Sirketler Bloglaniyor
Carpe Diem'ciler
Tüketici Profili





"Geçmiş, adı üstünde, geçmişte kaldı. Yarının ne getireceği belli değil. Ne kaldı? Tam şu an! Durma, harekete geç ve anı yaşa." Sürekli yenilik ve heyecan arayışı içindeler. Bir ürüne sahip olmak yerine gerektiğinde kiralayıp sonra yenisine yöneliyorlar. Pazarlamacıların onlara taktığı isim: Transumer.

Bir hayatı satın almak yerine beş hayat kiralayarak beş kat fazla yaşamak isteyenler, kendilerini aidiyet duygusunun pençelerinden kurtarıp, anlık mutlulukların ve değişik deneyimlerin peşinde koşanlar, Carpe Diem'ciler, eğlenceden giyime her alanda diğerlerinden farklı olmayı seçenler, bir ürün seçerken bile bir sürprizle karşılaşmaktan hoşlananlar: İşte bu ele avuca sunmayan müşterilere "transumer" deniyor.

Transit ve müşteri (consumer) sözcüklerinin birleşmesinden oluşan transumer kavramı ilk ortaya atıldığında transit yolcuları, seyahat edenleri hedef alıyordu. Havaalanlarındaki free-shop'lardan alışveriş edenler transumer olarak nitelendiriliyordu. Oysa transumerizm olarak adlandırılan bu pazarlama trendi artık seyahat edenlerle sınırlı değil. Giderek hayatın her alanına yayılıyor.


 
Transumer aidiyetten hoşlanmaz

Seyahat birçok tüketici için geçici bir özgürlüğü ifade eder. Yeni şeyler denemek, tüm görev ve sorumluluklardan uzaklaşmak, formalitelerin olmadığı bir diyarda yeni deneyimler yaşamak. Transumerizm ile seyahat bu anlamda benzerlik gösteriyor: Bir ürünü/hizmeti kullanmak ama ürünün sürekli sahibi olmamak. Günümüzde milyonlarca tüketici, artık bir turistin tüketici tavırlarını günlük yaşamlarında sergiliyor. Aslında transumer'lar "kiralık bir yaşam"ı benimsiyorlar. Peki tüketicileri transumer tarzına iten ne? Pazarlamacılar bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

  • Daha kolay: Daha fazla aidiyet, daha fazla sorumluluk anlamına geliyor. Örneğin arabanız varsa, tamiri de, sigortası da, hırsızlığa kurban gitmesi de sizin sorumluluğunuzda.
  • En yeni ve en iyi: Bir ürünü satın aldıktan kısa bir süre sonra bir üst modeli piyasaya çıkıyor. Transumerizm ise kiralama yöntemiyle, tüketiciye her zaman en yeni ve en iyi ürünü kullanma imkanı veriyor.
  • Çoklu deneyimler: Kısıtlı bir bütçesi olan transumer'lar tek bir ürünü yüksek bir fiyata satın almak yerine aynı parayla birden çok ürünü kiralayabiliyor. Bıktığında iade edip, başkasına yöneliyor. İade ettiği ürünler ise başka bir transumer'ın ilgisini çekebiliyor. Böylece tüketici birçok ürünü deneyebiliyor.
  • Sınıf atlama: Kullandıkları ürünleri aynı zamanda bir statü göstergesi olarak değerlendiren tüketiciler için kiralama uygun bir yöntem: Ürünü kiralayıp, "Bakın, çıkar çıkmaz aldım" demenin keyfi ve bir süre sonra bunu iade edip bir başkasına yönelme şansı...

 
Kıyafetten mücevherata transumerizm

Transumerizm trendinin en başarılı uygulamaları giyim ve aksesuarda görülüyor. Bir kıyafetten çok çabuk sıkılan, aldıktan iki hafta sonra bir kenara atan transumer'ların isteklerine Zara ve H&M gibi "fast fashion" markalar cevap veriyor. Bu firmalar bir yandan 30 günlük tedarik süreleriyle çok hızlı hareket edip, bir yandan da hızla değişen moda ve trendleri güncel olarak takip ediyor. Uygun fiyatlarıyla da transumer'ları çekiyorlar.

Çanta tasarımcısı Bag Borrow or Steal de değişken ruhlu transumer'ları düşünenlerden. Firmanın internet sitesine abone olup aylık ücretini ödediğinizde, beğendiğiniz bir çantayı alabiliyor, istediğiniz kadar kullanabiliyorsunuz. Be a Fashionista, From Bags to Richs ve Shoulder Candy de transumerist çanta tasarımcılarından birkaçı.

Yeni yeni duyulan bir başka hizmetse mücevherlerin kiralanabilir olması. Rk Jewellery Hire ve Borrowed Bling gibi firmalar binlerce dolarlık mücevherleri lüks düşkünlerinin hizmetine sunuyor. Ayrıca One Night Stand, Estella's Wardrobe ve Salon Muare gibi tasarımcılar da birbirinden şık elbiseleriyle transumer'ların gönlünü fethediyor.


 
Paket halinde "lüküs hayat"

O anki ruh durumunuza göre farklı arabalar kullanmak varken neden sonsuza dek aynı renk ve aynı model kullanasınız ki? İşte otomobil paylaşım kulüpleri bu slogan ile yenilik sevdalısı tüketicileri sürekli aynı arabayı kullanma derdinden kurtarıyor. Classic Car Club, P1 Club, Lux Share Auto Club gibi paylaşım kulüplerine üye olan transumer'lar diledikleri arabayı kullanabiliyor. Yüksek gelir düzeyine sahip transumer'lar için jet ve özel uçak hizmeti de var. NetJets, Airshare Elite, Jet-Alliance, bu şirketlerden yalnızca birkaçı.

