![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
İnternetin yaygınlaşması, içerikte büyük bir dönüşüme yol açtı. İnternetin hızına yetişemeyen geleneksel medya yani yazılı basın tiraj kaybetmeye başladı. Sadece Mynet'in haber sitesine girenlerin sayısının Türkiye'deki toplam gazete tirajından fazla olması da bu sürecin en somut kanıtı. İnternet hayatımıza hızlı bir şekilde girdi ve ayrılmaz bir parçası haline geldi. Adeta hayatımız internete taşındı. Bu süreçte hayatımızdaki birçok şeyin yerini de internet aldı. Artık haberler internet üzerinden takip ediliyor, internetten müzik indiriliyor, filmler internetten izleniyor. Yani içerik tek bir mecrada toplanıyor. Bu süreç hem gazeteler, dergiler, yayınevleri gibi geleneksel içerik üreticilerini değişime zorluyor hem de kullanıcıların alışkanlıklarında köklü değişimler yaratıyor. 1999'da kurulan Türkiye'nin ilk Türkçe içerikli web sitesi olan Mynet de Türkiye'de internet üzerinden içerik oluşturan, sunan ortamların başında geliyor. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkçe e-mail, ilk Türkçe sohbeti gibi hizmetlerle kısa sürede büyük yaygınlığa ulaşan site, bir anlamda Türk damak tadına, beğenisine uygun bir site yaratarak başarıyı yakaladı. Mynet'in sahibi Emre Kurttepeli ile değişim sürecinde internetin konumunu, içerik oluşumunda internetin payını ve Türkiye'de internet kullanımını konuştuk... Vs.: İnternetin Türkiye'ye girişini ve gelişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?İnternet kullanımında iki dönem var. 1995'te Türkiye hızlı ve iyi bir giriş yaptı. Ancak 1997'den 2001'e kadar altyapı sıkıntıları nedeniyle büyük bir durgunluk yaşandı. Şu an hızlı internet konusunda çok iyi gidiyoruz. Vs.: Türkiye'de interneti kimler kullanıyor?Türkiye'de çoğunluk internete ADSL ile bağlı. Minimum 15 milyon, maksimum 21 milyon kullanıcı var. Bizim tahminimiz 17–18 milyon arasında. Sosyoekonomik olarak A, B ve C grubunda toplanıyor. Çoğunun cep telefonu bulunuyor. Kullanıcıların yüzde 77'si 16–34 yaş arasında. Ortalama yaş ise 26. Vs.: İnternet hangi amaçlarla kullanılıyor? Türk halkının alışkanlıkları neler?Teknoloji geliştikçe insanlar gerçek hayatta ne yapıyorsa internette de onu yapıyor. İnsanlara sorunca genelde haber okuduklarını, iş için kullandıklarını söylüyorlar. Aslında gerçek hayatta daha farklı oluyor. Örneğin Türk insanı için arkadaşlık çok önemli. Sohbet, mesajlaşma, eğlence gibi amaçlarla çok kullanılıyor. 15–25 yaş aralığı için internet ve mobil platformlar hayatlarının önemli bir parçası. Gazeteyi tercih etmiyor, haberi internetten alıyorlar. İnternet üzerinden sosyalleşiyorlar. İnteraktif servislere ilgi duyuyorlar. Alışkanlıklar dijital dünya üzerine kuruluyor. 25–30 yaş arasında da kullanım yoğun ama onlar daha çok iş, araştırma gibi amaçlarla kullanıyor. Yaş gençleştikçe kullanım süresi artıyor ve alışkanlıklar değişiyor. Yetişkinler için kullanım haftada ortalama 3–5 saatken, bu oran gençlerde günlük 3–5 saate ulaşıyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: İnternetin habercilikte yeri nedir? İnternet haber alma hızını değiştirdi. Dünyada meydana gelen olayları anında internetten okuyabiliyorsunuz. Ben buna içerikte transformasyon diyorum. Bugün dergi, gazete gibi yayın organları haberlerin yorum tarafına ağırlık veriyor. Bir bakış açısı vermeye başlıyor. İnternetin bir getirisi de yerel haberlerin dağılımını kolaylaştırdı. Klasik mecrada basım ve dağıtım çok maliyetli. Sitelerden kişisel bloglara kadar bir konuda fikrin yayılmasının maliyeti sıfıra yakın.
