Trendi Kaçırmayın
Bedava Yaşıyoruz
Küçük Büyüktür





Günümüzde seçenekler arttı, insanlar bireyselleşti. Bu ortamda tüm toplumu etkisi altına alan mega trendlerin yerini küçük, kimi zaman güçlükle fark edilebilen trendler aldı. Dünyayı anlayabilmek için "radarlara yakalanmayan" ancak toplumu derinden etkileyen yönelimleri tespit etmek gerekiyor.

Yakın zamana kadar en popüler kavramlardan biri mega trendlerdi. Günümüzde mega değil, mikrotrendler önem kazandı. Çünkü devir değişti, trendlere bakış da değişti.

Peki, ne değişti? İki şey. Birincisi teknoloji gelişti. Henry Ford, efsanevi Model T otomobilleri ürettiğinde şöyle demişti: Model T otomobilleri dilediğiniz renkte satın alabilirsiniz. Tabii o renk siyah olduğu sürece. Ford'un fabrikasından çıkan tüm otomobiller siyahtı. Çünkü siyah, Model T'lerin paletindeki en hızlı kuruyan boyaydı. Tüm otomobilleri bu renge boyamak Ford'un fiyatları indirmesini sağladı. Günümüzde ise seçenekler çoğaldı. Teknolojiyle birlikte seri üretimin yerini "kişiye özel" ürünler aldı.

Değişen bir şey de insanlar. Hızla bireyselleşiyoruz. Seçimlerimizde ve yaşamımızda eskisine oranla çok daha bireyci ve seçici davranıyoruz. "Tek beden" anlayışı ortadan kalktı. Birbirinden çok farklı eğilimler bir arada, "barış içinde" varlığını sürdürebiliyor.



 

İşte bu yüzden yeni büyük, küçüktür görüşü ağırlık kazanıyor. Artık büyük değişimlerin arkasında küçük kitleler var. Toplumu anlayabilmek için, gelecekte neler olabileceğini öngörebilmek için, "radarlara yakalanmayan", nüfusun yüzde birini etkisi altına alan ancak toplumu derinden etkileyen hareketleri ve yönelimleri tespit etmek gerekiyor. Bill Clinton, Hillary Clinton gibi ABD'nin önde gelen politikacılarına Bill Gates gibi ünlü işadamlarına ve birçok büyük şirkete danışmanlık yapan Mark J. Penn, işte bu yönelimleri araştırmış ve ortaya 75 mikrotrend çıkarmış.

The Washington Post gazetesinin "adının pek fazla kimsenin bilmediği, Washington'ın en önemli adamı" olarak nitelediği, Bill Gates'in "Amerika'nın ve dünyanın tıkır tıkır işlemesine yarayan şeyleri keşfeden olağanüstü etkileyici bir algısı, inanılmaz keskin bir zekası var" diye tanımladığı Penn'in tespit ettiği trendlerin bazıları şunlar:

"Evcil" ebeveynleri: Yalnız yaşayan kadınların artışı gibi demografik, çocuk yapmanın ertelenmesi gibi sosyolojik veriler, kedisinden balığına, köpeğinden kaplumbağasına evlerdeki hayvan miktarını artırıyor. Evlerinde evcil hayvan besleyenlerin oranı çocuklu çiftlerin iki katından fazla. Evcil hayvanlar için diş beyazlatıcıdan tüy parlatıcısına, köpek mücevherlerinden otomobil kedi koltuğuna, devasa bir sektör oluştu. (Bu trend fazlasıyla Amerikan olsa da, fazlasıyla Amerikan metropollerimiz için de geçerli.)

Bekar kadınlar: Erkeklerin ölüm oranı daha yüksek. Gay erkeklerin sayısı lezbiyen kadınlardan fazla. İşte bu nedenle ortalıkta şimdiye kadar hiç bu kadar bekar kadın olmamıştı.

Panter kadınlar: Yaşlı adam-genç kadın çifti artık klişe. Ekonomik ve cinsel özgürlüğün artışı Amerika'da üç kadından birinin kendisinden en az 10 yaş küçük erkeklerle gönül ilişkisi kurmasına neden oldu. Neden olarak yükselen boşanma istatistikleri ve uzayan insan ömrü gösteriliyor. Magazin sayfalarında okuduğumuz haberlere inanacak olursak, Türkiye'deki Küçük Amerika'da da konunun yaygın yaşandığını gösteriyor.



 

Ofis romantizmi: Her şirketin ofis romantizmini engellemeye yönelik politikaları var ancak anlaşılan hiçbiri başarılı olamadı. Amerika'da çalışanların yüzde 60'ı ofisten biriyle aşk yaşıyor. 2003'te bu rakam yüzde 47 dolayındaydı.

Solakların yükselişi: Eskiden 10 kişiden birinin solak olduğu sanılıyordu. Günümüzde ise bu oranın altıda bir olduğu biliniyor. Aslında solakların oranı değişmiyor ancak solaklığını özgürce yaşayanlar artıyor. Bu da toplumdaki bireyselleşmenin göstergesi.

