![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
![]()
Tüm dünyada son dönemlerin en "trend" kavramlarından biri de trend. Hayatımızı trendlere göre şekillendiriyor, "trendsetter"ların bir dediğini iki etmiyoruz. Modadan sinemaya, dekorasyondan mimariye kadar hayatın hemen her alanında yükselen trendleri yakalamaya, uygulamaya çabalıyoruz. Siz de bugünlerde anti-aging programlarına katılıyor, detoks kürleri yapıyor ve ekolojik ürünlerle mi besleniyorsunuz? Ya da evinize hırsızları polise bildiren akıllı cihazlar mı yerleştiriyorsunuz? O zaman ya sağlıklı yaşam ya da yüksek teknoloji trendinin etkisi altında kaldınız demektir... Çünkü hepimiz trendlerin peşinde savrulup gidiyoruz. Trendleri yakından takip etmeye, yakalamaya, uygulamaya çalışıyoruz. Müzikte, sinemada, giyimde, yeme içmede eğilimin ne olacağına karar verenler ne diyorsa onu benimsiyoruz. | |||||||||||||||||||||||||
"Bu yılın trendi sarı" diyorlar "sararıyoruz", "doğaya dönüş" diyorlar, "vahşileşiyoruz"... Peki ama hayatımızı bu kadar etkileyen bu trend nedir? Nasıl belirlenir, hayatımızı nasıl etkiler? Gelin, son dönemlerin en "trend" kavramlarından biri olan trende yakından bakalım... Ancak her şeyden önce bir ayrım yapmamız gerekiyor: Moda ile trend aynı şey değil. Moda, belirli bir kesimi, kısa süreliğine etkileyen akımlara verilen ad. Trend ise, modanın aksine, uzun süreli ve toplumsal yaşama gözle görülebilecek etkiler yapan kitlesel eğilimler olarak tanımlanıyor. Var olan bir tüketici değerini, ihtiyacını veya isteğini farklı bir şekilde açığa çıkartan yeni bir dışavurum hali olarak tanımlanan trend, makro açıdan incelendiği zaman devamlı hareket halindeki sosyal yaşam ve pazarların yapısında yenilikler yaratacak değişimleri ifade ediyor. Bu yönüyle mimariden perakendeye dek hemen her sektörü etkiliyor, geleceği şekillendirmede etkili oluyor. Trendler nasıl oluşuyorTrendlerin belirlenmesini ya da ortaya çıkmasını hazırlayan pek çok faktör var. Sosyal kırılmalar, teknolojik gelişmeler, kültürel açılımlar, kanun ve kurallardaki değişiklikler, bireysel tercihler ve pazarlama faaliyetleri bunlardan birkaçı... Trendleri belirleyen unsurlar için ilk aşamada ele alınması gereken kavram demografi. Toplumun yaş yapısının yanında sosyoloji de incelenmesi gereken önemli kriterlerden bir diğeri. Toplumların kültürel etkileşimleri ile yaşadıkları çağa verdikleri tepki ve etkiler incelenmeden gelecek ile ilgili bir öneri yapabilmek mümkün değil. | ||||||||||||||||||||||||||
Politika ve ekonomi de kişilerin gelecekteki öncelikleri konusunda belirleyici olan faktörler. İnovasyon ise yine aynı önem ile trendlerin bazını oluşturan kavramlardan biri. Endüstri, tıp gibi alanlardaki teknik gelişmelerin çoğu günlük yaşamı doğrudan etkiliyor, bunun en iyi örneğini internet oluşturuyor. İkinci aşamada avant-garde çıkışlar ya da "sinyaller" olarak adlandırılan kavramlardan söz etmek gerekiyor. Bunlar sanatçıların makro olaylardan etkileşimlerini ince bir tarzda yansıtan olaylar. Örneğin resim, heykel, enstalasyon gibi sanat dalları çağımızın estetiğini oluşturan unsurların başında geliyor. Mimari de yaşam tarzlarındaki evrimlerin körükleyicisi ve teknolojik gelişimlere bağlı gelişiyor. Tasarım günlük yaşamın objelerine yeni kullanım