Illüzyonlar Gerçek Olsa
Geri Dönüsüm: Bir Tasla Üç Kus
Futbol A.S.
Aikido: Sevgi Sanata




Futbol sadece futbol değildir derler. İşin ekonomik boyutu dikkate alındığında bu sözün geçerliliği daha net ortaya çıkıyor. Futbol 22 kişinin bir top peşinde koştuğu bir oyun olmaktan çıktı, dünya genelinde 200 milyar Dolar'lık dev bir sektör halini aldı. Artık kulüpler şirket, taraftarlar müşteri...

Futbol bütün dünyada en sevilen sporların başında geliyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de her 100 kişiden 71'i "En sevdiğiniz spor hangisi?" sorusuna "Futbol" yanıtını veriyor.

İşte bu ilgi futbolu sadece futbol olmaktan çıkarıyor. 22 kişi arasında topla oynanan bir oyun olmaktan uzaklaşan futbol, kulüpleriyle, federasyonlarıyla, futbolcularıyla, antrenörüyle, hakemiyle, menajeriyle ve taraftarıyla dev bir sektöre dönüşüyor. Atkıdan plazma TV'ye, formadan aksesuarlara pek çok kalemin bulunduğu dev bir futbol ekonomisi oluşuyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre sporun küresel ekonomi içindeki payı yüzde üçe ulaştı. Avrupa Komisyonu da sporun AB ülkelerinin gelirlerinin yüzde birini oluşturduğunu belirtiyor.


 
22 milyar Dolar gelir

Türkiye'de futbol kulüplerinin toplam geliri 500-600 milyon Dolar dolayında. Dünya genelinde değerlendirildiğinde ise futbol topunun çevresinde dönen ekonominin büyüklüğü çok daha net anlaşılıyor. Dünyada kulüplerin yıllık geliri 22 milyar Dolar. Bunun 13 milyar Dolar'lık bölümünü futbolun beşiği Avrupa takımları alıyor. Futboldan "nasiplenen" sektörleri de hesaba kattığımızda ise ortaya akıl almaz rakamlar çıkıyor. Avrupa'nın en büyük altıncı futbol ekonomisine sahip Türkiye'deki futbolun toplam değeri 5 Milyar Dolar'ı aşıyor. Dünya genelinde ise bu rakam tam 200 milyar Dolar. Yani Türkiye'nin milli hasılasının yaklaşık yarısı...

En zengini Manchester United

Avrupa düzeyinde bir kulübün bütçesi 100 milyar Dolar'dan başlıyor. Dünyanın en zengin futbol takımı olan efsanevi Manchester United'ın bütçesi 1.4 milyar Dolar. Onu 1 milyar Dolar'la Real Madrid, 915 milyon Dolar'la Arsenal izliyor. Barcelona, Juventus gibi Avrupa'nın önde gelen takımlarının bütçeleri de dünyadaki pek çok ülkenin bütçesini aşıyor.

Bu durum futbol kulüplerinin dev bütçeli birer şirket halini almasına yol açtı. Sektör, futbolcusundan menajerine birçok insanı istihdam ediyor. Artık her kulübün ciroları, hatta ihracat rakamları var. Kulüplerin hisseleri borsada işlem görüyor, önemli galibiyetler sonrası hisse senetlerinin değeri artarken, kaybedilen puanlarla birlikte paralar da gidiyor...

Futbol takımlarının gelirleri dendiğinde eskiden sadece bilet satışları anlaşılırdı. Oysa şu anda stadyumlardan elde edilen gişe gelirleri işin sadece çok küçük bir parçasını oluşturuyor. Büyük kulüpler gelirlerinin sadece yüzde 30'unu bilet satışından kazanıyor. Asıl para, naklen yayın, logolu ürün satışı ve sponsorlardan geliyor.


 
Temel gelir kaynağı TV

Türkiye'de Süper Lig maçlarının yayın haklarını elinde bulunduran Digitürk yıllık 100 Milyar Dolar'a yakın bir para ödüyor. Avrupa'da piyasa çok daha yüksek. Deloitte'un hazırladığı "Avrupa Birliği sürecinde Türk futbolu" başlıklı rapora göre İngiltere liginin yayın hakkı tam 986 milyon Euro. Bu rakam Fransa'da 600, İtalya'da 500, Almanya'da 420 milyon, İspanya'da ise 350 milyar Euro...

