bitti. Dolayısıyla bizim bundan sonraki yatırımlarımız ürüne ve pazara olacaktır. Aldığımız bazı markalar var: Elektronikte Finlux, beyaz eşyada Vestfrost. Bunların doğrultusunda yapılanmamazı geliştireceğiz. Tabii ki paraların bol olduğu zamanda bireylerde olduğu gibi şirketler de bonkör davranabiliyor. Herkesin yaptığını yapıyoruz biz de verimliliği düşürecek her şeyi kısıyoruz. Vs.: Peki ya işten çıkartma?Türkiye’ ye baktığınız zaman elektronik sektörü çok dinamik bir sektör. Özellikle son üç yılda otomotivde çok ciddi bir talep artışı oldu. Bu talep doğrultusunda mekanik elemanlardan çok fire verdik. Bu elemanlar ciddi ücretlerle otomotiv sanayiye ya da yan sanayiye geçtiler. Elektronikte de özellikle bu operatör firmalar, askeri savunma, devlet firmalarına çok büyük bir hareket oldu çünkü işlerin karlılık durumundan dolayı bunlar daha farklı tarifeler uygulayabiliyorlardı. 2004- 2008 Ağustos arası hangi kesiti alırsanız alın bu hareketi görebiliyorsunuz. Yani durumun iyi olduğu dönemlerde de ciddi bir insan kaynağı sirkülasyonu vardı. Aslında insan sirkülasyonunun bu kadar fazla olması Türkiye için büyük bir kayıptır, verimsizliktir. Bizim sektörümüzde kriz dönemiyle kriz öncesi rakamlar arasında ciddi bir fark yok. Vs.: Krizin ilk başladığı Amerika ve Avrupa pazarlarının ihracatınızda çok önemli payları var. Buradaki pazar ciddi olarak daraldı. Yeni bir pazar arayışınız olacak mı?Başka pazarlarla ilgili üç yıldır çeşitli çalışmamız var. Özellikle Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri gibi çevre ülkelerde çalışmamız yoğunlaşıyor. Buralarda Vestel markasına yönelik pazarlama faaliyetlerini çok hızlandırdık. Avrupa’ da hem elektronikte hem beyaz eşyada bazı verimsiz yerlerin çalışamayacak olması bizim daralan pazarlarda daha fazla pay kazanarak rakamlarımızı korumamızı sağlayacak. Vs.: Siz bir röportajınızda “Moral krizi gerçek krizi geçerse işimiz daha kötü” dediniz. Moral krizini atlatabildik mi?Moral krizi öyle enteresan ki… Emekli memur taksitleri ödeyemiyor, “ödeyemiyorum, kriz var” diyor… Emekli memurun krizle ne alakası var? Adamın morali bozuk ve harcama yapmıyor. Genel olarak herkes kastı, parası olan da kastı, olmayan da… Bu da zincirleme etki yapıyor. Böyle olmaması lazım. Burada en büyük görev devlete düşüyor. Eskiden çok büyük bir enflasyon baskısı vardı ama en azından yedi, sekiz ay bir enflasyon baskısının olmayacağını düşünüyorum çünkü bütün emtia malların fiyatları düştü. Burada piyasayı canlandırıcı bir takım hareketler olması lazım. Vs.: Ancak herkes borçlu... Geçenlerde yüzde 90 borçluluk gibi bir oran telaffuz edildi...Bu krizde herkes çok borçlu özellikle kredi kartı işi bozdu. Bunun üç, beş ay etkisi olacak. 2001 krizinde insanlarda pek problem yoktu, kurumlar problemliydi. Umarım herkes ders alır bundan. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Hükümetin krize gösterdiği reaksiyonu, tedbirleri nasıl buluyorsunuz?Önemli olan istikrar. İnsanlar istikrarı görürse moral olur ama gündemde hep farklı şeyler var. Bugünlerde bütün ülkeler ekonomik paketler açıklıyorlar. Bunların bazıları çok hızlı uygulanabilir, bazılarından da bir şey çıkmaz ama bir şeyler açıklanıyor. Bunun benim bilmediğim bir faydası vardır deyip birtakım hareketler yapabilir diye düşünüyorum. Piyasanın canlanması için bu aralarda kamu alımları biraz artabilir. Burada kaşına gözüne bakmadan hangi alanda olursa olsun yerlileri biraz daha öne çıkarmak lazım. Türkiye’ de bugüne kadar son dört yılda ithalatta büyüdü. Bundan sonra mutlaka üretimle büyümesi lazım. Üretimle büyümesi için bu değerlerin yaşaması lazım, bu değerlerin yaşaması için de bir takım