![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
“Titr”, kökeni Fransızca “titre” olan ve unvan anlamına gelen bir sözcük. Bir kimsenin mesleğini ve toplum içindeki konumunu tanımlıyor. Ne iş tanımları ne de meslek adları ya da titrler eskisiyle aynı. Anneler, çocuklarının müdür olduğunu sanıyor ancak müdürlükler artık o eski müdürlükler değil... Dünya artık o eski dünya değil. Hızlı bir küreselleşme süreci yaşanıyor. Bilgi toplumuna geçişle birlikte sağlık, teknoloji, eğitim ve bilişim dünyasında her an yeni açılımlar, yeni çözümler görmek olası. Bu gelişmeler sınırların ortadan kalktığı yepyeni bir dünya yarattı. Ekonomik ve sosyal modeller değişti. Eski kurallar, düzenlemeler ve yönetim anlayışları geçerliliğini yitirdi. | |||||||||||||||||||||||||||||||
Eski kalıplar, şablonlar artık işe yaramıyor. Yeni durumlara, yeni fırsatlara ve sorunlara farklı bakış açıları, yaratıcı çözümler getirmek gerekiyor. Özellikle bilişim gibi teknolojik kavramların geçerli olduğu alanlar her geçen gün daha da uzmanlaşmayı gerektiriyor. İşte bu zorunluluk ortaya bugüne kadar adını duymadığımız yepyeni uzmanlık alanlarının, yepyeni mesleklerin ortaya çıkmasına da yol açtı. Statüler yine müdürlük konumunda ama içerikler çok farklı. Ticari anlaşmazlıkları çözümü ve suistimal incelemeleri müdürlüğü, Çözüm ekibi müdürlüğü, yazılım ve telif hakları koordinatörlüğü gibi… Başta biraz tuhaf gelen bu titrlere alışsak iyi olacak. Çünkü yakında sayıları artacak, yenileri eklenecek. Bu nedenle bu titrlerin sahiplerine, yaptıkları işin tanımını, geleceğini, eğitimini ve dünyadaki örneklerini sorduk. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Cenk Serdar Turkcell Katma Değerli Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı “Mobil yaşam tarzı sunmaya çalışıyoruz” Vs.: Yaptığınız işin tam tanımı nedir? GSM sektöründe abonelere hizmet vermek artık mobil ses iletişimi sağlamanın ötesine geçti. Katma Değerli Servisler, ses iletişiminin dışında, veri iletişiminin öne çıktığı servislerdir. Turkcell olarak biz, müşterilerimize mobil yaşam tarzı sunmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızı mobil iletişimin geleceği olarak gördüğümüz katma değerli servislerimizi geliştirmek üzere yoğunlaştırdık. Katma değerli servisler konusunda çalışmak müzik sektöründen finansa kadar uzanan geniş bir yelpazede, hem dünya hem de Türkiye’nin geleceğini şekillendirmeyi, yeni iş modellerine öncülük etmeyi ya da tanıklık yapmayı sağlıyor. Vs.: İşin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?Turkcell-im’in ulaştığı rakamlar, kullanıcıların bu servisleri ne kadar benimsediğini gösteriyor. Yeni hizmete soktuğumuz, video ve fotoğraflarınızı hem web’den hem de wap’tan paylaşmanızı sağlayan “Turkcell-im benim”in de aynı ilgiyi görmesi bizi mutlu ediyor. Mobil ortamda geniş bant erişim olanağı sağlayan 3G’nin Türkiye’de faaliyete geçmesiyle birlikte, yeni katma değerli servisler yaratma ve müşterileri daha gelişmiş servis ve ürünlerle tanıştırma şansımız da doğacak. Mobil iletişim alanında yaşanan bu gelişmeler; başta müzik, oyun, film, reklam sektörleri olmak üzere, eğitim, sağlık, bankacılık gibi sektörlerin yanı sıra e-devlet uygulamalarını etkileyecek, birey ve kurumların iş yapma biçimlerini kökten değişikliğe uğratacak. Avrupa'daki operatörlerin gelirlerinin yüzde 12 ile yüzde 16 arasını katma değerli servisler oluşturuyor. Özellikle müzik, oyun ve video içeriklerinde hızlı bir yükseliş var. Ses gelirlerinin düşmeye başladığı günümüzde katma değerli servislerin giderek daha fazla önem kazanacağının bir göstergesi. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: İşi yalnızca siz mi yürütüyorsunuz, bir ekibiniz var mı? Katma Değerli Servisler, özellikle Turkcell gibi bir kurumda çok kapsamlı bir çalışma gerektiriyor. Bizim de katma değerli servisler üzerin de çalışan geniş bir ekibimiz var. Vs.: İşinizin dünyada örnekleri nelerdir? Yurtdışında uygulama farklılıkları var mı?Katma Değerli Servisler, yeni teknolojilere bağlı olarak dünyada hızla gelişen bir sektör. Elbette farklı ülkelerde farklı uygulamalar görmek mümkün. Ancak Türkiye’de dünyada da bu konuda öncü olabilecek uygulamalara imza atıyoruz. Örneğin, Turkcell Mobil İmza dünyada örnek olarak gösterildiğimiz bir uygulama. Yine Mobil Cüzdan dünyada sayılı ülkede standartların belirlenmesi için denenen bir servis, biz de Turkcell olarak dünya standartlarının belirlenmesinde Türkiye’yi temsil ediyoruz. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Cenk Kıral Oracle Çözüm Ekibi Müdürü “Eskisi gibi tekdüze satış modeli yok” Vs.: Yaptığınız işin tam tanımı nedir? Oracle bünyesinde yer alan bir grup çözüm ürününün Avrupa Birliği Katılım ve CIS Bölgesi için satış yönetimini gerçekleştiriyorum. Görevim, toplamda 27 ülkenin olduğu bir bölgede bana bağlı satış ve iş geliştirme uzmanları ile yaygınlaşmasını sağlamak.