Şehir içi seferileri: 1980'lerde yapılan bir araştırma, insanların işe gitmek için en fazla 45 dakika yolculuğa tahammül edebildiğini söylüyor. Günümüzde ise işe gitmek için 90 dakika normal karşılanıyor. Bu bilgi ne işimize yarayacak demeyin. Otomobil üreticileri daha rahat koltuk üretebilmek için harıl harıl çalışıyor.

Sosyal inekler: Teknoloji meraklılarının, bilgisayar manyaklarının asosyal olduğuna inanılırdı. Facebook, Myspace, MSN, çöpçatan siteleriyle birlikte artık teknoloji meraklıları en sosyal kesimi oluşturuyor.

Motorize anneler: Otomobil üreticilerinin hedef kitlesi erkekler. Reklamlar da erkekleri cezbetmek için yapılıyor. Ancak araştırmalar yeni otomobil alan kadınların oranının erkekleri aştığını gösteriyor. Yani otomotiv devlerinin erkeklerin büyük olsun, lüks olsun taleplerini bir yana bırakarak artık kadınların ihtiyaçlarını göz önüne alması gerekiyor. Kadınların teknoloji harcamaları da erkekleri aşmış durumda. Teknolojik ürünlerin müşterilerinin yüzde 60'ı kadın.

"Dede" babalar: Babalık yaş ortalaması yükseliyor. Boşanmaların artışı, erkeklerin tekrar evlenme konusunda daha hızlı olmaları bu trendi doğuran etkenler. 50 yaşın üzerinde baba olanların oranı 1980'lerde 23'te birdi. Günümüzde ise 18'de bir.



 

Utangaç milyonerler: Yeni milyonerlerin arasında devlet okulundan diploma alanlar, hatta limuzin yerine sıradan bir aile arabası kullananlar oldukça fazla. Bu yeni model milyonerin ne kadar parası olduğunu etrafındakilere göstermesi, caka satması gerekmiyor, zaten lükse de çok para harcamıyorlar. Çünkü servetlerini her an kaybetmekten korkuyorlar. Birlikte ama ayrı: Günümüzde birçok çift iş, eğitim gibi nedenlerle aralarına mesafe koyuyor, ayrı şehirlerde yaşıyor. Bunun yanında aynı evde yaşamayı lüzumsuz bir mahremiyet paylaşımı sayan çiftlerin sayısı da giderek artıyor.

İnternet doktorları: Amerika'da geçen yıl 136 milyon kişi sağlık sorunları konusunda doktora gitmek yerine internetten bilgi aldı. Kendi bedenini dinleyen, teşhisini koyan insanların sayısı giderek artıyor. Maddi durumu yetenler arasında evine ultrason makinesi alan bile var. Reçetesiz ilaçların satışında de patlama söz konusu.

Karakter ön planda: Varlıklı ve eğitimli kesim, oyunu adayların ekonomik yahut stratejik vaatlerine göre değil, bizzat karaktere bakarak veriyor. Sağlık, istihdam politikaları onları pek ilgilendirmiyor.

Mezarda emeklilik: Amerika'da 65 yaş ve üzeri çalışanların sayısı 1980'lerin iki katına çıkarak beş milyona ulaştı. Bu insanların yarısı para kazanabilmek için çalışıyor. Diğer yarısı ise çalışmayı sevdiği için. Tabii yaşam ortalamasının yükselmesi de önemli bir etken.

İnternet aşkları: Tam üç milyon çift internet üzerinden tanışarak evlenmiş. Üstelik bu çiftler sanılanın aksine hayatlarından ve evliliklerinden oldukça memnun. Yüzde 72'si çok mutlu bir evliliği olduğunu söylüyor. Evden çalışanlar: Evlerini ofis olarak kullananların sayısı 1990'a göre yüzde 23 artış göstererek 4,2 milyona çıktı.

Oyuncu yetişkinler: Video oyunlarının klasik müşterisi kim sizce? "Çocuklar" yanıtını verdiyseniz yanıldınız. Araştırmalara göre video oyunlarına meraklı kitlenin yaş ortalaması 33. Üstelik önemli bir kısmı da kadın. Oyun meraklısı yetişkin kadınların sayısı çocuklardan daha fazla.



 

Bilgi açlığı: Çok satan kitapların kalınlığı ortalama olarak 100 sayfa arttı. İnsanların internet sitelerinden beklentileri de değişti. Artık çabuk özümsenecek az ve öz bilginin yerine derinliğine, kapsamlı bilgiler bulmak istiyor insanlar.

Dövmeciler artıyor: Son üç yılda vücutlarının görünür bir yerinde dövmesi olanların sayısı 20 milyondan 30 milyona çıktı. Şirketlerin ofis romantizmi konusundaki politikaları gibi dövme konusundaki engelleyici politikaları da bir işe yaramamış görünüyor.

Liseli zenginler: Lise çağındaki 1,6 milyon genç internet üzerinden para kazanıyor. Bu durum gençliğin bilgi çağına ne kadar çabuk adapte olduğunun göstergesi. Gençler demişken ebeveynler de değişiyor. Artık otoriter yaklaşımlar "out", anlayışlı, empatik ebeveynler "in"..