Viral Marketing
Green Marketing





Sevdiğimiz videoları, oyunları internet üzerinden birçok kişiyle paylaşıyoruz. Bu yolla bilerek ya da bilmeyerek internet kullanıcıları olarak her gün birçok şirketin pazarlamasını yapıyoruz. Bu yönteme viral pazarlama adı veriliyor. Viral pazarlama, adından da anlaşılacağı gibi, büyük bir hızla yayılıyor.

Birtakım söylentiler vardır. Kulaktan kulağa ışık hızıyla yayılır. Örneğin bir zamanlar 10 liraların arkasındaki Atatürk portrelerinin bir kısmında Atatürk'ün gözyaşları olduğu söylentisi çıkmıştı. Bunları bankaya götürürseniz, size çok para veriyorlardı! İnsanlar ellerinde paralarla bankaların yolunu tutmuştu… Garanti Bankası da dört yapraklı yonca getirene para veriyordu!

Devir değişti. İnternetle tanıştık. Ve şimdi bu söylentiler internet sayesinde çok daha hızlı bir şekilde yayılıyor. İnternet denizine attığınız herhangi bir bilgi kırıntısı, çok kısa sürede dünyanın dört bir yanına doğru yol almaya başlıyor, milyonlarca insana ulaşıyor.

İşte internetin bu özelliği, yepyeni bir pazarlama yönteminin virüs gibi hızla yayılmasına yol açıyor. Bu yönteme "Viral Pazarlama", ya da Türkçe'deki karşılığıyla virüslü pazarlama adı veriliyor.



 
Mesajınız dünyayı dolaşıyor

Viral pazarlama, "Geleneksel olmayan kanallarda, kullanıcıların birbirleriyle etkileşimini yayılma platformu olarak kullanan pazarlama fikirleri" olarak tanımlanıyor. Dikkati tıpkı bir virüsün ani, etkili yayılması gibi belirli bir markaya, ürüne, kampanyaya, slogana çekmeye çalışıyor. Viral pazarlama için en uygun yayılma ortamı ise hiç şüphesiz, bir milyarı aşan kullanıcı sayısıyla vazgeçilmez bir iletişim aracı haline gelen internet.

Aslında viral pazarlama için ağızdan ağza pazarlamanın internete taşınmış hali denebilir. Tabii çok daha hızlısı, çok daha etkilisi.

Dünyaca ünlü pazarlama gurusu Seth Godin ikisi arasındaki farkı şöyle anlatıyor: Ağızdan ağza pazarlamada tüketici kullandığı iyi ya da kötü bir ürünü veya servisi 5–10 kişiye anlatır ve konu orada kapanır. Viral pazarlamada ise ben yine bir ürünü ya da servisi 5–10 arkadaşıma anlatırım. Ancak iş burada bitmez. Onlar da 5–10 arkadaşlarına anlatır ve böylece bu fikir büyüyerek hayal bile edemeyeceğiniz pazarlara ulaşır.

Kim oyuna hayır der ki

Viral pazarlamanın belirli bir türü yok. Videolar, etkileşimli oyunlar, markaların reklamlarını taşıyan oyunlar, örnek yazılımlar, resimler ve hatta yazılı mesajlar birer viral pazarlama şekli olabilir.

Örneğin markanızın karakterine uygun olarak hedef kitlenizin ilgisini çekecek ücretsiz bir e-kitap yayınlarsanız, kişiler konuya ilgisi olan başka kişilere bu e-kitabı çekinmeden yollayacaklardır. İnternet ortamında ücretsiz hizmetler çok çabuk bir şekilde yayılır. Viral pazarlama burada devreye girer. Bu da sizin marka web sitenizin, dolayısıyla da markanızın, reklamının yapılmasına yardımcı olacaktır.



 
En etkilisi sosyal ağlar

Viral pazarlama için mutlaka ücretsiz bir ürün/hizmet olması gerekmez. Eğer web siteniz veya yarattığınız uygulama yaratıcı ve kullanıcı dostu bir tasarıma ve aynı zamanda ziyaretçilerin ilgisini çekecek bir içeriğe sahipse, (yarışmalar, oyunlar, vb.) internet kullanıcıları bunu pek çok kişiyle paylaşacağından, markanız adeta bir virüs gibi yayılacaktır.

Bütün bunları kendi internet sitenizden yapmanıza gerek yok. Hatta araştırmalara göre yapmasanız daha iyi. Çünkü bu tür reklamların etkisi, inanılırlığı sınırlı. Bu nedenle firmalar blogları, Youtube ve Facebook gibi siteleri de birer reklam aracı olarak kullanıyor. Bu ağlar, yüzlerce, milyonlarca bireylerden oluşurken bilginin bol miktarda üretilmesinde ve bireylerden inşa edilen modellerin yaratılmasında büyük rol oynuyor. Üstelik ürünün reklamlarını bu sitelerde gören kullanıcılar ürünü satın almaya daha istekli oluyor.

Hotmail'in başarı formülü

Bilinen en eski, etkili viral pazarlama örneği Moonhunh (tavuk avı) oyunu bir Alman firması tarafından Johnnie Walker viskilerinin yemek sektöründe tanınması için tasarlanmıştır.