Arabalar, yatlar, lüks daireler, yazlık evler, son moda giysiler, çeşitli sosyal etkinlikler...

Avustralyalı Limited Edition firması böylesi bir lüks yaşamı, üyelerine paket halinde sunuyor. Şirket ayrıca üyelerini yüksek performanslı bir araç sahibi olmanın getireceği sigorta, bakım, vergi gibi sorumluluklardan kurtarıyor.

Bit pazarına nur yağdı

Tüm dünyada gittikçe daha fazla görülen ikinci el eşya pazarları, kullanılmış ürünlerin geniş çapta kabul görmesini sağlayarak sürekli değişiklik peşindeki tüketicilerin bu ürün sirkülasyonuna katılmalarını hızlandırıyor. Artık transumer'lar Avrupa ve ABD'de hafta sonları belediyenin belirlediği meydanlarda eskileri alıp satabiliyor ve karnaval havasında bir hafta sonu geçirebiliyor. İkinci el ürünlerin alım satımına ilgi arttıkça, arz ve talebi buluşturan eBay gibi müzayede sitelerinin sayısı ve ciroları da artıyor.


 
Gecekondu mağaza

Transumer'ların tek istediği kolaylık ve sorumluluklardan kurtulmak değil. Onlar aynı zamanda yeni fikirler edinmek istiyor, deneyimden deneyime koşarak yeni maceralar arıyor. Geçici süreler için hizmet veren ve prefabrik olarak kurulan pop-up mağazalar da bu yüzden transumer'ların ilgisini çekiyor.

Örneğin VenueVBOX portatif bir konteyner. Bu konteynerde isteyen girişimci ürünlerini sergileyebiliyor. Raf Simons, Puma, Alexander McQueen gibi birçok ünlü markaya ev sahipliği yapmış olan VenueVBOX, bazen bir fotoğraf sergisi boyunca bazen de büyük bir spor etkinliği süresince tüketicileri şaşırtabiliyor.

Japon giyim firması Uniqlo da iki yatak odası büyüklüğündeki konteyner aracını şeffaf duvarlarla bir pop-up mağazaya dönüştürerek ürünlerini New York sokaklarında sergiliyor.

Eko-transumerizm

Tüketicilerin değişken isteklerine cevap verirken gereksiz üretimi azaltan ve kirliliği engelleyen transumerizm aslında çevre dostu bir trend. Yeni bir ürün yerine ikinci el ürünlerin kullanılması sayesinde daha az ürünle daha fazla hizmet sağlanabiliyor.

  • Bu anlayışa verilebilecek en güzel örneklerden biri araç paylaşım kulüpleri. Dünyada 2 bin paylaşım istasyonu faaliyet gösteriyor.
  • İngiltere'de başlayan Cahooting hareketi ise eşyalarını kiraya vermek ya da eşya kiralamak isteyenlerin ücretsiz tanıtım yapabildikleri bir servis. Şirketin misyonu, üretimi azaltarak dünyayı eğlenceli ve yaşanır hale getirmek.
  • Freecycle ise, eşyalarını karşılığında hiçbir şey talep etmeden yaşadıkları yerdeki diğer insanlara verenlerin oluşturduğu, hiçbir şekilde kar amacı gütmeyen bir girişim.

 
Havaalanları ve transumer'lar

Transumer kavramı ilk olarak "transit müşteri" anlamında kullanılıyordu. Aslında havaalanları (seyahat gemileri, istasyonlar ve oteller de bu gruba katılabilir) ofis ve günlük yaşamın sıkıntılarının geride bırakıldığı, hayatımızın üçüncü mekanları olarak adlandırılıyor. Sorumlulukların bir kenara bırakılıp özgürlüğün daha baskın olduğu bu mekanlarda transumer'lar için Being-Spaces adı verilen bir hizmet stratejisi izleniyor. Halka açık mekanlarda evinizin en rahat köşesine benzer şekilde dekore edilmiş yeme-içme ve eğlence mekanları olan Being-Spaces, transumer'ların tapınakları haline geliyor. Sağlık ve güzellik merkezleri transumerizm ile aynı çerçeve içine konulunca sonuç yine başarılı oluyor.

  • Dünyanın en yoğun havaalanlarından biri olan Heathrow Havaalanı'nda, Rejuve adlı sağlık kulübü bir günlük üyelik karşılığı olarak, gezginlere fitness salonu, duş, salata ve içeceklerden oluşan paket bir seans hizmeti sunuyor.
  • ABD'de XpresSpa, yorgunluğunu spa hizmetiyle atmak isteyen birinci sınıf müşterilerin tercih ettiği Being-Spaces örneklerinin en başarılılarından.
  • Paris Charles De Gaulle Havaalanı'ndaki Men's Lounge, yalnızca erkeklere hizmet veren ilk havaalanı güzellik merkezi.
  • Vancouver Uluslararası Havaalanı'ndaki Absolute Spa ise 24 saat açık olan spor salonu ile tam bir transumerist bölge.

Teknoloji de transumerist girişimcilerin yüzünü güldüren bir branş. Bu yaz Schiphol Havaalanı'nda açılan Fuel for Travel, yolculara uçuşlarından önce MP3'lerine veya diğer dijital aygıtlarına müzik, video, sanal kitap ve film yükleyebilme olanağı sunuyor. Gezginler, Fuel for Travel istasyonlarında tüm içeriğe göz atıp beğendikleri seçenekleri yükleyebiliyor, ödemeleri kredi kartlarıyla yapabiliyor.