![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
Enerjiyi verimli kullanamıyoruz. Türkiye’ de herhangi bir ürün ya da hizmet için, OECD ülkelerine oranla iki kat fazla enerji tüketiliyor. Oysa yapılacak yüzde 15’ lik tasarruf, yılda 16,5 milyar Dolar kazanmamızı sağlayabilir. Üstelik bunu uygulanacak çok basit önlemlerle gerçekleştirmek mümkün. Dünya nüfusu artıyor, artan nüfusun artan ve çeşitlenen ihtiyaçlarını karşılamak için giderek daha fazla üretim yapmak gerekiyor. Her geçen gün yeni tesisler, fabrikalar kuruluyor. Üretim aynı zamanda gelişimin anahtarı… Türkiye gibi gelişmekte olan, genç nüfusu yüksek ülkelerin mutlaka daha fazla üretmesi gerekiyor. Daha fazla enerjiye gereksinim var. Ne yazık ki, enerji kaynakları üretime paralel olarak artmıyor. Acı bir gerçekle karşı karşıyayız: Açılan onlarca fabrika enerji sıkıntısı nedeniyle üretimi durdurma zorunluluğuyla karşı karşıya. Bu senaryo uygarlığın sonu, açlık tehlikesi için çalan ziller anlamına geliyor. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İhtiyaç sonsuz, kaynaklar sınırlı Alternatif enerji kaynakları konusunda çalışmalar büyük bir hızla sürüyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam üretimde ve tüketimde payının artması, enerji alanında fosil yakıtlara bağımlılığın azalması anlamına geliyor. Ucuz, bol ve yenilenebilir oldukları için toplam enerji maliyetlerinde de azalma sağlanabiliyor. Ancak yüksek maliyetleri ve teknik olanaksızlıklar nedeniyle kısa vadede bu kaynakları verimli bir şekilde kullanmak olası görünmüyor.
Üstelik Türkiye enerji ithal eden bir ülke. Enerji Bakanlığı’ nın verilerine göre yüzde 70 seviyesine ulaşan enerji ithalatı, 40 milyar Dolar cari açığın 32 milyar Dolar’ ını oluşturuyor. Aynı enerjiyle daha çok işi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bugün herkes tarafından kabul edilen bir gerçek var: En az maliyetli enerji, verimli kullanım sonucu tasarruf edilen enerjidir. Enerji verimliliğinin artırılması, ek yeni enerji kaynaklarının devreye sokulması için yapılacak yatırımlardan daha ekonomiktir. Batının iki katı harcıyoruz Araştırmalar, 110 gelişmekte olan ülkenin 84’ ünde bulunan üretim merkezlerinde genellikle çok enerji harcadığını gösteriyor. Pakistan-Hindistan, Doğu Almanya-Batı Almanya’ dan örnek verilecek olursa; standart bir Hintli, komşusu Pakistanlı’ dan fazla enerji tüketiyor ama geliri onunkinin yarısı. Birleşmelerinden önce tipik bir Doğu Alman, Batı Alman’ dan yüzde 41 daha fazla enerji tüketirken Batı Almanya, Doğu Almanya’ dan iki kat daha zengindi.
Yıllık kazanç 16,5 milyar Dolar Üstelik bunu basit önlemlerle gerçekleştirmek mümkün. Örneğin 1970’ li yıllardaki petrol krizi sonrası verimlilik konusunda çalışmalara başlayan OECD ülkeleri, 0,48 olan enerji yoğunluğunu 2002 yılında 0,18’ e düşürmüş. En çok sanayi harcıyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye’ de enerji tüketiminin yüzde 40’ ını sanayi gerçekleştiriyor. Bu açıdan sanayide alınacak önlemler hayati önem taşıyor. Almanya’ daki uygulamalar, atılması gereken altı adımın şunlar olduğunu gösteriyor:
Akıllı konutlar tasarruf sağlıyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vestel’
den tasarruf tedbirleri |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||