![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
Türkiye’de yaşayan yabancı gazeteciler daima ilgi çeken bir haber konusudur. Amerikan, İngiliz, Yunan ya da Arap gazeteciler, buradan ülkelerine ne tür haberler gönderiyor? Türkiye hangi özelliği ile haber oluyor? Her birinin başka bir tarifi var. Ana konular ise maalesef birkaç klişeden ibaret… Gazetecilik zor meslek… Haber peşinde dünyanın en uzak, en ücra köşelerine gitmeyi gerektiriyor. Binlerce gazeteci evinden, ülkesinden uzakta görev yapıyor. Türkiye’de de dünyanın dört bir yanından yüzlerce gazeteci görev yapıyor, Türkiye’yi dünyaya anlatıyor. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Merak ettiğiniz oldu mu, Türkiye’de yerleşik yabancı gazeteciler bizi ne zaman nasıl kime neden anlatırlar... Haberler, genel olarak türban meselesi, Kürt sorunu, 301. madde ve Kıbrıs gibi sayısı belirli konu başlıkları etrafında şekilleniyor. Son yıllarda Avrupa Birliği’ne girme konusunda daha faal olan, uluslararası enerji hatlarının geçiş bölgesinde yer alan Türkiye’nin yabancı basında ne şekilde, hangi kriterlere göre ve ne kapsamda haber olduğunu alanlarında söz sahibi gazetecilere sorduk. Türkiye iki kıtaya yayılan coğrafik yapısı, boğazları, Ortadoğu’ya yakınlığı gibi anbenili özellikleri nedeniyle dünya medyasının gözde ülkesi. İşte bu nedenle ülkemizde Associated Press, Reuters, The Times, The Economist, CNN, El Cezire ve daha pek çok kuruluşun temsilcileri görev yapıyor. Türkiye’de 40 ülkeden 169 yabancı gazeteci var Türkiye de iki kıtaya yayılan coğrafik yapısı, boğazları, uzak ve Ortadoğu’ya yakınlığı gibi pek çok albenili özelliği nedeniyle dünya medyasının her zaman gözde bir ülkesi. Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon genel müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de 40’a yakın ülkeden 169 yabancı gazeteci bulunuyor. Türkiye’de görev yapan gazeteciler arasında sayıca çoğunluk 24 kişiyle İngilizlerde. Onları 22 kişi ile Amerikalılar izliyor. Almanlar ülkemizde 16 temsilci bulundururken 12 Fransız ve 9 Yunanlı gazeteci var. Bunların dışında Hollandalı, Lübnanlı, Katarlı, Çinli, Bulgar, İsrailli, İranlı, Danimarkalı, Rus, Iraklı, İsviçreli, Mısırlı, Avusturyalı, İspanyol, Belçikalı, Sırp, Tacik, Makedon ve Bangladeşli gazeteciler de ülkelerine Türkiye’yi anlatıyor. Bu gazetecilerin çoğunluğu İstanbul ve Ankara’yı mesken tutmuş durumda. Ancak İzmir’de, Antalya’da, Bursa’da, Çanakkale’de, Muğla’da, Trabzon’da hatta Kars’ta bile görev yapan yabancı gazeteciler var. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
David Judson Turkish Daily News Genel Yayın Yönetmeni
Vs.: Türkiye’de size göre en çok öne çıkan kavram nedir?
