Alisveris Merkezlerini Çok Sevdik
Demokrasinin Lüks Hali





Dünyadaki Dolar milyonerlerinin sayısı arttıkça lüks tüketim de büyük artış gösteriyor. Lüks tüketim harcamalarının toplamı 220 milyar Dolar’ı aştı. Türkiye’de de birbirinden ünlü mağazalar boy göstermeye başladı, lüks tüketim yıllık 500 milyon Dolar’ı buldu. Lüksü en seven kesim ise orta sınıf.

Lüks tüketim son dönemde belirli bir sınıfın ayrıcalığı olmaktan çıkarak daha geniş kitlelere yayılmaya başladı. Son 10 yılda Dolar milyoneri sayısının katlanması ve orta sınıfın kendini özel hissetme arzusu, lüks pazarının hızla büyümesini sağladı. Bir anlamda lüks, özel bir şımarıklıktan, günlük bir alışkanlığa dönüşmeye başladı. 2005’te 157 milyar Dolar olan lüks tüketim miktarı, 2006’da 172 milyar Dolar’a çıktı. Geçen yıl 220 milyar Dolar’lık bir büyüklüğe ulaştı.



 
9,5 milyon milyoner var

Bu değişimde küreselleşmeyle birlikte dünyadaki zenginlerin sayısının hızla artması etkili oldu. Merill Lynch’in raporuna göre 1996’dan bu yana dünya Dolar milyonerlerinin sayısının iki katına çıkarak 9, 5 milyona ulaştı. Bunların 499’u Dolar milyarderi konumunda.

Merril Lynch ve Cap Gemini’nin hazırladığı Dünya Zenginlik Raporu’na göre, bireysel serveti 1 milyon Dolar’ın üzerinde olan “zenginler” ve serveti 30 milyon Dolar’ı aşan “ultra zenginler” grubunun toplam serveti 33 trilyon Dolar’ı buldu. Bu rakamın 2010 yılına kadar 45 trilyon Dolar’a ulaşması bekleniyor.

Yeni hedef Asya

Özellikle Rusya, Çin ve Hindistan’ın hızlı gelişimi lüks tüketimi körüklüyor. Bu ülkelerde yalnızca lüks mal alan tüketicilerin değil, zenginlerin sayısı da hızla artıyor. Merril Lynch’in hesabına göre 2014 yılında dünya lüks mal satışının yüzde 32’sinin bu üç pazarda gerçekleşmesi bekleniyor. Bu da 172 milyar Dolar ediyor.

Sonradan zengin olma Çinlilerin tüketim merakı, lüks tüketim markalarının iştahını kabartıyor. Versace, Hermes, Gucci gibi markalar, bavul dolusu parayla gezen Çinli müşteriyi kapmak için birbiriyle yarışıyor. Donatella Versace, Çin ve Hong Kong’ta beş olan mağaza sayısını 14’e çıkarmaya hazırlanıyor. Hong Kong’taki Louis Vuitton mağazalarının önünde uzun kuyruklar oluşurken New York ve Paris gibi merkezlerde bir-iki şubesi bulunan Hermes, Gucci gibi markalar Çin ve Hong Kong’ta hızla büyüyor.



 
Lüks halka indi

Zengin sayısının ve lüks tüketimin hızla artması, lüks kavramını da değiştirdi. Lüks kavramı, yakın geçmişe kadar asla arasına sızılamayacak kadar elitist anlamına geliyordu. Altın tabaklarda yemek yemek, Sibirya tilkisi kürk giymek, at nalı gibi büyüklükte elmas yüzükler takmak ya da havyar yemek, akşam yemeği için Paris’e gitmek, gece yarısı geri dönebilecek kadar zengin olmak lüks sayılıyordu. Lüks ürünlere sahip olmak sadece, zenginlik değil aynı zamanda bir sınıf göstergesiydi.