alımlarda öncelik verilmeli. Bu illa bizim sektörümüze öncelik tanınsın demek değil. Zaten göreceksiniz yeni ekonomik kurallar yazılırken bölgesel çıkarlar çok öne çıkacak. Türkiye çok liberal bir ülke. En basiti bugün klimada bir anti damping uygulaması var. Her taraftan klima girebiliyor. Biz aslında gümrüklerimizi çok iyi kontrol edebilsek Türk üretimine büyük bir katkı sağlarız. Maalesef oralardan çok kaçak oluyor. Ben bu dönemde bu kuralların daha seri işleyeceğini düşünüyorum. Vs.: Önünüzü göremediğinizi, gri bir ortam olduğunu söylemiştiniz. Peki planlarınızı nasıl yapıyorsunuz?Artık yıllık bütçe, planlama yapalım gibi şeyler yok. Bugün en büyük firmalar bile ya yok oluyor ya ufalıyor. Dolayısıyla bütçe değil, minimum rakamımız var ve bunu elde edecek değerleri yaratıyoruz, nasıl geliştiririz diye bakıyoruz. Artık dörder aylık bütçelerle çalışıyoruz. Vs.: Rakiplerde dökülme bekliyor musunuz?Elektronik ve beyaz eşyada böyle bir şey yaşamayız. İç piyasadaki büyükler artık oturmuş firmalar, mali yapıları da kuvvetli. Bunlara artık kolay kolay bir şey olmaz. Vestel Grubu bu kriz döneminde çok ciddi bir sermaye artışı yapıyor. Bu sahiplerinin işe ne kadar ciddi baktığını gösteriyor. 16,3 milyon YTL bedelsiz sermaye artırımı gerçekleştiriyoruz. Biz bu kararı geçen hafta aldık. Ocak ayında para içeri girmiş olacak. Bazı rakiplerde de bu tür şeyler olacaktır. Türkiye’ de çok dökülme beklemiyorum. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Tasarım ve ARGE yerli bir üretici olarak ciddi bütçeler ayırdınız. Rekabette öne çıkmanın anahtarı olarak bunları mı görüyorsunuz? Ciddi adımlar attık, tabii o zamanlar bu Don Kişot’ luk oldu. Bütün ülkeler araştırma-geliştirmeye çok önem verdiler Türkiye’ de bu iş pek olmadı. Yeni yeni bir kanun çıktı ve uygulanıyor. Orta Avrupa’ da kapandığını belirttiğim 30 fabrikanın kapanması da bizim ARGE’ ye yaptığımız yatırımların semeresi. Her şey ürün ama servis de çok önemli. Servis derken ürün kalitesi, ürünün hızı, ekonomisi… Bunlar hep ARGE’ den gelen avantajlar. Aynı şekilde beyaz eşyaya baktığımız zaman, oradaki ARGE’ nin kuvvetli olmasından dolayı biz küçülen pazarda hiç kaybetmediğimiz gibi payımızı da artırıyoruz. Üstüne üstlük birçok ödül alıyoruz. Tasarım ödülümüz, patent sayımız artıyor. ARGE’ ye yatırımımız kesilmeden devam edecek. Vs.: Umutlu musunuz 2009’ dan? Daha zor olacağını düşünüyor musunuz?Tabii ki zor olacak ama ben yine de umutluyum. Bir de bu bütün dünyayı etkilediği için bütün dünya merkez bankaları çok hızlı ve ortak hareket ediyor. Vestel olarak yatırımlarımızı tamamladık, Ocak ayında çok fazla sipariş almayı bekliyoruz. Bu mobil yatırımı da çok risk alınarak yapılmış bir yatırımdır. Gördüğümüz kadarıyla bize çok büyük bir avantaj getirecek. Konsolidasyonları sırf firma konsolidasyonu olarak görmemek lazım. Ülkeler arası da konsolidasyonlar olacak. Bu en demek? Eskiden bir Orta Avrupa modası vardı bence o artık olmayacak. Biz bunu krizden önce de görüyorduk. Orada üretim yapmış, üretim tesisi açmış firmalar şimdi bize sipariş veriyor ve hiçbir şekilde orada üretim olmuyor. Eskiden Romanya’ yla Bulgaristan çok öne çıkmıştı ama en son verilerde Romanya’ yla ilgili söylenenler orada hiç yatırım yapılmayacağını gösteriyor. Yeter ki biz istikrarlı ekonomik kararları alalım, bize geleceklerdir. “ARGE konusunda ciddi adımlar attık. ARGE’ mizin kuvvetli olmasından dolayı biz küçülen pazarda hiç kaybetmediğimiz gibi payımızı da artırıyoruz. Üstüne üstlük birçok ödül alıyoruz. Tasarım ödülümüz, patent sayımız artıyor. ARGE’ ye yatırımımız bundan sonra da kesilmeden devam edecek.” |
||||||||||||||||||||||||||||||||