ve işlevler ile teknolojik gelişimin malzemeler üzerindeki etkisi ile yansıyor. Sinema aktüel konuları ifade ederken, aynı zamanda toplumların hayalleri ve istekleri üzerinde de fikir verme gücüne sahip. Felsefe ve edebiyat çağın fikirlerinin yansıtıcıları. Müziğe gelince, büyük moda akımları bazen köklerini doğrudan yeni bir müzik tarzından alabiliyorlar. Trendler, genellikle büyük metropollerde ortaya çıkıyor. Londra, Paris, Milano, Tokyo, New York, Los Angeles ve San Francisco yeni trendlerin oluşmasını, yayılmasını sağlayan kentlerin başında geliyor. Tabii bu tesadüf değil: Bu metropoller inovasyonun filizlendiği, yeni fikirlerin daha kolay ortaya çıktığı ve benimsendiği kentler… Sonrasında halkalar halinde, dünyaya yayılıyor. | ||||||||||||||||||||||||||
Trend takibi
"Zamanın ruhu"nu yakalayıp, bundan alınan ilhamla iş adına yenilikleri yaratmak, ürünlerin neredeyse tamamen eşdeğerleştiği bir dünyada, birçok firma için en önemli rekabet avantajı olmuş durumda. Bu nedenle tüm firmalar trendleri yakından takip etmeyi önemsiyor. Trendlerin pazarlamada da etkisi büyük. Değişen müşteri alışkanlıkları, değişen yaşam şartları, pazar dinamiklerinde meydana gelen değişimler pazarlamada trendleri ilk sıraya taşıyor. Perakende, ev, dekorasyon, renk, teknoloji, yaşam-tarzı, tatil, otomotiv, sağlık, yiyecek-içecek, spor kısacası yaşamı ilgilendiren her alanda trendleri aramak ve takip edip anlamaya çalışmak mümkün. Birçok çokuluslu firma, kendi organizasyonları içinde trend takibine yer veriyor. Ayrıca bu konuda dünyada trend takibi yapan çeşitli büyük boyutlu firmalar bulunuyor. Bu firmalar bilimselliğe dayalı pazar ve pazarlama araştırmaları ile sezgilerin bir karışımı olan trend takibini farklı metodolojilerle yapıyor. Ancak özünde "bugüne farklı bir gözle bakıp, geleceğe nelerin ışık tutabileceğini" öngörüyorlar. Trend takibi konusunda haklı bir üne sahip ve bu alanın öncü firmalardan biri olan Zandl Group'un, ABD'nin dört bir yanına dağılmış 8-24 yaşları arasında 3 bin kişilik bir paneli var. Alışveriş merkezlerinde dolaşan bireyler arasından seçilen bu panele düzenli olarak, önemsedikleri şeyler, hayalleri, eğlence anlayışları ve markalarla ilgili düşünceleri gibi konularda 70 soru soruluyor. Zandl Group'un trend takibi için kullandığı bir başka metot ise araştırdığı konuyla ilgili "içeriden" kişilerle yaptığı derinlemesine görüşmeler. Örneğin yemek yeme alışkanlıkları üzerine yürütülen bir proje sırasında onlarca garsonla detaylı görüşmeler yapılıyor. Sporla ilgili bir proje için spor eğitmenleriyle günler geçiriliyor. | ||||||||||||||||||||||||||
Bu alanda çalışan dünyaca ünlü bir diğer firma olan Carlin International Group, "stil ajansı" ve "iletişim ajansı" uzmanlıklarını tek çatıda birleştiren ilk ve tek grup. Toplam 60 çalışanı bulunan grubun 14'ün üzerinde trend kitabı, dünyanın farklı bölgelerinde 33 ülkede 2 bin müşterisi, uluslararası 25 temsilcisi bulunuyor. Türkiye'de de trend danışmanlığı hizmeti veren birçok firma var. Bunlardan Trenddesk, SPY İstanbul'un yönetici ortağı Zeynep Arhon tarafından 2001'de kuruldu. Şirketlere iş fikirleri için ilham vermeyi hedefleyen Arhon, "Kaliteli, iyi tasarlanmış ürünlerin ve hizmetlerin her geçen gün daha ulaşılabilir hale geldiği iş