![]() |
|||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||
|
Çizgi romancı, grafik sanatçısı ve dergici kimlikleriyle 30 yıldır tanıdığımız Ergün Gündüz, çizgisini Anadolu'nun binlerce yıllık tarihine ve uygarlığına yaslıyor. Hedefi, kurduğu grafik tasarım şirketi Kültist ile Türkiye'de sanatta menajerlik sistemini kurmak ve çizgi filmi bir sektör haline getirmek. Karikatür, resim, çizgi roman, illüstrasyon, animasyon, grafik tasarım... İlk bakışta bunların her biri ayrı uzmanlık alanları gibi görünse de temelinde çizgi sanatına dayanıyor. Bazı sanatçılar bu alanların sadece birinde uzmanlaşmayı seçiyor. Kimileri birkaç farklı alanda birden çalışmayı yeğliyor. Ergün Gündüz ise saydığımız bu alanların tamamında çalışmalar yapıyor. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Görsel hafızasıyla bileğinin çok iyi uyuştuğunu anlatan Gündüz, farklı alanlarda yaptığı işlerin tamamındaki ortak yönü şöyle özetliyor: "Bileğimi kullanma ve fırça tarzım aynı. Yaptığım işler şekilsel olarak birbirinden çok farklı görünebilir ama kullandığım üslupta benzerlikler var. Ben eskiden beri ne görüyorsam onu çizebiliyorum. Bu hoşuma gidiyor." Çizmeyi zorlu bir mücadeleye ve savaşa benzeten Gündüz, gücünü ve ilhamını tarih boyunca birçok uygarlığın yeşerdiği, iç içe geçtiği Anadolu topraklarından aldığını belirtiyor. Gündüz'e göre bugün bu topraklarda üretilen her şeyde, Likyalılar, Frigyalılar, Truvalılar, Selçuklular ve Osmanlıların doğrudan ve dolaylı etkilerini görebiliriz. Anadolu'nun kültürel ve tarihsel zenginliğinden yola çıkarak üzerinde çalıştığı bir çizgi romanı var. Bu toprağın bin yıl sonrasını düşünüp çizen Gündüz'ün asıl hedefi ise bu çizgi romanı çizgi sinema haline getirmek. İddiası önemsenmeyecek gibi değil: "Sanılanın aksine İslam dünyasında da bilimkurgu ve fantezi var. Ben bütün dünyaya onlarınkinden geri kalır yanı olmayan, hiç ummadıkları nitelikte şeyler göstermek istiyorum!" | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Çizgi sanatının hemen hemen tüm alanlarında yer alıyor, eserler veriyorsunuz. Bu nasıl oldu?
Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü mezunuyum. Uzmanlık alanım Fresco-Secco idi. Yüksek lisansım da var. 1976'da, öğrencilik yıllarımda karikatür sanatının büyük ustası Oğuz Aral'la tanışıp o zamanların en popüler dergisi olan Gırgır'da çizmeye başladım. O zamanlar çizgi çizen herkesin sanatla ilgili her şeyi yapabileceğini düşünürdüm. Çünkü ben bunu yapabiliyordum. Sonraları herkesin her şeyi yapamadığını gördüm. Ukalalık gibi algılanacak ama, arkadaşlarıma karikatürist olmadığımı fakat karikatür çizdiğimi söylerdim. "Ben ressam olarak bu ülkedeki en başarılı 10 karikatüristin içine girdiysem, sizin mesleğinizle ilgili bir sıkıntınız var. Sizin karikatür konusunda çok daha iyi olmanız gerekir" derdim. Vs.: Bütün bu farklı disiplinler iç içe geçmiyor mu?
Bazen karikatür çizenler resim yaptıklarında da karikatür gibi çalışır. Oysa ben farklı işler arasında duvar örüyorum. Yaptığım resimlerle karikatürlerim arasında uçurum var. İllüstrasyonda, çizgi romanda, animasyonda, çizgi filmde, resimde farklı yaklaşımlar sergiliyorum. Vs.: Hangisini mesleğiniz olarak görüyorsunuz?