Türkiye hızlı bir değişim içerisinde. Kültürler ve kavramlar hızla değişiyor. Bu ülke gazetecilik kültürü içerisinde hiyerarşiye çok düşkün... Asker rütbeleri gibi genel yayın yönetmeni, haber koordinatörü, yazı işleri müdürü, şef, muhabir gibi hiyerarşik rütbeler var. Vs.: Türkiye yurtdışında, yabancı medyada etkin bir biçimde öyküsünü anlatabiliyor mu?Buna çalışıyor ama çok da başarılı değil. Sorun bence şu: Yabancı medya, Türkiye ile ilgili beş tane öyküyle sınırlı kalmış. Nedir bu beş öykü? Türk-Kürt meselesi, Ermeni meselesi, töre cinayetleri, 301. madde, ifade özgürlüğü ve şimdi de İslam-laiklik konusu. Araya bazen de Kıbrıs girer o kadar… Vs.: Dış basında Türkiye hakkında yer alan haberler nasıl oluşturuluyor?Cihangir’de herhangi bir cafeye gidin. Orada genç yabancı muhabirler olur. Orada bu muhabirler paslaşırlar, yaptıkları işleri kıyaslarlar. Onlara 301 dediğin zaman üç isim biliyorlar: Hrant Dink, Elif Şafak, Orhan Pamuk! Ama şu anda 150’ye yakın 301 mağduru var. Yurtdışında kimse onların isimlerini bilmiyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Bunun nedeni ne olabilir? Muhabirlere şunu yazamazsın diyen kimse yok. Ama beyinlerin perspektif darlığından oluşan bir sansür var. Türkiye hakkında beş öykü var ve klonlanmış haberler yapılıyor. Vs.: Türk medyasını nasıl buluyorsunuz?Türkiye’de yaklaşımın kurumsallaşması gerek. Köşe yazarı enflasyonu var. Sadece İstanbul’da 400 tane köşe yazarı var. Tüm Amerikan medyasında 400 köşe yazarı yok. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Aşkı peşinde Türkiye’ye geldi Amerikalı gazeteci David Judson’ın Türkiye’ye gelişi bir aşk hikayesi yüzünden oldu. İsveçli bir kıza aşık olan Judson, İsveç’e gitmek amacıyla başvurduğu Öğrenci Değişim Programı sayesinde kendisini yanlışlıkla İstanbul’da buldu. Üniversitenin üçüncü yılını Boğaziçi Üniversitesi’nde okudu. 20 yıl boyunca USA Today’de gazetecilik yaptı. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Andrew Louis Finkel Today’s Zaman Yazarı
“Dünya Türkiye’yi anlamıyor”Vs.: Türkiye’de size göre en çok öne çıkan kavram nedir? Burada hızlı bir değişim var. Ben pencereden bakıyorum ve ertesi gün aynı manzarayı görmüyorum. Türkiye değişime alışmış bir ülke. Şu anda istikrar olabilir ama Türkiye bunu istemiyor. Mesela türban meselesi... Bunun bu kadar büyük bir dava haline gelmesini dünyaya anlatmaya çalışıyorsun ama anlamıyorlar. Bu simgesel kavgaların yanında insanların gerçek hayatlarını etkileyen eğitim ve sağlık gibi en önemli konuları kimse tartışmıyor. Vs.: Türkiye, dışarıda öyküsünü tam olarak anlatabiliyor mu?Mesela ben Time dergisine temsilcilik yaptığım zaman enflasyon üzerine yazdığımda, Türkiye’deki kronik enflasyonu anlatmaya çalışırdım, kimse ince iç meselelerle ilgilenmezdi. Sizin Portekiz başbakanını tanımamanız gibi... Bilmeniz gerekmiyor. Vs.: Yayın organlarınız Türkiye ile ilgili ne bekliyor, neye ilgi gösteriyorlar?Gündemde olan moda haber konuları var. 90’lı yılların başlarında Irak Kürtleri, Güney Doğu’da olup bitenler ve İnsan hakları ihlalleri revaçtaydı. Daha sonra Tansu Çiller hakkında haberler popüler oldu. Türkiye’de kadın bir başbakan olması ilginç geldi. Sonra Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme girişimleri haber olmaya başladı. Ardından AKP’nin ne olduğunu anlamaya çalışan haberler yaptım. Vs.: Türk medyasını nasıl buluyorsunuz?Türkiye’de mizanpaja da çok önem veriyorlar. Haberi bir resim gibi görüyorlar. Yazının devamının okunmasını beklemiyorlar. Bu çok kötü! Bana göre Türkiye’de iyi gazeteciler var ama iyi gazete yok. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Şark Ekspresi ile geldi Finkel’in Türkiye macerası, 1967’de meşhur Şark Ekspresi’yle Istanbul'a gelişiyle başladı. 1989’da yolu tekrar Türkiye’ye düşen Finkel, o zamandan beri ülkemizde. The Daily Telegraph, The Times, The Economist, Time ve CNN gibi çeşitli basın yayın kuruluşlarının İstanbul temsilciliğini yürüten Finkel, şu an Today’s Zaman gazetesinde yazılar yazıyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Maria Zacharaki Yunanistan Alpha TV İstanbul Muhabiri
