![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
Türkiye’deki ve tüm dünyadaki makrı ekonomik gelişmeleri sürekli takip eden, yorumlayan ve gelecek için senaryolar oluşturan baş ekonomistler, çalıştıkları kurumun üst yönetimine ve müşterilere rehberlik yapıyor. Kısacası, ekonominin gidişatı ve geleceği onlardan soruluyor. Bir kurum ya da bankanın ekonomik araştırma, vizyon, strateji bölümünün başındaki kişiye baş ekonomist deniyor. Dünyada büyük ekonomik çalkantılar yaşanıyor. Türkiye de bu küresel dalgalanmalardan nasibini alıyor. Bu krizlerden etkilenmemenin yolu ekonomik doğru politikalar belirlemekten geçiyor. İşte bu noktada bankaların baş ekonomistlerine büyük görev düşüyor. Baş ekonomistin görevi dünya ve Türkiye ekonomisini izlemek, gelişmeler doğrultusunda bir vizyon ve strateji belirlemek. Bu görevlerini yaparken neyin önemli neyin önemsiz olduğunu tespit edebilmeleri, yani ağacı değil ormanı görebilmeleri büyük önem taşıyor. Çünkü çalıştıkları kurumun ve müşterilerin kararlarını vermelerinde en etkili isimler onlar. Türkiye’de de 2000’li yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlayan baş ekonomistlik koltuğunda oturan isimlere işlerinin püf noktalarını, ekonomiye dair yorumlarını ve kendi paralarını nasıl değerlendirdiklerini sorduk. Her şeyi anlattılar, bir tek kendi paralarını nasıl değerlendirdikleri konusunda ser verdiler, sır vermediler. Yorumu size kalmış... | |||||||||||||||||||||||||||||||
“ormanı görmek gerek” Saruhan Özel / DenizBank
“Bir ekonomistin büyük resmi, yani ormanı görmesi gerek. Çünkü bizim işimizde görüşlerimizi çarpıtacak çok ağaç var.” Türkiye’nin ilk ekonomistlerinden biriyim. Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri, teorik eğitimimle harmanlayıp gelecekte olabilecekler hakkında fikir geliştirmeye çalışıyorum. Bizim işimiz tamamen gelecektir. Dalgalanmaları, krizleri minimum hasarla atlatıp önümüze çıkan fırsatları değerlendirmemiz gerekiyor. Bankanın hemen her bölümüne destek verebiliyoruz. İki kişilik küçük bir ekibiz. İşe 07.30’da geliyoruz. İlk iş olarak piyasaların nasıl açıldığına bakıyoruz. Pazartesileri müşterilerimize finansal ürün satan ve onlara rehberlik yapan hazine pazarlama ekibimizle telekonferans yapıyoruz. Her gün mutlaka yabancı yayınları okuyorum. Çünkü bir ekonomistin büyük resmi, yani ormanı görmesi gerek. Yurtdışındaki ekonomistlere göre hala büyük resmi tamamıyla yakaladığımızı söyleyemeyeceğim. Bunun için çalışıyoruz. Bu mesleği insanlara sevdirmek amacıyla Mart 2007’de 3. kitabım “Global Dengesizliklerin Dengesi”ni çıkardım. Dünyada yaşanan olaylara ve şirketlerden örneklere yer vermeyi tercih ettim. İktisadı ve finansı insanlara günlük dille anlatmak ve sevdirmek istedim. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
“dünyayı izliyoruz” Fatma Melek / Akbank
“Türkiye son yıllarda dünya piyasalarına entegre olduğu için yurtdışında yaşanan gelişmeler Türk piyasasına yansıyor.” Lise dönemimde ekonominin gidişatının, ekonomi yönetiminin ülke refahı ve sosyal açıdan ne kadar kritik bir konu olduğunu gördüm ve ekonomi eğitimi almayı istedim. Doktora eğitimimden sonra Akbank’ta çalışmaya başladım. Bu işte piyasaları sürekli takip ediyoruz. Türkiye son yıllarda artan ölçüde mal ve finansal açıdan dünya piyasalarına entegre olduğu için yurtdışında yaşanan gelişmeler Türk piyasasına yansıyor. 2008’in belirsizliklerin artacağı bir yıl olması bekleniyor. Ayrıca küresel çalkantılar Türkiye için fırsatlar da yaratabilir. Yatırımcıların iyi ve kötü senaryoya göre değerlendirme yapmalarında yarar var. İyi senaryo, uluslararası piyasalarda olabilecek dalgalanmaların kısa sürmesi, boyutunun düşük olması ve kurlarda önemli bir değişiklik olmaması. Kötü senaryo, global ekonomide beklenenin ötesinde bir yavaşlama ve carry trade’lerin bozulması. Yabancı yatırımcıların döviz talep edip, bono satmaları, yani carry trade’lerdeki bozulma, hacmine göre kurlara baskı yapabilir. Bu da enflasyonu etkileyip faizlerin artmasına sebebiyet verebilir. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
“risk tabii ki var” Haluk Bürümcekçi / Fortis Baş Ekonomisti