Bence çizgi çizen insan resim, heykel, karikatür, çizgi film de yapar. Hatta yapardan da öte, yapabilmeli. Leonardo da Vinci ressam, mucit, heykeltıraş ve karikatüristti. Salvador Dali, zamanında Disney için çalışmaya gitmişti. Federico Fellini hem usta bir çizer hem başarılı bir yönetmen. Tim Burton çok iyi bir çizer, aynı zamanda çok iyi bir yönetmen. Bütün bu isimlerin bir alandaki başarıları diğer alanlardan geri kalmıyor. Doğru niteliklere ve yeteneğe sahipsen farklı alanlarda da başarılı olabilirsin. Ben mimarlık da yapabilirim. O nedenle mesleğimi ayırmak istemiyorum. Şu an ağırlıklı olarak illüstrasyon yapıyorum. Bugün ABD'nin ünlü illüstratörleri, ressamım diyenden daha iyi ressamlar. Artık dünyada kavramlar değişti. Eskiden ressam, illüstratör, karikatürist diye bir ayrım vardı. Bileği ve gözü beraber çalışanlar başarılı oluyorlar. Kendimi bunlar içinde görüyorum, ama başarılı olup olmamak ayrı bir şey. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Ürettiklerinizde daha çok neler ön plana çıkıyor?
Renklerle oynamayı çok seviyorum. Detaycıyım. Bir şeyi yapacaksam, bu bilimkurgu da olsa gerçek bir objeden ya da canlıdan yararlanırım. Bugün Star Wars'taki tasarımların bazıları böceklerden, bazıları Asya'dan, bazıları Ortaçağ'dan etkilenmiştir. Ben de mutlaka etrafımda dokümanlarım olsun isterim. Çeşitli bulgulara bakıp, onlardan yeni parçalar çıkarırım. Bu etkilenmektir. Örneğin ünlü ressam Velasquez'in bir tablosunda rahip koltukta oturur. Siyah bir fon vardır. Uzun yıllar sonra modern sanatın ünlü ressamlarından İngiliz Francis Bacon da Velasquez'in bu tablosundan etkilenip kendi üslubuyla yine bir rahip yapmış ve arkasına iki et parçası asmış. O resim de bence çok değerli. Taklit etmek değil, ama etkilenmek önemlidir. Onun için doğadan, bir kişiden, sokaklardan, şehirlerden, canlılardan etkilenebilirsiniz. Ben de bunlardan etkilenmekten zevk duyuyorum. Vs.: Yaratım sürecinizde önce düşünüp sonra mı çiziyorsunuz, yoksa ilham geldiği zaman mı harekete geçiyorsunuz?
Herkesin tekniği farklı olabilir. Önce yapacağım şeyi düşünüp onun dokümanlarını bulmaya çalışıyorum. O dokümana göre çok hızlı bir şekilde beynim kompozisyonu kuruyor. Ardından kurşun kalemle kompozisyonu oluşturuyorum. İşe başlarken işin nasıl biteceğini biliyorum. Kafamda kurgulanmış oluyor. Işık ve gölgeyi seviyorum. Tek derinlikli olan kurşun kalemle çizimden sonra boyayla ışık ve gölgeyi yerleştirdikçe tasarımın boyutlandırılması beni heyecanlandırıyor. Çizme işini savaşa benzetiyorum. Bazen hızlanıyor, bazen sinirleniyorsunuz. Bu mücadele bütün gece sürebiliyor. Savaşırken kaybettiğinizi düşünüp geri çekiliyorsunuz. Bir süre sonra saldırıya devam ediyorsunuz. Çizimi bitirdikten sonra istediğiniz gibi olmuşsa savaşı kazanmış oluyorsunuz. Bu zaferi de kutlamak gerekir. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Çizmek tamamen yetenek işi mi, eğitimle geliştirilebilir mi?
Eğitimle bir yere kadar geliştirilebilir. Ancak sadece yetenekli olanlar ileri atlamayı bilir. Değişebilir ve yeni dünyalar kurabilir. Bir çizer hala bundan 20-30 yıl önce çizdiği çizgiyle devam ediyorsa bence ya yeteneklerinin sonuna gelmiş ve tıkanmıştır ya da yeteneklerinin tuttuğunu ve bundan sonra ilerlemeye gerek olmadığını düşünüyordur. Kimse alınmasın ama bu bence çok yanlış. 40-50 yaşından sonra çizgilerini değiştiren birçok çizer, ressam tanıyorum. Gerçekten yetenekli ve sanatçı kişiliği olan biri devamlı değişmek zorundadır. Yenilikçidir ve değişikliği içinde hisseder. Çizgisi de bakışı da değişir, çünkü o heyecanla yaşar. Vs.: Son yıllarda her alanda inovasyondan konuşuluyor. Bu alanda da yenilikçi ve yaratıcı olmak kaçınılmaz...