Viral pazarlama denince akla gelen ilk örneklerden biri de Hotmail. 1996 yılında Hotmail aracılığıyla gönderilen her mailin altına "ücretsiz e-mail adresinize sahip olun: www.hotmail.com" mesajını ekleyince 500 bin olan kullanıcı sayıları bir yıl içinde 12 milyonu aşmıştı.

Hemen ardından 1999 yılında Blair Witch Project (Blair Cadısı) de ülkemizde ve dünyada unutulmayacak bir başarıya imza attı. Film 60 bin Dolar'lık bir yatırımla 240 milyon Dolar'a yakın bir gelir elde etti. Film yapımcılarının yaptığı tek bir şey vardı: Filmin reklamını internette, e-mail yoluyla, forumlarda yapmak. Napster, Youtube, Spreadshirt'ün başarısı için de söylenecek başka bir şey yok. Bütün bunlar kendi alanlarında başarıyla yaratılmış, hayata geçirilmiş virüslü pazarlama örnekleri.



 
Hayalet sevgilim efsanesi

Türkiye'de bu alanda yapılmış çok fazla çalışmaya rastlamıyoruz. Yine de başarılı örnekler yok değil. Örneğin Gillette firmasının jiletgibi.com sitesine girerek ekrandaki kadınların elbiselerini uygun şekilde çıkaranlar, Gillette ürünleri kazandı. Oyunu beğenenler de arkadaşlarına "forward" edip, siteye girmelerini sağladı

Öykü ve Berk Gürman kardeşlerin YouTube sitesine ekledikleri "Evlerinin Önü Boyalı Direk" şarkısı da bir anda internet kullanıcıları arasında popülerlik kazandı ve milyonlarca kişi tarafından dinlendi. Kısa sürede şöhreti yakalayan ikili bir anlamda başarılı bir viral pazarlama çalışması gerçekleştirdi.

Bir başka örnek de İrem Yağcı'nın "Hayal Et Sevgilim" şarkısı… 2005 ortalarında internette dolaşmaya başlayan şarkının bir sevgilinin ölümünün ardından yazıldığı iddiaları şarkının herkes tarafından bilinmesini sağladı. Ardından İrem Yağcı'nın albümü müzik marketlerdeki yerini aldı. Bu sonuncusunun bilinçli bir kampanya olup olmadığı kesin değil ancak sonuçları itibariyle başarılı bir viral pazarlama çalışması olduğu mutlak...



 
Etkisi katlanarak artıyor

Viral pazarlamanın yararlarından bazıları şöyle sıralanabilir:

  • Diğer insanlara bilgi transferini kolaylaştırır
  • Kolayca küçükten büyüğe doğru yükselir.
  • Ortak motivasyon ve davranışları ortaya çıkarır.
  • Var olan iletişim ağlarını kullanır.
  • Başkalarının kaynaklarını kullanır.
  • İyi bir viral pazarlama etkisini ilk bir hafta içinde gösterir. Ve etkisini artırarak yayılır.

Yaratıcı olmalısınız

Bu nedenlerden dolayı birçok firma viral pazarlama trenini kaçırmamak amacıyla kampanyalar başlatıyor. Ancak kimileri hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor. Çünkü viral pazarlamanın bu olumlu etkilerini görebilmeniz için birtakım temel kurallara dikkat etmeniz gerekiyor:

  • Daha özel, daha yaratıcı ve daha çekici olmalı. İnsanların ilgisini çok çabuk çekebilmeli.
  • Tekrar veya kopya olmamalı. İnsanlara ben yapabilirdim diye düşündürmeli.
  • Hızla tüketilebilmeli ve çok karmaşık olmamalı. Kolayca yayılabilmesi için ilginç ama anlaşılması kolay olmalı.
  • İnsanları paylaşmaya itmeli ve ilk fark edenlere ayrıcalık kazandırmalı.

Viral pazarlama kampanyası içinde, paylaşılan web sitesi, uygulama veya video benzersiz değilse ya da var olan sorunu çözerek kesin bir değer yaratmıyorsa, hiçbir zaman viral olmayacaktır. Eğer mesaj hedef kitleyi etkilemiyor ve anlamlı bir harekete çağrı unsurunu kapsamıyorsa zaman ve para kaybı olacaktır.



 
Yedi günün kaldı

İnteraktif pazarlama danışmanı New Media Maze, Ring 2 adlı sinema filminin DVD tanıtımı için viral marketing kampanyası başlattı. Filmdeki sahnelerden alıntı yapılarak düzenlenen bu kampanya tüm zamanların en korkutucu uygulaması olarak adından bolca söz ettiriyor.

Kampanyanın ana teması şu: Eğer kaseti izlersen telefonun çalar ve yaşamak için yedi gününün kaldığı söylenir. Peki, ama hangi kaset? Kampanya tanıtımı için tasarlanmış olan www.7daysleft.com adlı siteye giriyorsunuz. Korkutmak istediğiniz arkadaşlarınızın e-mail adreslerini ve cep telefonlarını yazıyorsunuz. Sonrasında arkadaşlarınızın e-mail adreslerine tıklamaları ve video dosyasını izlemeleri için bir link gönderiliyor.

Linke tıklayıp, video dosyasını izleyen kişinin cep telefonu çalıyor ve fısıldayan bir ses tonunda "Yedi gün kaldı" deniliyor. Tabii böyle bir olayı yaşayan kişiler hemen diğer arkadaşlarını korkutmak için siteyi ziyaret ediyor.