Bilim: Uzay Macerasi
Dagcilik: Tunc Findik
Çevre: Enerji Verimliligi
Ekonomi: Taklit Ekonomisi
Psikoloji: Mutlulugun Resmi





Mutluluğun sihirli bir formülü yok. Ama formülün içinde artık nelerin olacağı ana hatlarıyla belli. Bilim adamları mutluluğa taktı. Araştırmalar da insanı mutlu eden şeyleri teker teker ortaya koymaya başladı. Ortada henüz somut bir tablo olmasa da, mutluluğun resmi yavaş yavaş beliriyor...

Mutluluk tüm zamanların en önemli gündem maddelerinden biri. Bu nedenle, yüzyıllardır filozoflar, bilim insanları, şairler ve yazarlar, “Nasıl mutlu oluruz” sorusuna yanıt arıyor.

Ünlü şair Nazım Hikmet “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin” diye sorduğunda verecek somut bir yanıt yoktu. Artık var mı diye soracak olursanız, hem var hem yok. Eskisinden daha mutsuz ama mutluluğun tarifini yapmaya eskisinden daha yakın olduğumuzu söyleyebiliriz. Dünyada 1960’ larda başlayan ve 90’ lı yılların sonuna doğru hız kazanan bilimsel çalışmalar mutluluğun resmini netleştiriyor. İnsandan insana, kültürden kültüre, zamandan zamana farklılık gösterecek bir resim bu ama belirli ortak öğeler var. Gelin mutluluğun tanımını ve hayatımıza etkilerini, bu alandaki araştırmalarına Türkiye’ de başlayıp ABD’ deki University of Illinois’ de devam eden Pelin Kesebir’ den öğrenelim.


 
Vs.: Son yıllarda tüm dünyada önem kazanan “Mutluluğun Psikolojisi” tam olarak nedir?

1960’ larda başlayan bu çalışmalar 90’ ların sonunda hız kazandı. “Pozitif Psikoloji” hareketi olarak da bugün olduğumuz yere gelmemizi sağladı. Bu hareketin misyonu psikologları insan ruhuna dair en olumsuz, marazi, aşağı halleri araştırmanın, onlara derman aramanın ötesine geçirmek ve biraz da insanı insan yapan en güzel, en yüce nitelikleri bilimsel olarak araştırmaya teşvik etmekti. Mutluluğun psikolojisi de böyle bir anlayışla uyumlu şekilde insanları mutlu eden şeyler nelerdir, bunların ne kadarı insanın içinde yatan, üzerinde hakimiyeti olan şeyler, ne kadarı değil gibi sorularla ilgileniyor. Çok daha önemli bir nokta da yakın zamanda mutluluğun yalnızca sebeplerinin değil sonuçlarının araştırma konusu olmaya başlamış olması.

Vs.: Bu yaklaşımı farklı kılan nedir?

Mutluluk konusunda söylenmedik söz kalmadı gibi. Ancak mutluluk psikolojisinin, pozitif psikolojinin yaklaşımını tüm bunlardan ayıran temel nokta şu: Buna kafa yoran araştırmacılar mutluluğa dair içgörülere ulaşmak için bilimsel yöntemler kullanıyor. Filozoflar, edebiyatçılar ya da kişisel gelişim guruları da çok yerinde gözlemlerde bulunuyorlar ama araştırmaların sonuçlarının bazen desteklendiğini bazen desteklenmediği görüyoruz.

Vs.: Bu yaklaşım “Mutluluk ölçülemez” tarzı görüşlere nasıl bir yanıt veriyor?

Konumuz insan ruhu. Bu yüzden, ışığın hızını ya da yerçekimini ölçer gibi ölçmek imkansız ama insanların ne derece mutlu olduklarına dair geçerli, anlamlı bir şeyler söyleyebilmek mümkün. Araştırmacılar her şeyden önce bir insanın ne kadar mutlu olduğunu en iyi değerlendirebilecek kişinin yine insanın kendisinin olacağına inanıyor. Mutluluk düzeyini doğrudan o insanın yanıtlarına dayanarak belirliyorlar. Bu tarz öznel bir ölçütün kullanılması çok akla yatkın, çok da demokratik ayrıca. Bunun yanı sıra araştırmacıların mutluluğu ölçme çabalarının beyhude olmadığını teyit eden bir dizi kanıt da mevcut. Örneğin, mutluluk ölçeklerine verilen cevaplar birçok insan davranışını öngörebiliyor. Hal böyleyken hala “mutluluk bilimin konusu olabilecek, sayıya vurulacak bir mefhum değildir” demek pek gerçekçi ya da savunulacak bir tavır değil.


