![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
atletizme adanmış bir hayat
Olimpiyat konusunda dünya çapında bir uzman olan Koryürek, 1960 Roma, 1972 Münih, 1976 Montreal, 1988 Seul, 1992 Barcelona, 1996 Atlanta, 2000 Sdney ve 2004 Atina olmak üzere sekiz olimpiyatı gazeteci olarak yerinde izledi ve yorumladı. Pekin’de de gözeler onu aradı. Pekin Olimpiyatları heyecanlı yarışlarıyla, kırılan rekorlarıyla geride kaldı. Ancak bu yıl olimpiyatlar bizim açımızdan biraz buruk geçti. Çünkü tüm Türkiye’ye atletizmi sevdiren Cüneyt Koryürek bu kez aramızda yoktu. Yarışları, yarışanları onun engin bilgisiyle takip etme şansımız yoktu... Dünya atletizmi ve olimpiyatlar konusunda çok derin bir uzmanlığı bulunan Koryürek, yenilikleri ve gelişmeleri yakından izler, hiçbir sosyal aktiviteyi kaçırmazdı. Sahip olduğu olumlu nitelikler arasında belki de en önemlisi, bilgiyi kendisine saklamayıp, çevresinde konuyla ilgisi olan herkesle paylaşmasıydı. Bu yönüyle özellikle gençlere hararetle bilgi aktarır, onları yönlendirir ve kendilerini geliştirmeleri konusunda teşvik ederdi. Yer aldığı her projede, gazete yazılarında, katıldığı televizyon programlarında ve sohbetlerinde, engin tecrübesi ve bilgisiyle derin farklılık yaratır, ortaya çıkan işin tadını, kalitesini başkalaştırırdı. Çevresinde olup onu hakkıyla analiz edebilenler ondan çok şey öğrenebilirlerdi. Sözün özü Cüneyt Koryürek “sahici” bir duayendi.
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Büyük duayenin hayatı Cüneyt Koryürek, ömrünü atletizme adamış, atletizm, hakla ilişkiler ve gazetecilik alanında çok önemli bir otorite, bir bilge, adab-ı muaşeret kurallarını harfiyen uygulayan centilmen bir beyefendiydi. Bu tanımlar yalnızca bize değil onu tanıyan, onunla kısa süre de olsa çalışmış olan herkese ait... Türkiye’ye atletizmi sevdiren spor yazarlığı kavramının öncüsü olan Koryürek, yenilikçi ruhuyla çevresindekileri motive eden, daima yeni ufuklar açılması için teşvik eden, bilgisini, deneyimlerini ve sevgisini ölçüsüz şekilde paylaşmaktan büyük zevk alan bir insandı.
Cüneyt Koryürek, 1931’de Ankara’da doğdu. 1950’de Ankara kolejinden, 1956’da ise Kaliforniya-Fresno State College’dan mezun oldu. Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Yakın çağlar tarihi okudu. ABD’de eğitim alırken aynı anda atletizm sporu yaptı ve okulunun atletizm takımı menajerliğini yürüttü, kendisini bu yönde eğitip uzmanlaştı. Atletizm alanında özellikle 100 metre yarışlarında dünyanın önde gelen uzmanlarından biri olan Koryürek, 1950’de genç bir sprinter atletken Türkiye’nin ilk atletizm dergisi olan “Amatör Atlet”i çıkarmaya başladı. Yaşı küçük olduğu için dergiyi babası Enis Koryürek adına yayınladı. 1952’de arkadaşları Naili Moran ve Akın Altıok’la birlikte Türkiye’nin ilk atletizm ihtisas kulübü olan ve logosunu kendisinin tasarladığı Ankara Amatör Atletizm kulübünü kurdu. “Dünya Atletizm İstatistikçileri Derneği’ne de kabul edilen en genç üye oldu.
Çalışma hayatına 1960 Roma Olimpiyatları ve 1960 ABD seçimleri ile serbest muhabir ve basın danışmanı olarak başlayan Koryürek, 1961-62 yılları arasında Turkish Daily News gazetesinde yazı işleri müdürü olarak görev yaptı. Daha sonra Ankara’da Halkla İlişkiler alanında Türkiye’nin ilk resmi şirketi olan Delta Ajans’ı kurdu. 1969-73 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin beşinci cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın fahri basın danışmanı oldu. Halkla İlişkiler Derneği ve Türkiye Reklamcılar Derneği kurucuları arasında yer aldı. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye’ye atletizm sevgisi aşıladı Koryürek, Atletizm Federasyonu’nda 1961-62 yılları arasında gönüllü olarak genel sekreterlik, 1971-73 yılları arasında asbaşkanlık ve 1984-86 yılları arasında da başkanlık yaptı. Koryürek’in Türkiye’de çalıştırdığı bazı atletler Türkiye ve balkan rekorları kırdı. Her zaman yetenekli ve gelecek vadeden atletlere sponsor bulabilmek için yoğun çaba gösteren Koryürek, zaman zaman iş dünyasından arkadaşları aracılığıyla güvendiği atletlerin yurt dışında hazırlık kamplarına ve yarışmalara katılmalarına, eğitimlerine olanak sağladı ve destek oldu.