Günümüzde ise tüketim kültürü lüksü değiştirdi ve herkesin ulaşabileceği bir kavram haline getirdi. Artık kendini özel hissetmek isteyen orta sınıfın yaptığı ego yolculukları lüks pazarının itici gücü olarak kabul ediliyor. Hem klas hem de değer sunan markalar artık “ulaşılabilir marka” olma iddiasını da taşıyor. Bir anlamda lüks artık demokratikleşti.

Bu süreçte insanlar da adeta lükse bağımlı, lüks için yaşar hale geldi. Çünkü lüks tüketim anlayışı insanların kendini özel hissetme arzusunu tatmin ediyor. Bu konuda moda ve marka otoritesi Marie-France Pochna, çarpıcı bir tespitte bulunuyor. Pochna, modern dünyanın yeni dininin tüketim, tarikatının ise lüks tüketim olduğunu söylüyor.

Markaların günümüzün geleneksel kültürünün yerine geçtiğini söyleyen Poshna, buna örnek olarak Mercedes logosunun Hıristiyanlığın simgesi olan haçtan daha fazla bilinmesini gösteriyor. Yani artık insanların hayatını kültürleri, inançları ve gelenekleri değil, satın alabildiği markalar belirliyor.



 
Türkiye pazarı 500 milyon Dolar

Bu lüks furyası Türkiye’yi de sarmış durumda. Mercedes otomobil fiyatına cep telefonu, çanta... 7 bin YTL’ye şarap, 700 Dolar’a puro, 50 bin Euro’ya kalem, 20 bin Dolar’a saat! Son zamanlarda art arda gelen yabancı markalar Türkiye’deki lüks tüketime artan talebin göstergesi...

Ekonomide devam eden istikrar ve büyümeyle lüks tüketim artmaya başladı. Giyimden aksesuara, spor otomobilden binlerce Dolar’lık pahalı cep telefonlarına kadar pek çok lüks ürün artık adeta kapış kapış satılıyor. Lüks tüketim yıllık 500 milyon Dolar’ı aştı. Rakamın birkaç yıl içinde ikiyi katlanması bekleniyor.

İtalya’daki lüks markaları çatısı altından toplayan Altagamma Birliği tarafından hazırlanan raporda da Türkiye’ye vurgu yapılıyor. Raporda, 2007 yılında pazarın yüzde 7–9 civarında büyümesine karşın Türkiye pazarının büyümesinin çift haneli rakamlara ulaştığı ve lüks markaların da bu ülkedeki yaygınlığını artırdığı belirtiliyor.



 
Lüks markalar birbiriyle yarışıyor

Araştırmalara göre Türkiye’de lüks segment 20 bin kişiye hitap ediyor. Bu pazarın 2 binini ise “cream de la cream” denilen “kaymak tabaka” oluşturuyor. Bu kesim yakın zamana kadar yurtdışına gidiyordu. Son dönemde ise İstanbul Milano, Paris gibi alışveriş merkezlerinden biri haline gelme yolunda adımlar attı.

Özellikle lüks markaların yer aldığı istanbul Kanyon, İstinyePark, City’s Nişantaşı gibi alışveriş merkezlerinin birbiri ardına açılmasıyla, lüks markalar da Türkiye’yi mesken tuttu. Son yıllarda Debenhams’tan Fendi’ye, Dior’dan Harvey Nichols’a kadar pek çok lüks marka mağaza açmak için Türkiye’ye geldi. Celine, Wallis, Versace, Next, Gap, kozmetik devi Douglas ve lüks yat üreticisi Swan da son dönemde Türkiye’de mağaza açan ünlü lüks markalardan bazıları.