 
Vs.: Bu yöntemle “mutluluğun resmini çizmek” ne kadar mümkün?

Mutluluk çok komplike, girift bir konu, ama öte yandan yavaş yavaş resmi çiziliyor. İnsandan insana, kültürden kültüre, zamandan zamana farklılık gösterecek bir resim bu ama resmi tanınmaz kılacak derecede değil. Belirli öğeler her daim orada, yerli yerinde duruyor.

Vs.: Bu şekilde insanlara kolayca mutluluk tarifi vermek mümkün mü?

Mutluluğun sihirli bir formülü, herkesi yüzde 100 tatmin edecek tam bir tarifi mümkün olmasa da bu tarifin içinde nelerin olacağı ana hatlarıyla belli. Mutluluk için biyolojik ve genetik yatkınlık belirleyicidir. Başkalarıyla kurulacak sağlıklı, sıcak ilişkiler de… Yemeğin diğer malzemeleri de önemlidir ama temel malzemeler kadar tadı etkilemez.

Vs.: İnsanları mutlu ya da mutsuz eden şeyleri tam olarak belirlemek mümkün mü?

Mutluluk araştırmacılarının yapmaya çalıştığı şey tam da bu aslında. İnsanları mutlu ve mutsuz kılan faktörleri bilimsel metot yardımıyla deşifre edip bu keşiflerin insanlığın yararına kullanılmasını sağlamaya çalışmak. İnsan ruhu dünyanın belki en karmaşık, en gizemli yapısı. O yüzden kolay bir iş değil bu. Ancak insanları genel olarak nelerin mutlu, nelerin mutsuz ettiğine ilişkin geçerli ve faydalı bilgilere ulaşılabilir ve zaten ulaşılıyor da.

Vs.: İnsanlar en çok nelerden etkileniyor?

Mutluluğumuzun yüzde 50’ sini genetik faktörler belirler. Yüzde 10’ u hayat şartları tarafından şekillenir. Kalan yüzde 40 ise mutluluğumuzun elimizde olan, davranışlarımızla, bilinçli hareketlerimizle şekillenen kısmı. Bu tarz formüller harfi harfine hakikati yansıtıyor diyemeyiz ama bilimsel alanda kabul gören anlayışı yansıtması bakımından önemli.

Vs.: Genetik faktörlerin rolü nedir?

Bunun etkisi oldukça önemli. Çünkü, genetik aktarım yoluyla ebeveynlerden çocuklara geçen bazı kişilik özellikleri o kişinin mutluluk kapasitesini çarpıcı oranda etkiliyor. İki ayrı kişilik özelliği mutluluğu belirlemede ön plana çıkıyor: Dışadönüklük ve nevrotizm. Altında yatan sebepler henüz çok net olmasa da şu biliniyor ki, dışadönük insanlar olumlu duyguları yaşamaya ve mutluluğa daha yatkın oluyor. Nevrotizm dediğimiz duyguları aşırı uçlarda yaşama haliyse tam tersine olumsuz duygularla ve mutsuzlukla alakalı. Bunların dışında özgüven ya da iyimserlik gibi başka kişilik özellikleri de mutluluğu olumlu yönde etkiliyor.


 
Vs.: İnsan ilişkileri bu süreci nasıl etkiliyor?

Mutluluğumuzu belki de en fazla etkileyen şey başkalarıyla olan ilişkilerimiz. Bu yüzden eş, çocuk, arkadaş gibi faktörler çok önemli. Çok mutlu insanların genel özelliklerini inceleyen bir araştırma “En mutlu insan” grubundaki herkesin mükemmel sosyal ilişkileri olduğunu gösterdi. Bir başka araştırma ise insanların neredeyse her şeye alıştığını ama kişiler arası gerginlik ve kavgaya alışamadığını gösteriyor. Yani sağlıklı, sıcak, insani ilişkilerin mutluluğumuza etkisi her şeyin ötesinde.