Kulüplerin önemli gelir kapılarından biri de sponsorlar. Sports Business Associates'in araştırmasına göre dünya genelinde spora ayrılan sponsorluk harcamaları toplamı 33.6 milyar Dolar düzeyinde. Bu paradan aslan payını 8.5 milyar Dolar'la futbol alıyor. Tabii sponsorlar öncelikle Avrupa'nın büyük ve çok izlenen liglerine para akıtıyor. Bu nedenle sponsor paralarının yüzde 52'si Avrupa'nın beş büyük ligindeki takımlara gidiyor.

En yüksek sponsorluk geliri elde eden kulüp 93.7 milyon Dolar ile Chelsea. Chelsea'yi 92.1 milyon Dolar'la Bayern Münih takip ediyor. Türkiye'de futbolun sponsorluk gelirleri yaklaşık 65 milyon Dolar civarında. Kulüpler bazındaki lider ise 8.7 milyon Dolar'lık sponsorluk geliriyle Fenerbahçe.

Futbolun olmazsa olmazlarının başında elbette seyirci geliyor. Almanya'da bir futbol maçını ortalama 40 bin kişi izliyor. Takımlar maçlarını İngiltere'de 33 bin, İspanya'da 28 bin, İtalya ve Fransa'da 21 bin, Türkiye'de ise 16 bin seyirci önünde oynuyor.

Bu seyirciler sadece maçlara gelmekle kalmıyor, kulüplerinin logolu ürünlerini satın alarak, stadyumlarda lüks localar kiralayarak önemli bir gelir kapısı yaratıyor. Örneğin İngiltere'nin Chelsea takımının bir seyircisi, kulübü için yılda ortalama 2 bin 500 Dolar para harcıyor. Yıldızlar topluluğu Real Madrid ise sadece Beckham formalarının satışından yılda 120 Milyon Euro'dan fazla gelir elde ediyor.


 
Beş yıldızlı statlar

Buna karşılık kulüpler de "müşterilerini" memnun etmek için ellerinden geleni yapıyor. Örneğin İngiltere'nin en zengin kulüplerinden Chelsea'nin stadı Stamford Bridge'in yanında, üç yıldızlı iki otel, iki restoran, bir pub ve bir mega market bulunan Chelsea Village dikiliyor. Manchester United'ın ünlü stadı Old Trafford da bir müze ve alışveriş merkezinin yanı sıra, bir de eğlence merkezini barındırıyor.

Seyirciyi statlara çekmenin yolu yıldız futbolcu transfer etmekten, kadroyu her sezon zenginleştirmekten geçiyor. Son yıllarda yapılan transferlerde ödenen paralar büyük boyutlara ulaşmış durumda. Futbol tarihinde bugüne kadar gerçekleştirilmiş en pahalı transfer, 45.62 milyon Euro ile İtalya'nın Juventus Kulübü'nden İspanya'nın Real Madrid takımına giden Fransız futbolcu Zinedine Zidane oldu. Portekizli Luis Figo 37 milyon Euro, Arjantinli Hernan Crespo da 35.5 milyon Euro transfer ücreti alarak en pahalı futbolcular sıralamasında ilk üçe girmeyi başardı.


 
İflas eden edene

Tabii iş transfer ücretiyle bitmiyor. Bu yıldız futbolcular takımda oynadıkları süre boyunca da astronomik maaşlar alıyor. Örneğin Real Madrid'de oynayan bir futbolcu yılda ortalama 6.4 milyon Euro maaş alıyor. Chelsea ise bir sezon için oyuncularına toplam 115 milyon Euro maaş ödüyor. Roy Keane, Manchester United'dan yıllık 7.5 milyon Euro, Steven Gerrard ise Liverpool'dan 6.7 milyon Euro alıyor.

İşte bu şirket gibi yönetilen kulüplerin en hassas noktasını oluşturuyor. Kimi kulüpler ve ülkeler futbolcu ihraç ederek milyonlarca dolar kazanıyor. Örneğin Brezilya'nın bir yıl içerisinde yurtdışına yolladığı oyuncu sayısı 600. Bu futbolcuların kulüplerine ve dolayısıyla ülke ekonomisine katkıları ise yaklaşık 600 milyon Dolar. Kimi kulüpler ise hatalı ve pahalı transferler nedeniyle iflas bayrağını çekebiliyor. İspanya'nın efsane takımı Real Madrid para bulmak için tesislerini elden çıkarırken, İtalya'da Fiorentina, Roma, Parma Lazio gibi kulüplerden iflas sesleri geliyor. İngiltere'de Leeds United borç batağı içinde ikinci kümeye düşüyor.

Futbol sadece kulüpler için değil, ülkeler ve uluslararası organizasyonlar için de büyük bir ekonomik gelir anlamına geliyor. Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası, Şampiyonlar Ligi gibi uluslararası organizasyonlar ev sahibi ülkeyi kelimenin tam anlamıyla ihya ediyor.