Vs.: Habercilikte internet ne kadar pay alıyor?Bizim Mynet Haber'e günde 4,6 milyon kişi giriyor. Türkiye'nin bütün gazete tirajına eşit. İnternet sitesi de olan gazeteler, daha çok kişiye ulaşıyor. Çünkü internet hem ücretsiz hem de anında haberleri aktarıyor. Bu nedenle gazete tirajları düşmeye başlıyor. İnsanlar gazeteleri köşe yazılarını ve yorumları okumak için alıyor. Bu konuda boşluğu önce radyo, sonra televizyon, şimdi de internet doldurdu. Beş yıl önce gazeteciliğin ölüp ölmediği tartışılıyordu. Günün sonunda hep transformasyon geçirdi. Artık televizyonlarda değişik içerikler üretiliyor. Bugün ABD'de ücretsiz 900 kanal herkesin evine giriyor. Öyle bir hal almış ki, tematiklerin tematikleri yapılıyor. Hayvan kanalları içinde kuşları inceleyenler var. İnternetin maliyeti düşüp, internetle televizyon birleşince tematik kanallar oluşuyor. Rekabet artıyor ama özel konulara odaklanmış kanallar artıyor. ABD'de dört büyük kanal var. Bu kanalların payı beş yılda yüzde 10 düştü. Yüzde 10, 5 bin kanala bölündü. Türkiye'de bu adım adım gidiyor. Reklam gelir tarafı oluşmadı. Türkiye'de çok lokal kaldığınız zaman reklam pazarı sizi doyurmuyor, o zaman da kalite düşüyor. Vs.: Bu içerik nasıl oluşuyor?İnternette içeriği ikiye ayırmak gerek. Biri profesyonel kadroların oluşturduğu içerik. Bunu mevcut basın organlarının online versiyonu ve yalnızca internette var olan haber siteleri olmak üzere ikiye ayırıyorum. Buna profesyonel içerik diyorum. Bir de kullanıcının ürettiği, amatörce olan içerik var. Bu içerik her gün artıyor. Örneğin Mynet'in video bölümüne günde yaklaşık 3 bin video ekleniyor. Bunun 2 bin 900'ünü kullanıcılar ekliyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Mynet'in içeriğini neye göre şekillendirdiniz? İçerik/teknoloji vizyonunuz nedir? Biz büyük bir kitleye seslendiğimiz için profesyonel bir içerik üretmek zorundayız. İhtisas konumuz olmayan içeriği profesyonellerinden satın alıyoruz. Bunun dışında bizim içerik ekibimizin finans, haber gibi konularda oluşturduğu içeriğimiz var. Çeşitli görüşlerine yer verdiğimiz uzmanlar da sitemizde yer alıyor. Bununla beraber kullanıcılarımızın yorumları yer alıyor. O zaman değişik ve zengin bir içeriğe sahip oluyoruz. İnternette doğru içeriğin de bu yapıda olması gerekiyor. Vs.: Mynet'i Türk internet kullanıcıları neden tercih ediyor? Türk beğenisine uygun bir portal yaratmayı nasıl başardınız?İlk dönem ve bugün arasında çok fark var. Sektöre 1996'da erişim sağlayıcı olarak girdik. O zaman internete erişmek sorundu. Kullanıcı sayısı yaklaşık 150 bindi. Ancak interneti kullanmak için İngilizcenizin iyi olması gerekiyordu. Bu fırsatı değerlendirip Türkçe ilk portal olarak çıktık. Küçük bir reklam kampanyası yapmıştık. Hiç tahmin etmediğimiz şekilde insan yığılması oldu. Türk insanının birbiriyle buluşması gerekiyordu. En büyük başarımız ilk Türkçe içeriği yaratıp büyük bir topluluk oluşturmamız oldu. Ardından herkes ağırlıklı olarak yazılı içeriğe yönelince biz insanların içerik üretmesine fırsat veren servisler oluşturduk. İlk Türkçe e-mail, ilk Türkçe sohbeti biz yaptık. Bu sayede diğer rakiplerle aramız açıldı. Biz her şeyi Türk insanına göre tasarlıyoruz. Vs.: Tıklanma ve kullanıcı sayınız nedir?Günde 50 milyon kere tıklanıyor. 