Vs.: Evlilik önemli bir etki yaratıyor mu?

Evlilik ve çocuk konusunda da ilginç bulgular var. Mutlu evliliği olan insanlar bekarlara göre ortalamada gerçekten daha mutlu. Bekarlar da net bir şekilde mutsuz bir evliliği olanlardan daha mutlu. Yani evlilik, kalitesine bağlı olarak, sizi sefil de edebilir mutlu da.

Vs.: İnsanlar en çok nerede, kiminle hangi durumda kendini mutlu hisseder?

İnsanlar en çok sevdikleriyle; arkadaşları, akrabaları ve çocuklara beraberken olumlu duygular hissediyor. İnsanlar yalnızken, patronları, iş arkadaşları ya da müşterileri ile birlikteyken ise duygu düzeyleri daha olumsuz oluyor. Hangi aktivitelerin en çok mutluluk verdiğine gelince, eş veya sevgiliyle geçirilen yakın anlar listenin başında yer alıyor. Başka insanlarla zaman geçirmek, yemek yemek de yine olumlu duyguların yüksek gözüktüğü aktiviteler. Aynı çalışmaya göre en neşesiz gözüken şeyler de arabayla işe gidip gelmek, çalışmak ve ev işi yapmak.

Vs.: Ülkeler arası mutluluk sıralaması nasıl?

Bu sıralamalar sıklıkla yapılıyor. Farklı araştırmalarda farklı örneklem grupları kullanıldığı ve farklı kriterlere ağırlık verildiği için sıralamalar değişebiliyor. Ancak ilk sıralarda yer alan ülkeler genelde bellidir. Danimarka, İsviçre, İzlanda, Avusturya, Finlandiya genelde her araştırmada ilk onda yer alan ülkeler arasında yer alıyor.


 
Vs.: Peki ülkelerin mutlulukları neye göre şekilleniyor?

Ülkelerin mutluluk düzeyleri öncelikle ekonomik duruma göre şekilleniyor. Örneğin, Sierra Leone, Nijer ve Etiyopya gibi fakir, geri kalmış üçüncü dünya ülkeleri aynı zamanda dünyanın en mutsuz ülkeleri. Bunun dışında köklü demokratik yönetimler, kadın-erkek eşitliği, insan haklarına saygı gibi faktörler de bir ülkenin mutluluğunu sürekli olumlu yönde etkiliyor. İlginç bir başka bulgu da yaygın yolsuzluk olaylarının ve bireyler arası güvensizliğin ülkeleri mutsuz ettiği gerçeği. Türkiye maalesef insanların yakınlarına değil ama genel olarak çevreye karşı çok güvensiz olduğu bir ülke. Bunun çok ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ve her açıdan bize çok pahalıya patladığını düşünüyorum.

Vs.: Kültür bu aşamada ne kadar etkili?

Her ülkenin ideal mutluluk düzeyi birbirinden farklı. Sosyo-ekonomik göstergelerin dışında kültürel normlar da ülkelerin mutluluk düzeylerini büyük oranda şekillendiriyor. Örneğin, Budizm felsefesiyle şekillenmiş toplumlar daha önce bahsettiğim gibi mutluluğu daha dingin bir ruh hali olarak yaşıyor. Çin ve Tayland gibi ülkelerde ise insanlar olumlu duygulara Batı insanı kadar olumlu, olumsuz duygulara da Batı insanı kadar olumsuz bakmıyor. Zaten araştırmalar da ülkelerdeki ideal mutluluk düzeyi ile o ülkenin gerçek mutluluk düzeyi arasında güçlü bir korelasyon olduğunu gösteriyor.


 
Vs.: Mutluluk psikolojisine ilişkin bilgiler hangi alanlarda kullanılıyor?