Koryürek, dünyada ve Türkiye’de atletizm çalışmalarını ve atletleri yakından izlerdi. En başta hayranı olduğu ABD’li atlet Jesse Owens olmak üzere dünyanın önde gelen sprinterların tüm derecelerini, koştukları tarih ve yerleri bilir, arşivine kaydeder ve onlarla birebir iletişim kurardı. Zaten atletizm sevgisi de Owens sayesinde başlamıştı. Şöyle anlatır: “Atletizmi tanımam Jesse Owens ile başladı desem hiç de yanlış sayılmaz. Birçoğunuz hatırlayacaksınız 1936 Berlin Olimpiyadları’ndan sonra, o zamanın parası ile 100 paraya satılan çikolatalar içinden bu oyunlara ait resimler çıkardı. Şimdiki çocukların, türlü futbol takımlarına mensup oyuncuların resimlerini topladıkları gibi, ben de bu olimpiyad resimlerini toplardım. Altı yaşındaki sıskacık, yelken kulaklı bu satırların yazarının kahramanı ise, tabiatıyla, Jesse Owens’dı”. 1983-2005 yılları arasında gerçekleşen bütün Dünya Atletizm Şampiyonaları’nı, Golden League’leri ve Grand Prix’leri engin istatistik bilgisi ve ilginç anekdotlarıyla televizyonda ve gazetelerde yorumlayarak Türkiye’ye genel olarak spor özel olarak da atletizm sevgisi aşıladı. 1983’te Kıtalararası Avrasya Maratonu’nu, atletizm sevgisini ve tutkusunu paylaştığı arkadaşları Hıncal Uluç, Oktay Kurtböke ve Abdülkadir Yücelman’ın katkılarıyla 12 bin yarışmacının buluştuğu uluslararası bir organizasyon haline getirdi. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ayaklı olimpiyat ansiklopedisiydi
Olimpiyat konusunda dünya çapında bir uzman olan Koryürek, 1960 Roma, 1972 Münih, 1976 Montreal, 1988 Seul, 1992 Barcelona, 1996 Atlanta, 2000 Sydney ve 2004 Atina olmak üzere sekiz olimpiyatta gazeteci olarak yerinde görev yaptı. Olimpiyatlar ve olimpiyatlarda Türkler konularında üç kitabı yayınlandı. TRT için 1976, 1988 ve 2000 yıllarında “Olimpiyadlar” başlıklı üç belgesel dizi hazırladı. Türk olimpiyat şampiyonlarını gerçekleştirdiği özel organizasyonlarda bir araya getirerek onurlandırmayı hiç unutmadı. Koryürek, Cumhuriyet, Hürriyet, Radikal, Sabah, Vatan ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde yazılar yazdı. Türkiye Cumhuriyeti ve Amerika tarihi, 2. Dünya Savaşı, Türkçenin doğru kullanımı, liderlik ve Atatürk’ün hayatı onun tutkuyla okuyup araştırdığı, gazete ve dergilerde kaleme aldığı diğer konular arasındaydı. “Olimpiyadlar” , “Lider ve Liderlik”, “Harf İnkılabı”, ve “Çömez” Koryürek’in yayınlanın kitaplarıydı. Amerikan Atletizm Yazarları Derneği, Uluslararası Olimpiyat Tarihçiler Birliği ve Dünya Atletizm İstatistikçiler Birliği üyelikleri de bulunan Koryürek, 19 Ocak 2008’de Harbiye’de geçirdiği bir trafik kazasında hayata gözlerini yumdu.
Hamallar Ford’u kaçırdıYasal düzenlemeler yapılsa da yabancı sermayeye bakışı değiştirmek o kadar kolay değildi. Cumhuriyetin otomotiv sektöründeki ilk yatırımını Ford gerçekleştirdi. İstanbul’da bir montaj tesisi kurulacak, üretilecek otomobil, kamyon ve traktörler Rusya’ya ihraç edilecekti. Fabrika 1929’da faaliyete başladı. Ancak yabancıların ekmeklerini ellerinden alacağını düşünen gümrük hamallarının parça sandıklarını denize atması Ford’un yatırımlarının sonunu getirdi. Fabrikanın üretimi 1934’te tamamen durdu. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Koryürek’in ilkleri
Cüney Koryürek; kendi derlediği “Olimpiyadlar” kitabının sonsözünde; kelimenin neden “d” ile bitmesi gerektiğine vurgu yapıyor: “Okurlar, “Olimpiyad” kelimesini (d) ile kullandığıma dikkat etmiş olabilirler. Kelimenin aslı dünyanın her dilinde (d) ile biter, bizde ise yanlış bir davranışla “Olimpiyat” olarak kullanılmaktadır. Sadece, tescil edilmiş isimlerde, kelime Olimpiyat olarak yazılmıştır.” Vestel’den Cüneyt Koryürek ödülleriVestel, Türkiye’de adı olimpiyatlarla özdeşleşmiş Cüneyt Koryürek’in anısına her yıl 2 atlete ödül verecek. "Cüneyt Koryürek Yılın Atleti Ödülleri" adıyla gerçekleştirilecek ve geniş katılımlı bir jürinin seçeceği bir kadın ve bir erkek atlet, Vestel tarafından ödüllendirilecek. Vestel, Cüneyt Koryürek adına düzenlediği ödülün yanı sıra Barlas Hünalp ve Saliha Ulaşoğlu tarafından yayıma hazırlanan "Cüneyt Ağabey’in 100 Metre’si" isimli kitaba da destek verdi. Kaynak: Cüneyt Ağabeyin 100 Metresi, Maviağaç Yayıncılık, İstanbul, 2008 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||