 
Çanta ve ayakkabı çok satıyor

Türkiye’de lüks harcama kalemleri dünyayla paralellik gösteriyor. İlk sırada çanta ve ayakkabı yer alıyor. Rakamlar geçen yıl bu kalemlerde harcamanın yüzde 17 civarında arttığını ortaya koyuyor. Bu kalemi erkek giyimi izliyor, üçüncü sırada ise kadın giyimi yer alıyor. Ziynet, mücevherat, saat gibi takı sektörü eski cazibesini korurken, kozmetik, parfüm ve cilt bakım ürünleri artık lüks tüketimin dışına doğru kayıyor. Lüks otomobiller de Türklerin gözdesi haline geldi. 2007 Ocak-Temmuz döneminde otomotiv pazarı geçen yıla göre yüzde 25 daralırken, lüks otomobil segmenti yüzde 6,6 büyüdü. Yedi ayda Türkiye’de satılan lüks otomobil sayısı 8 bin 403’e ulaştı.



 
Satış rekorları kırılıyor

Aşağıdaki birkaç örnek lüks tüketimin Türkiye’de ulaştığı noktayı göstermeye yetiyor:

  • Etiket fiyatı 75 bin Dolar olan ve gövdesi 24 ayar altın kaplı 180 ekran dünyanın en gösterişli televizyonu için Türkiye’den 15 alıcı çıktı.
  • 5 bin Dolar’lık elmas taşlarla süslü cep telefonları satan Vertu, Türkiye’deki satışlarını 2,5 kat artırdı. Vertu’nun Türkiye’deki satışları, üretildiği İngiltere’den daha fazla olunca, şirket Türkiye’de iki mağaza açma kararı aldı.
  • Artan lüks merakı İngiliz hazır giyim markası Scabal’ı da harekete getirdi. Scabal, içinde elmas parçalarının bulunduğu kumaşlarla üretilen “Diamond Chip” koleksiyonunu Türkiye’de vitrine çıkarıyor. Pırlantadan elde edilen kumaşın metre fiyatı ise tam 1.700 YTL
  • Geçtiğimiz yıl dünyanın en lüks otomobil markalarından Ferrari 24 adetle Türkiye’de tarihinin satış rekorunu kırdı. Sadece geçen yılın Kasım ayında beş adet Ferrari, bir adet Maserati, 13 adet Porsche satışı gerçekleşti
  • Lüks saat markalarının satışı üç kat arttı. Versace saat satışında geçen yıla göre yüzde 71 artış oldu. Böylece Türkiye İngiltere’den sonra ikinci sıraya çıktı.
  • Kanyon’da açılan Harvey Nichols ilk 22 gün içinde 5 milyon YTL’lik satış yaparak ciro hedefinin yüzde 30 üzerine çıktı.
  • İran havyarından yapılan ve fiyatı 425 YTL olan krem bir haftada 100 kutudan fazla sattı.
  • Dünyanın en lüks mobilya markalarından Fransız Ligne Roset’nin Türkiye’deki satışlarını 2007 yılında önceki yıla göre ikiye katlandı. İstanbul şu anda Ligne Roset’in en çok satan 10. dış pazarı.



 
Borsa değerleri katlandı

Lüks, geniş kitlelere ulaşırken, lüks şirketleri de borsa yatırımcısının yüzünü güldürüyor. 2002’den bu yana bazı lüks markaların borsadaki getirileri, yüzde 800’leri aşarak rekor kırdı. Türkiye pazarına da giren lüks aksesuvar markası Coach’un hisse fiyatı, 2002’de 5 Dolar’ken, 2007’de yüzde 824 yükselişle, 44 Dolar’a çıktı. Uzmanlar lüks pazarının her yıl yüzde 8-10 arasında büyümesini bekliyor. Lüks tüketim sektörünün eski günlerine döndüğünü gören özel yatırım şirketleri, moda şirketlerinin peşini bırakmıyor. Şirket avına çıkan yatırım gruplarının son kurbanı dünyaca ünlü moda devi Valentino oldu. Tommy Hilfiger, Jimmy Choo ile Jil Sander’dan sonra İtalyan moda devi Valentino da yatırım şirketine satıldı. Lüks tüketimi mercek altına alan Ernst&Young'ın hazırladığı raporda da araştırmada yer alan 39 moda ve lüks tüketim şirketinin toplam satışlarının 161 milyar Dolar olduğu belirlendi.