En son Bhutan Kralı, tebaasının mutluluğunu her şeyin üstünde tuttuğunu ve bu yüzden ülkesinin gelişimini gayrisafi milli hasılaya göre değil, gayrisafi milli mutluluğa dayandıracağını söylemişti. Bugünlerde birçok akademisyen Bhutan Kralı’ nın davranışını çok yerinde buluyor. Nasıl gayrisafi milli hasıla, işsizlik, enflasyon gibi ekonomik göstergeler yakından takip ediliyorsa; bireylerin mutluluk düzeylerinin de aynı şekilde düzenli olarak ölçülmesi ve siyasi adımları biçimlendirmede rol sahibi olması gerektiğini öne sürüyorlar. Elbette ekonomik göstergeler yadsınamaz ama siyasetin nihai amacının halkın mutluluğu ve refahı olduğunu düşünürsek nüfus sayımlarına “Hayatınızdan ne kadar memnunsunuz?”, “Ne kadar mutlusunuz?” gibi birkaç soru katmak gerekiyor.

Çikolatalı mutluluk
“Yediklerimiz, içtiklerimiz organizma üzerinde biyokimyasal etkiler yaratıyor. Bu da o anki ruh halimizi oldukça etkiliyor. Bu nedenle, çikolatanın da mutluluk verdiği doğru. Bilimadamları da bunu değişik şekillerde açıklıyor. Örneğin, çikolata beyne antidepresan etkisi bulunan serotonin salgıladığı için bunun insanları mutlu ettiğini belirtiyorlar. Kısa vadede bize haz veren bir içecek ya da yiyecek uzun vadede doğrudan ya da dolaylı olarak mutsuzluğumuza da sebep olabilir. Bu değişkendir. Vücudumuzdaki birçok sistem iç içe olduğundan genel bir kural olarak sağlıklı besinlerin insanları daha mutlu kılacağı yönünde güçlü veriler var.”

Türkiye mutsuzlar arasında
“Türkiye mutluluk sıralamasında en son sıralarda olmasa da maalesef sürekli dünya ortalamasının oldukça altında yer alıyor. Örneğin son olarak Leicester Üniversitesi’ ndeki bir araştırmada Türkiye 178 ülke arasında 133’ üncü olmuştu. Başka bir araştırmada 79 ülke arasında 50’ inci olabilmişti. 1995-2005 yılları arasında toplanmış mutluluk verilerini bir araya getiren bir sosyolog da Türklerin mutluluk ortalamasını 10 üzerinden 5,3 olarak belirtmişti. 91 ülkede yapılan bu araştırmada Danimarka 8,2 ile birinci, Tanzanya 3,2 ile sonuncuydu. Bunlar bizim açımızdan çok endişe verici ve üzerinde düşünülmesi gereken rakamlar.”


 

Kadınlar daha mutlu
“Mutluluk aptallara mahsus şeklinde genel bir kanının var ama bunu destekleyen net bir bulgu yok henüz. Ama kimi araştırmalar zekanın etkisi çok sınırlı da olsa mutluluğu olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Cinsiyet konusunda da, kadınların mutluluk ortalamasının erkeklerden biraz daha fazla olduğunu araştırmalardan biliyoruz. Cinsiyetin mutluluk üzerindeki en ilginç etkisi kadınların duyguları erkeklere oranla çok daha yoğun yaşaması. Yani olumlu duyguları da, olumsuz duyguları da kadınlar erkeklere oranla daha sık ve yoğun bir şekilde yaşıyor.”

Pratik mutluluk sırları
“Uzun süredir yapmak istediğiniz bir işi bitirmek insanı beklentilerin çok ötesinde mutlu ediyor. Acil bir durumda çok fazla işe yarayabiliyor. Tanıdığınız ya da tanımadığınız birilerine iyilik yapmanın da insana verdiği mutluluğu küçümsememek gerek. Bu da çok etkili bir çözüm. Sevdiğiniz bir müziği dinlemek veya egzersiz yapmak da olumlu duyguları anında artıran eylemler. Gelecekte yapmak istediğiniz eğlenceli şeylerle ilgili planlar yapmak da moralinize bir anda iyi gelebilir. Çıkacağınız bir geziyi planlamak ya da görmek istediğiniz bir oyuna bilet almak gibi… Şükran ve minnettarlık da mutlulukla ilgili kavramlar. Kendinizi kötü hissettiğiniz anda durun ve hayatınızda şükran duyduğunuz beş şeyi düşünün ama bunu inanarak ve gerçekten düşünerek yapın.”