15,1 milyon kişi kullanıyor. Yaklaşık yüzde 75'ine internet üzerinden erişiyoruz. Kayıtlı üye sayısı 6,2 milyon. E-mail, oyun, interaktif servislerde, sinema gibi kategorilerde ilk sırada yer alıyoruz. Haberde ilk üç içindeyiz. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: İnternet üzerinden birçok hizmet ücretsiz olarak veriliyor. İnternet şirketleri gelirlerini nereden elde ediyor? İnternetin ilk dönemlerinde birçok servis ücretsiz başladı. Nedeni, firmalar hızlı büyüdüğü zaman borsa değerleri artıyordu. Üye toplamanın da en makul yolu ücretsiz servislerdi. O dönemde dünya internet reklamcılığı yeni modele oturmadığı için, şirketler zarar etmeye başladı. İflaslar yaşandı. Bazıları abonelik geliriyle kurtuldu. Bazıları da bizim gibi karma oldu. Yani servislerin çoğu ücretsiz, ama kapasitesi yüksek e-mail gibi üst bir katman yaratıp para kazandık. 2005'ten sonra internet kitlesi, erişim ve yüzdesel nüfusta kritik kitleyi geçtikten sonra internet reklamcılığı büyümeye başladı. Bugün Türkiye'de reklam pazarı 100 milyon Dolar'ı aşmış durumda. Outdoor, indoor, sinema gibi mecraları geçti. Gelişmiş ülkelerde televizyona rakip oldu. Başarılı olmak için ya kimsede olmayan içeriğinizin olması ya da tamamen ücretsiz olup reklam modeline yönelmeniz gerekiyor. Vs.: İnternetin geleceği ne olacak? İleride ne tür hizmetlerle, yeniliklerle karşılaşacağız?Hızlı internet sayesinde insanların kullanım süresi arttı. Bugün film izlemek için DVD alırken, belki yakın gelecekte internetten izleyebileceğiz. Televizyon kullanma alışkanlıkları değişecek. İnternet kullanımı arttıkça da hayatın vazgeçilmez unsuru haline gelecek. İnternet çok hızlı gelişiyor, bu nedenle önemli olan insanların teknolojiye adapte olması. Gençler daha hızlı adapte oluyor. Vs.: Artık bilgisayarların yerini cep telefonları alıyor. İnternet şirketleri bu değişime hazırlıklı mı? Cepten internet nasıl olacak?Gelecekte ne olacağı çok net değil. Belki yarın cep telefonu da kalmayacak, elimizde tablet PC ile gezeceğiz. Ben gelecekte GSM network'lerinin olacağına inanmıyorum. Her şeyin IP tabanlı olacağını düşünüyorum. Bu da ücretsiz konuşmayı getirecek. Bu durumda kim cep telefonuna para vermek ister. Bu noktada dengeler değişir. Bugün binlerce sayfalık yazıyı internette ücretsiz gönderiyorsunuz. İki satırlık SMS'e para veriyorsunuz. Cep telefonları bedava olabilir. Bence bundan beş yıl sonra “bu nasıl oldu” diyebiliriz. Bu değişime ayak uyduranlar kalıcı olacaktır. İşin asıl savaşı bu. İnternette sıkıntı çok hızlı gelişmesi. Başkalarını geçmeniz için sıfırdan başlamanız gerekiyor. Teknolojinin en zor tarafı bu. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||