“Riskler her zaman olacak. Önemli olan bir senaryo oluşturmak ve farklı senaryoların gerçekleşme olasılıklarını belirleyebilmek.” Mühendislik kökenliyim. Mezun olunca işletme, ekonomi ve bankacılık yüksek lisans derecesi aldım. Her zaman mühendisliğin verdiği sonuç odaklı analitik bakış açısı bana önemli avantaj sağladı. Çok yoğun haber ve veri akışında, neyin önemli neyin önemsiz olduğunu ayırt edebilmek büyük önem taşıyor. Bunu başardığınızda piyasalarda ve ekonomideki gelişmeleri etkili bir şekilde takip edebiliyorsunuz. Doğrudan parayı yönetmiyorum, ama hem hazinede bankanın fonlarını yönetenlere hem de diğer bölümlere karar vermede yardımcı olacak bilgi ve yorum akışı sağlıyorum. Piyasalarda riskler her zaman olacak. Önemli olan önce bir temel senaryo oluşturmak ve farklı senaryoların gerçekleşme olasılıklarını sağlıklı bir şekilde belirleyebilmek. Böylece eğer riskler artıyorsa farklı bir senaryoya geçmek de kolaylaşacaktır. 2008’in zor bir yıl olacağını düşünüyorum. Para kazanmaktansa parayı korumanın daha önemli olacağı bir dönem yaşayacağız. Ben bilinçli bir tüketiciyim. Tasarruf eğilimim güçlüdür. Riskli enstrümanlara portföyümde düşük bir ağırlık veririm. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
“yön gösteriyoruz” Cevdet Akçay / Yapı Kredi
“Bankanın makro öngörülerine öncülük ediyorsunuz. Ekonomik göstergelerin neye işaret ettiğine dair sizden sinyal alıyorlar.” Ben akademisyenken Rusya Krizi nedeniyle 1998’de tesadüfen piyasaya girdim. Koçbank ve Koç Yatırım’da baş ekonomistlik yaptım. O zaman tek başıma çalışıyordum. Şu an Yapı Kredi’de bir ekibin başındayım. Baş ekonomistlik banka ve yatırım bankası için yapılıyor. Ekonomistlik araştırma departmanlarının en prestijlisi. Bankada araştırmasında bankanın makro öngörülerine siz öncülük ediyorsunuz. Temel ekonomik göstergelerin neye işaret ettiğine dair sizden sinyal alıyorlar. Biz de yön belirtiyoruz. Özel bankacılık müşterilerine, perakendeye, hazineye iletiyoruz. Yatırım bankası tarafı ise müşteri odaklı. Müşteriler her şeyi size soruyor. Burada elinizi taşın altına daha fazla sokmanız gerekiyor. Müşteri sizi dinliyor, ama kararlarını kendisi veriyor. Banka tarafı biraz daha akademik. Biz banka tarafında akademik çalışmalar da yapıyoruz. Dünyada ve Türkiye’de neler olduğunu takip ediyoruz. Dünya ölçeğine bakıp kararlarımızı veriyoruz. Türkiye’nin gidişatının yönünü doğru bilirseniz ekonomistlikte başarılı olursunuz. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
“tahminleriniz tutarlı olmalı” Ali İhsan Gelberi / Garanti Bankası
“Dünyada açıklanan rakam, verilerden bizi etkileyebilecek olanları takip ediyor, yorumluyor, rapor haline getiriyoruz.” Ekonomistlik görevine hesaplayarak gelmedim. Ekonomi tahsili yapmadım. ODTÜ’de işletme lisansından sonra 19 yıl kamuda uygulamacılık yaptım. Özel sektörde iş aramaya çıktığımda Garanti Bankası’ndan bir ekonomik araştırmalar birimi kurma teklifi aldım. Çok iyi, çok efektif bir ekonomik araştırmalar birimi kurduk. Dünyada açıklanan rakam, verilerden bizi etkileyebilecek olanları takip ediyor, yorumluyor, rapor haline getiriyoruz. Ayrıca çeşitli müşterilerimizin ya da birimlerin ihtiyacı olduğunda onlara eğitim, seminerler veriyoruz. Bu mesleğe başladıktan sonra ekonomistliği çok sevdim. Çünkü eliniz taşın altında değil, ama ahkam kesiyorsunuz. Sizin söylediklerinizden dolayı herhangi bir zarar, kar oluşmuyor. Tavsiyenize uysalar da uymasalar da sorumluluk sizde olmuyor. Tabii işinizi iyi yapmak için tahminlerinizin tutarlı olması gerekiyor. Ekonomistler özgür olmalı. Ben ekibimin yaratıcılıklarını açığa çıkarabilmek için arkadaşlarımın özgür olmalarını sağlıyorum. Tecrübelerimi ekibime aktararak onların kendilerini geliştirmelerine destek oluyorum. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
“boş zamanım kalmıyor” Dr. Murat Ülgen / HSBC
“Her türlü ekonomik endikatörü kendi veri bankalarımızda depoluyor, analiz ediyor ve uzun dönemli çıkarımlarda bulunuyoruz.” Ekonomist olmaya kariyerimin ilk yıllarında karar verdim. Tanınmış bir aracı kurumda analist olarak çalışmaya başladım. Bir yandan doktora öğrenimime devam ederken, bir yandan da araştırma bölümümüzdeki kıdemli ekonomistlerden ve stratejistlerden ekonomi-piyasa ilişkileri konusunda bilgi edindim. İlerleyen yıllarda Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 12 ülkenin ekonomisine bakmaya başladım. Bu yeni açılım bana geniş bir vizyon kazandırdı. HSBC’de iki kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Bu işin inceliği, açıklanan ekonomik verileri ve tüm gelişmeleri, olabildiğince hızlı, doğru ve objektif olarak değerlendirerek, finansal piyasalara yansımaları konusunda yatırımcılara tavsiyelerde bulunmak. Açıklanan her türlü ekonomik endikatörü veri bankalarımızda depoluyor, analiz ediyor ve uzun dönemli çıkarımlarda bulunuyoruz. Türkiye’nin yoğun gündemi nedeniyle gün içinde pek fazla boş zaman kalmıyor. Günüm gelişmeleri takip ederek, okuyarak ve yazarak geçiyor. Her sabah günlük bir bülten hazırlıyor, ardından grubumuzun yurtdışı şubelerinin yer aldığı telefon konferanslarına katılıyorum. |
||||||||||||||||||||||||||||||||