Vs.: Sürdürmekte olduğunuz işin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aslında yapmakta olduğumuz iş Oracle gibi tüm büyük şirketlerde oldukça yaygınlaşmaya başlayan ama satış dünyasında yeni bir açılım olarak kabul edilen eşzamanlı satış kavramını temsil ediyor. Gelecekte bunun çok önemli bir konu haline geleceği bence şüphesiz. Nedeni ise küreselleşen dünyanın buna bağlı ekonomik modellerindeki değişimine bağlı olarak şirketlerin satış modellerinin de değişim zorunluluğu. Artık eskisi gibi tekdüze bir satış modeli uygulanamıyor. Özellikle bilişim gibi kompleks teknolojik kavramların geçerli olduğu alanlarda bu iş gerçekten her geçen gün daha da uzmanlaşmayı gerektiriyor. Ancak, bu uzmanlaşma her yerde aynı yoğunlukta olamıyor ve bu yüzden bazı merkezi uzmanlıkların yerel yapılarla işbirliği kaçınılmaz hale geliyor. Bir yandan uzmanlık, ama öte yandan da satışın doğası gereği yerel dokunuş ve ilişki gerekliliği olunca, aynı projede aynı hedefe ilerlerken farklı kişilerin işbirliği devreye giriyor. Orada da eşzamanlı satış modeli gerekliliği doğuyor. Bence satış alanında çok yeni ama geleceği çok parlak bir gelişme ve büyük ölçekli tüm şirketlerin eninde sonunda incelemesi gereken bir konu. Vs.: İşi yalnızca siz mi yürütüyorsunuz, bir ekibiniz var mı?Bana bağlı olarak çalışan altı farklı ulustan toplam 10 kişilik bir ekibim var. Bu kişiler kendi bölgelerindeki ana satıcılara satış anlamında destek oluyor. Aslında olay bir futbol takımındaki antrenöre destek olan yardımcı antrenör gibi bir yaklaşım. O ülkedeki ana satıcılara bizim sorumlu olduğumuz konularda uzman satıcılarımın destek olması gibi bakılabilir konuya. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Yaptığınız iş için yurtiçinde ya da dışında akademik eğitim veriliyor mu? Bildiğim kadarıyla bu alanda bir eğitim henüz yok ama ileride mutlaka olacağını tahmin ediyorum. Vs.: İşinizin dünyada örnekleri nelerdir? Yurtdışında uygulama farklılıkları var mı?Buna benzer yapıların Cisco, HP ve IBM gibi şirketlerde olduğunu duyuyorum. Hemen hemen benzer yapılar uygulanıyor, ama şirketten şirkete bazı farklılıklar olabiliyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Wayne Anthony PricewaterhouseCoopers Türkiye Ticari Anlaşmazlıkların Çözümü ve Suistimal İncelemeleri Direktörü "Bu işte gelecek var" Vs.: Tam olarak iş tanımınız nedir? Kriz Yönetim Direktörüyüm. Vs.: İşinizi nasıl tarif edebilirsiniz?Ben işimi muhasebe, denetim ve soruşturma becerilerinin kullanıldığı bir Adli Muhasebe (Forensic Account) olarak açıklayabilirim. Bu kapsamda bir şirket ya da bireyin mali raporları ile ilgili incelemeler yapıyoruz ve mahkemede kullanılmaya uygun bir muhasebe analizi hazırlıyoruz. Adli muhasebeciler sayıların da ötesini görmek ve bir durumun iş açısından gerçekliğini ortaya çıkarabilmek üzere eğitilirler. Türkiye'de çoğunlukla suistimal davalarında ve yasal denetim organları ile ilgili incelemelerde görev alıyoruz. Özel olarak, benim Türkiye'de yaptığım iş aşağıdaki üç alanı içeriyor:
| ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: İşinizin geleceği ile ilgili ne düşünüyorsunuz? 