“Medya üzerinde baskı var”Vs.: Türkiye’de size göre en çok öne çıkan kavram nedir? Her şeyden önce politika geliyor diyebilirim. Türkiye’de gerek televizyonlarda gerekse de gazetelerde her zaman için en çok işlenen konuların başında politika var. Diğer her şey ikinci planda kalıyor. Herkes politikayla ilgili. Vs.: Haberlerinizi hazırlayıp gönderdikten sonra aynen çıkıyor mu?Ben zaten önceden burada bir gündem oluşturuyorum ve Yunanistan’a bir iki cümle ile burada şunlar oluyor diyorum. Merkezden bana yönelik bir sansür ya da değiştirme çok nadiren gerçekleşiyor. Vs.: Türkiye hakkında hangi konular favori?Mesela türban konusunda TBMM’de yapılan görüşmeler ve özellikle çıkan tartışmalar ilgi çeken konular arasında. Bunun dışında Türkiye’de ve Kuzey Irak’taki gelişmeler, Kıbrıs sorunu ve burada Yunanlılarla ilgili olan her şey Alpha TV’ye göre haber. Patrik’le ilgili gelişmeler de önemli. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Türk medyasını nasıl buluyorsunuz, nerede görüyorsunuz? Türk medyası iyi yolda bir medya… Yalnız medya üzerinde çok ciddi bir baskı var. Bu Yunanistan’da da böyle... Burada ifade özgürlüğü konusunda da sıkıntılar var. Yergi içeren karikatür yapılması bile hemen dava konusu oluyor. Vs.: Tek bir cümle ile ifade ettiğinizde Türkiye nasıl bir ülke?Türkiye, Avrupa Birliği’ne katılmak isteyen bir ülke ama eksiklikleri çok. Burada çok enerji var ama toplum bunu tam olarak nasıl ifade edileceğini bilmiyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
“İstanbul benim hayalimdi” Atina Hukuk Fakültesi mezunu Zacharaki, mezuniyetinin ardından sekiz yıl Alpha radyosunda editörlük yaptı Daha sonra Ta Nea gazetesi ve Pres dergisi için muhabirlik yapan Zacharaki, İstanbul’a gelme hayaliyle Yunanistan’da Türkçe öğrendikten sonra 2007 başında geldiği Türkiye’de Alpha TV’nin İstanbul temsilciliğini yürütüyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Amer Lafi Aljazeerra TV İstanbul Muhabiri
“İstanbul bir cennet”Vs.: Türkiye’de size göre en çok öne çıkan kavram nedir? Son dönemlerde laik-İslamcı mücadelesinden sıklıkla bahsediliyor. Çünkü belediye seçimleri olsun parlamento seçimleri olsun bu unsurdan çok besleniyor. Askerle hükümet arasındaki ilişkiler de yine çok ön planda. Zaten biz de bunları işliyoruz hazırladığımız haberlerde. Vs.: Yabancı muhabirler nasıl haber yapıyor Türkiye’yi?Kendi adıma şunu söyleyebilirim, en fazla Türkiye’nin Irakla, Suriye’yle ilgili tavrını konu alan haberler yaptım. Bunu türbanı savunanlarla laik kesim arasındaki rekabet haberleri takip etti. Vs.: Tek bir cümle ile ifade ettiğinizde Türkiye nasıl bir ülke?Ben İstanbul hakkında konuşayım: İstanbul bir cennettir! Vs.: Türkiye yabancı medyada etkin bir biçimde öyküsünü anlatabiliyor mu?Bence aşağı yukarı iyi bir şekilde anlatılıyor. Çünkü Türkiye özellikle son zamanlarda çok gelişti. Burada her açıdan çok kolay çalışılıyor artık. Devlet yetkilileri gazetecilere çok saygılı. Hiçbir güçlükle karşılaşmadan rahat rahat çalışabiliyoruz. Ben görev yaptığım diğer ülkelerde böyle hissetmedim. Vs.: Türk medyasını nasıl buluyorsunuz, nerede görüyorsunuz?Burada medya bariz bir şekilde taraf tutuyor. Partilerin ya da düşünce gruplarının medyası var ve bu işi bozuyor. Çoğunluk böyle ancak bu bütün medya kuruluşları için elbette ki geçerli değil. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Doktor olmaya gelmişti Filistinli gazeteci Amer Lafi, Türkiye’ye üniversite eğitimi için gelmiş. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirmiş ancak lise yıllarından beri sürdürdüğü gazeteciliği tıbba tercih etmiş. Abu Dabi televizyonu, Suudi Arabistan Devlet Televizyonu ve Lübnan LBC televizyonu adına muhabirlik yapan Lafi, meslek hayatına Al Jazeera’da devam ediyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||