 
Dünya kupası bereketi

2006 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan Almanya maçların oynanacağı statlar ve güvenlik organizasyonu için 250 milyon Euro para harcadı. Karşılığında ise tam beş milyar Euro gelir elde etti. Üstelik kazanan sadece Almanya olmadı. FİFA yayın haklarından 1.3 milyar, gişe gelirlerinden ise 230 milyon Dolar kazandı. Bu kadar da değil: Maçların İngiliz televizyonlarından High Definition teknolojisiyle yayınlanacağı duyurulunca tam 2.4 milyar Dolar'lık decoder satıldı. Atılan golleri cep telefonundan izleme olanağı sağlayan operatörler de 6.5 milyar Dolar ek gelir elde etti.

Şampiyonlar Ligi de oynanan futbol kadar kazanılan para yönüyle de konuşulan bir başka organizasyon. Avrupa'nın en seçkin takımlarını bir araya getiren Şampiyonlar Ligi, maç yayınları, bilet satışları ve sponsorlar sayesinde yılda ortalama 750 milyon Euro gelir getiriyor. Bu paranın 547 milyonu kulüplere gidiyor.

Olimpiyatlar futbolla yarışıyor

Son dönemde olimpiyatlar da ulaştığı ekonomik boyut itibariyle futbolla yarışmaya başladı. 1980'lere kadar olimpiyatlar prestiji yüksek, ancak ev sahibi ülkelere ekonomik açıdan büyük yük getiren bir organizasyon niteliğini taşıyordu. Ancak Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin olimpiyatları ticari şirketlere açtığı 1983'ten itibaren işin rengi değişti. Sponsorlar sayesinde ilk kez 1984 Los Angeles Olimpiyatları 350 milyon Dolar karla kapandı. 1996 Atlanta Olimpiyatları'nın geliri ise 5.1 milyar Dolar'a ulaştı. Avustralya'nın 2000 Olimpiyatları'ndan elde ettiği gelir ise 6.5 milyar Dolar'dı. Üstelik olimpiyat oyunları 90 bin kişiye iş olanağı yaratmış, Avustralya o yaz tarihinin en yüksek turizm gelirini de kazanmıştı.

Komşumuz Yunanistan ise 2004 Olimpiyatları sayesinde 3.5 milyar Dolar kazandı. Bu paranın 1.5 milyar Dolar'ı olimpiyatları yayınlamak için birbiriyle yarışan televizyon kuruluşlarından geldi. 1984'te sadece 100 milyon Dolar para harcayan sponsorlar da kendi reklamlarını yapmak adına oyunlara 700 milyon Dolar'dan fazla para aktardı.


 
Formula'nın cirosu 7.5 milyar Dolar

En çok ilgi çeken sporlardan biri de Formula 1 yarışları. Dünyanın en hızlı pilotlarını bir araya getiren bu heyecan fırtınası, yıllık cirosu 7.5 milyar Dolar'ı bulan dev bir sektör konumunda. Dünyanın en pahalı ve gösterişli sporu olan Formula 1'de yarışan takımların bütçeleri 300 milyon Dolar'ı geçiyor. Bu paranın büyük bölümü sponsorlar tarafından karşılanıyor. Örneğin pistlerin efsane takımlarından Ferrari; Marlboro, Fiat, Vodafone, Shell, Bridgestone gibi sponsorlardan 250 milyon Dolar'a yakın para kazanıyor.

2 milyarı aşkın insanı ekran başına toplayan bu dev organizasyonun televizyon yayın ve reklam gelirleri 2 milyar Dolar'ı geçiyor. Yarışlar, aralarında İstanbul'un da bulunduğu ev sahibi kentlere de büyük paralar kazandırıyor. Örneğin yarış döneminde İstanbul'a ortalama 50 bin turist geliyor. İstanbullular ve yerli turistlerle birlikte toplam izleyici sayısı 150 bini geçiyor. Bu insanların konaklama, ulaşım, yemek masrafları, İstanbul ekonomisinin ortalama 50 milyon Euro kazanmasını sağlıyor.

Ronaldinho 29.5 milyon Dolar • David Beckham 29.1 milyon Dolar • Ronaldo 12.7 milyon Dolar • Wayne Rooney 17.2 milyon Dolar • Michael Ballack 16.8 milyon Dolar Thierry Henry 15.8 milyon Dolar • Zinedine Zidane 15.6 milyon Dolar • Fabio Cannavaro 14.6 milyon Dolar • John Terry 14.3 milyon Dolar • Steven Gerrard 14.2 milyon Dolar