dünyasında, alışılmışın dışına çıkabilmek için hayata farklı lenslerle bakmak gerekiyor. Bizim işimiz bu lenslerle çalışmak; bugünü anlayarak zamanın ruhunu okumak. Alışılmışın dışına çıkarak, beklenmeyeni yaratarak rakiplerinden üç adım öteye geçmek isteyenler için geleceğin kapılarını aralıyoruz" diyor. Arhon, bugünü ve geleceği anlamayı kolaylaştırmak için, farklı sektörlerden gelen üyelerden oluşan "Trenddesk Paneli"ni düzenli olarak gerçekleştiriyor. Yakın geleceğin trendleriCarlin International Group'un Türkiye'de temsilciliğini sürdüren Concordia Trend ve Tasarım Danışmanlığı Koordinatörü Alev Özgan, 2010 yılına damgasını vuracak beş tema yani beş akım olduğunu söylüyor. Eko düşünce"Compatibility" teması ise etik duyguların ve ekolojik gelişimlerin yönünü gösteriyor. Bu kavramlar suçlayıcı tarzlarından sıyrılıyor ve yapıcı bir eko düşünce şekline bürünüyor. Küresel ısınmanın gezegenimiz için tehdit olduğu ve bu oluşumdan kurtulmak için artık çok geç olduğu düşüncesi farkındalık ile pozitif önlemler almayı gerektiriyor. Bu kapsamda şehir ve doğal malzemeler birlikteliği ön plana çıkıyor, mevcut mimari yapıtlar çevreye saygılı hale getiriliyor. Pozitif duygular ve geri dönüşüm ön plana çıkartılıyor. Basmakalıp ve kültür baskılarından arınmış bir trendin yolda olduğuna dikkat çeken Özgan, yüzde 100 biyolojik ürün kullanımından çıkıldığını, onun yerine çevreye saygılı sentetikler ve geri dönüşümlü ürünlerin kullanılacağını belirtiyor: "Ekolojik ürünler moda olacak. Oryantal yapı dijital yapıyla birleşecek. Anneannelerimizin dantelleri daha sentetik ipliklerle yapılıp lazer kesim kullanılacak, geçmişten kopmayan ama yeni modeller ortaya çıkacak." | ||||||||||||||||||||||||||
Trendlerin ortaya çıkmasını hazırlayan pek çok faktör var. Sosyal kırılmalar, teknoloji, kültürel açılımlar, kurallardaki değişiklikler, bireysel tercihler ve pazarlama bunlardan birkaçı… Trendleri yakalamanın yolu ise bugüne farklı bir gözle bakıp geleceğe nelerin ışık tutabileceğini öngörmek. Geleneksel ve modern bir arada
Diğer bir tema "becoming" ise gelişen ülkelerin kültür mirasları ile teknolojik yenilikleri bir araya getireceğini ve her sektörde geleneksellikle modernizmin harmanlanacağını gösteriyor. İnternetin insan yaşamına nasıl etki yaptığını işleyen tema, bunu geçmişin birikimleri ve teknolojik yenilikler kavramları ile anlatıyor. "Automania" teması ise kişiselleştirme kavramının devamı olarak bireylerin yaş faktörünü göz önüne almaksızın tek ve görülür olma isteklerini ve jenerasyonların harmanlanmasını ifade ediyor. Kişilerin kendilerini gösterme ve benzersiz olma arayışı giderek artıyor. Yavaş yaşam özlemi2010 yılını belirleyecek diğer tema "excellence" ise yavaşlayan bir yaşam özleminin habercisi. Gastronomi dünyasında "slow food" akımı ile kendini ortaya koyan akım, zaman ve kalite kavramlarını yeniden tanımlıyor. "Fast food" yerine "slow food" kavramının yaygınlaşacağını içeren analizlerde, insanların hızlı yaşam temposundan uzaklaşarak yaşamın tadını çıkartmaya başlayacağı gözlemleniyor. Ozgan, "slow food" trendinin birkaç yıl öncesinde İtalya'da ritüel şeklinde uzun sürelerde yemek hazırlayan şeflerle hayata geçtiğini ve 2010'da daha da yaygınlaşacağını belirtiyor. | ||||||||||||||||||||||||||