Kesinlikle. Teknoloji gelişti, bazı eski çizerler hiç teknolojiyle ilişki kuramıyorlar. Bilgisayarla ilişki kurmak ama teslim olmamak gerekiyor. Bilgisayara teslim olursan, sen olmaktan çıkıyorsun. Ben kullanıyorum. Yedi yıldır da Bilgi Üniversitesi'nde görsel iletişim dersleri veriyorum. Teknolojiyi takip ediyorum, ama serbest elle çizmekten aldığım keyfi hiçbir şeyden almıyorum. Piyasanın talebine göre çizimleri dijital ortamda ya da elle yapıyorum. Aslında beni serbest bıraksalar, yalnızca yağlıboya tablo yapmak isterim. Bundan sonraki hayalim yalnızca tablo yapmak. Bu da başa dönmek gibi bir şey olacak. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Kendinizi en iyi yağlıboyayla ifade ettiğinizi mi söylüyorsunuz?
Büyük tuvaller büyük bir heyecan taşır. Boyaların incelikleri, kalınlıkları, fırçaların hızlı vurulması, yavaş detaylar bana büyük bir haz veriyor. Yağlıboya tabloyu kimse için değil, kendiniz için yaparsınız. Kendinize yaptığınız resmi biri beğenirse alır. Diğer işlerinizi ise bir siparişe göre yaparsınız. En çok yağlıboya ve suluboya resim yapmayı seviyorum, ama her işimi iyi yapmaya ve zevk almaya çalışıyorum. Vs.: Bugüne dek yaptığınız çizimlerden size en keyif veren hangisiydi?
Bugüne kadar binlerce çizim yaptım. En keyif aldığım işlerden biri, Avrupa'nın en eski gotik katedralinin bulunduğu Amiens kentindeki Picardie Müzesi'nde sergilenen eserim. Dünyaca ünlü çizerler Milo Manara, Boucq, Cabanes ve Gillon'un eserleriyle yan yana sergilenecek bir eserin siparişini almak ve yapmak çok zevkliydi. Bu eseri gelecek nesiller de görebileceği için çok mutluyum. Bir de ünlü Fransız çizer Jack Fernandes ile yaptığımız İstanbul kitabından çok keyif almıştım. İstanbul'u beraber gezdik ve çizdik. Hem rehberlik yapmak hem de çizmek çok keyifliydi. Vs.: Yağlıboya dışında gelecekte yapmak istedikleriniz neler?
Türkiye'de çizgi film sektörü oluşturmak, resimli roman serilerinin eksiksiz tamamlanacağı bir yapı kurmak istiyorum. Türkiye'de çizgi roman maalesef çok iyi tanınmıyor. Alt kültür edebiyatı gibi algılanıyor. Oysa çizgi romanın çok güçlü bir enerjisi var. Japonlar çocuklar için yapılanları televizyona, büyükler için yapılanları sinemaya verir. Japonlar sinemaya çizgiyle saldırıyor ve filmden çok daha iyisini yapıyor. Ben de Türkiye'de bunu gerçekleştirmeyi istiyorum. Şöyle de bir iddiam var: Türkiye'de en çok dört milyon kişi sinemaya gitmiştir deniyor. Biz bir gün bir film yaptığımızda eminim bu rakamların çok üstünde kişi sinemaya gidecek. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ergün Gündüz kimdir
Kariyerine, 16 yaşındayken akademide resim eğitimi aldığı dönemde Gırgır'da karikatür çizerek başlayan Ergün Gündüz, ardından Bahreyn'de çizgi film ve reklam sektöründe çalıştı. Hıbır ve H.B.R mizah dergilerinin kurucu ve çizerlerinden. Rr, Joker ve Resimliroman gibi çizgi roman dergilerinde yöneticilik ve çizerlik yaptı. Radikal gazetesinin kuruluşunda Taksi çizgi romanıyla yer aldı. Amerikan ve Fransız ekolleri karışımının ilk örneği olan Akrebin Gölgesi adlı dergiyi yayımladı. "Ergün Anlatıyor" isimli bir anı kitabı da yayımlanan Gündüz, yurtdışında çeşitli dergi ve gazetelerde; çalıştı derlemeler de yaptı. "Çizme işini savaşa benzetiyorum. Bazen hızlanıyor, bazen sinirleniyorsunuz. Bu mücadele bütün gece sürebiliyor. Savaşırken kaybettiğinizi düşünüp geri çekiliyorsunuz. Bir süre sonra saldırıya devam ediyorsunuz. Ortaya istediğiniz gibi bir çizim çıktıysa savaşı kazandınız demektir." |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||