12 yıldır bu alanda çalışmaktayım ve hem Türkiye'de hem de dünyada adli muhasebeciler için halen gelecekte önemli bir potansiyel bulunduğunu düşünüyorum. İster sırf mali kazanım sağlamak isterse hayatta kalmak için insanların o ya da bu şekilde suiistimal gerçekleştirmesi yaşamın talihsiz gerçeklerinden biri. Günümüzün küresel ekonomik krizleri göz önüne alındığında, insanlar artık ödeyemeyecekleri miktarlarda yığılan şahsi borçlarla karşı karşıya olabilir. Bu durum da onları işverenlerinden para çalmak gibi suçları işlemek mecburiyetinde bırakıyor olabilir. Vs.: Bir ekiple mi çalışıyorsunuz?Sadece bu tür incelemeler ve ticari ihtilaflara odaklı olarak çalışan beş kişilik bir ekibim var. Vs.: Türkiye'de ya da yurtdışında işinizle ilgili eğitim veren bir akademik program mevcut mu?Evet, var. Lisanslı Suiistimal Müfettişleri Derneği (ACFE) tarafından yürütülen Lisanslı Suiistimal Müfettişi (CFE) adı altındaki uluslararası bir yetkinlik kazandırma programı mevcut. Bu, yaklaşık 20 yıl önce ABD'nin eski kanun uygulayıcı görevlileri tarafından kurulmuş bir dernek. Şu anda tüm dünyada yaklaşık olarak 19 bin üyesi bulunuyor. Suiistimal farkındalığı eğitimi, bunun önlenmesi ve tespitini teşvik etmek için şu anda bu derneğin Türkiye masasını açma konusunda çalışmalar yürütüyoruz. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Türkiye'de bu işi yapan biri olarak, Türkiye'de durumun diğer ülkelerden farklı olduğunu söyleyebilir misiniz? Eğer öyleyse, bu farklılıklar nelerdir? Türkiye’ye gelmeden önce yaklaşık üç yıl boyunca Londra'da çalıştım. Buraya ilk geldiğim zaman İngiltere’de bu işi yapmak ile Türkiye'de adli muhasebeci olmak arasında çok farklılıklar gördüğümü söyleyebilirim. İlk gözlemlediğim şey Türkiye’de hemen hiç kimsenin, finans ve hukuk alanlarında bile, “adli muhasebeci” terimini bilmiyor olmasıydı. İnsanlar çoğunluklu “adli” kelimesini duyduğunda bizim ölü bedenler üzerinde çalıştığımızı düşünüyordu!. “Adli muhasebeci” unvanının yaygın biçimde bilindiği ABD ve İngiltere'ye göre bu durum çok farklıydı. İngiltere ile Türkiye kıyaslandığında benim gördüğüm önemli bir diğer farklılık ise bir suiistimal tehdidi karşısında buradaki şirketlerin dışarıdan bir danışman ile işbirliği yapma konusunda sergiledikleri isteksizlikti. Bunun nedeninin, burada genelde aileler şirketleri yönettiğinden, dışarıdan birilerini kendi işlerine katmak istememeleri olduğunu düşünüyorum ben. Yerel piyasada şirketlerinin itibarının zedeleneceği konusunda da ciddi endişeler taşıdıklarını düşünüyorum. Bununla birlikte, başlangıçta bu engelin üstesinden gelir gelmez yerel şirketlerin, kayıplarını kurtarma ve bu tür olayların tekrar yaşanmasını engelleme açısından bir uzman ile çalışmanın ne kadar faydalı olduğunu derhal kavradıklarını fark ettim. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Elçim Barkay Microsoft Telif Hakları Müdürü İşi korsanla mücadele Vs.: Yaptığınız işin tam tanımı nedir? Çok genel bir tanım yapmak gerekirse öncelikle sayılması gereken görevler şunlar olacak:
Türkiye’de korsan kullanım oranının yüzde 64 olduğu ve ulaşılması gereken oranın yüzde 34’ler seviyesinde olduğu göz önüne alındığında kat edilmesi gereken yolun epey uzun olduğunu söyleyebilirim. Vs.: İşi yalnızca siz mi yürütüyorsunuz, bir ekibiniz var mı?Hem firma içerisinden hem firma dışından destek aldığım ekibimle birlikte yürütüyoruz. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Yaptığınız iş için yurtiçinde ya da dışında akademik eğitim veriliyor mu? Bu alanda çalışabilmek için konuyla ilgili hukuk eğitimi alınabilir ve özellikle telif hakkı konusunda uzmanlaşılabilir. Vs.: İşinizin dünyada benzer örnekleri nelerdir? Ülkeden ülkeye farklılıklar var mı?Microsoft’un ofisinin olduğu tüm ülkelerde ve genelde diğer yazılım şirketlerinin birçoğunda da benzer görevlerde hizmet veren ekipler bulunuyor. İşin özünde telif hakları konusunda bilinçlendirme olmakla birlikte, çalışılan ülkenin şartlarına ve yasalarına göre yürütülen faaliyetler değişkenlik gösterebiliyor. |
||||||||||||||||||||||||||||||||