Aldo Kaslowski
Mehmet Barlas / Emre Kongar
Timur Tuncer
Ipek Cem
Türkan Saylan
Ramize Erer
Rasim Öztekin / Kemal Islamoglu
Ümit Boyner
Sahan Gökbakar
Özgür Kibris




Vestel, 2000'lerin başından bu yana yavaş yavaş adım attığı çoklu marka stratejisinde 2006'nın en büyük adımını Whirlpool ile attı. Vestel Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama A.Ş.'nin yeni genel müdürü Timur Tuncer, yıllar içerisinde oluşturdukları stratejide artık sıranın eyleme geldiğini söylüyor.

"Burada alışveriş yapan birisi aynı malın dünyanın herhangi bir noktasında kaça satıldığını çok iyi biliyor. Değişimi fark etmek ve buna uyum sağlayabilmek çok önemli"

Vestel, Türkiye'nin çevresindeki ülkelerde kendi markasıyla var olma stratejisini sürdürüyor. Bu strateji doğrultusunda yeniden yapılanan Vestel'de Levent Hatay, Türkiye, Rusya, Bağımsız Devletler Topluluğu (Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan) ve Ortadoğu'da (İran, Irak, Suriye) Markalaşmadan Sorumlu İcra Kurulu Üyeliği'ne getirildi. Hatay'dan boşalan Vestel Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama A.Ş. Genel Müdürlük görevine ise Tüketici Hizmetleri ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Timur Tuncer atandı. Tuncer yaklaşık altı yıldır Vestel'de çeşitli yönetim kademelerinde görev alıyor. 2003 yılından bu yana Tüketici Hizmetleri ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Tuncer, şirketin Türkiye genelindeki 700 servisinin yeniden yapılanmasını başarıyla yönetti.

Yıllardır bayi ve servislerle yakın ilişkiler geliştiren Tuncer, yeni görevinde bunun her iki taraf için de avantajlar sağlayacağını ifade ediyor. Vestel'in Türkiye çapındaki showroom'larını çoklu marka stratejisi doğrultusunda konsept mağazalara dönüştürme projesini eyleme geçirmeyi hedeflediğini belirten Tuncer, değişen pazar koşullarında çoklu marka stratejisinin önemini ve yeni dönemde Vestel'in hedeflerini bizlerle paylaştı.


 

Vs.: Vestel'de yeni yapılanmayla birlikte neler değişecek?

Vestel'de bir değişim olacak. Fakat bu değişikliklerin yeni yapılanmayla ilgili olacağını sanmıyorum. Bizim stratejilerimiz günden güne değişmez; uzun tartışmalar, uzun incelemeler, yorumlar sonucunda oluşur. Bugünün stratejilerinin oluşması aslında 2000'li yıllardan başladı. Bu bir adımdı. Hep daha önce atılan adımlarla buralara gelindi. 2000'li yıllarda 70-80 showroom vardı. Bugün ise 1200 çok şık showroom var. Biz şu anda bir değişime girdik. Showroom'larımızın çoğu konsept olmaya başladı. Konsept olmasının amacı da çoklu marka stratejimiz.

Vs.: Vestel'in çoklu marka stratejisini tanımlar mısınız?

Vestel bir pazarlama şirketi. Yaygın rekabet ortamında müşteriyi elinizde tutabilmeniz çok önemli. Müşteriyi elinizde tutmanın tek yolu da müşterinizin bir başka mağazada deneyim yaşamasını engelleyecek yollar, yöntemler bulmanız. Sektörümüzün ihtiyaçları doğrultusunda ihtiyaç duyabileceği her şeyi sunabilmeliyiz. Ev hanımları için beyaz eşyalar, beyler için elektronik cihazlar, çocuklar için bilgisayar, gençler için mp3 çalar gibi. Tüm bu ürünleri sunabilmenin iki yolu var. Birincisi üretmediğimiz her ürünü Çin'de markamızın adıyla üretebiliriz. Bu kolay bir yol. Ama biz bunu seçmedik. Vestel'in seçtiği yol dünyada kendini kanıtlamış, marka olmuş, ilk üç marka arasına girebilmiş, çok iyi bilinen, Vestel'i iyi temsil edebileceğine ve bizim onu iyi temsil edebileceğimize inandığımız, belirli bir kalite düzeyini yakalamış ürünleri müşterimize kendi markalarıyla vermek. Örnek olarak elektronikte Vestel'in yanında JVC satıyoruz. JVC dünyaca tanınmış bir elektronik marka. Beyaz eşyada Whirlpool ile çalışmaya başladık. Whirlpool dünyanın bir numaralı üreticisi. Çok markalı ürün satan diğer mağazalardan farkımız, her markayı rafımıza koymamamız. Ayrıca aynı ürün grubundan ikiden fazla markayı mağazalarımızda bulundurmuyoruz. Birinci markamız Vestel, diğer marka ise dünyada kendini kanıtlamış, ilk üçe girmiş markalardan biri olmak zorunda.

Vs.: Bu yeni stratejinin başarı üzerindeki etkisini anlatabilir misiniz?

Başarı, kurallarımızı pazarın kurallarına ne kadar uyarladığımız yani pazarın kurallarına ne kadar çabuk uyum sağladığımızla paralel olacak. Dolayısıyla pazar kurallarına uyum sağlama yeteneği bizim başarımız olacak. Başarı yalnızca fırsatlardan kaynaklanmıyor. Fırsatın elimize geçmesi başarıyı getirmez. Başarı, fırsatlarla hazırlığın çakıştığı anda ortaya çıkar. Hazırlığımız varsa fırsatların bir anlamı var. Dolayısıyla gelecek için hazır olmalıyız. Türkiye'deki yeni oluşumlara baktığımızda pek çok zincirin geldiğini görüyoruz. Zincirler kendi bulundukları alanlarda çok etkili. Fiyatları allak bullak ettiler. Bir sürü zincir de Türkiye'ye girmek için sırada bekliyor. Geleceği temsil edebilecek mağazalarımızı kuramazsak yok olmaktan kurtulamayız.

Vs.: Gelecekteki mağazalar nasıl olmalı?

Büyük ölçekli 4-5 bin metrekarelik dükkanlar açmamalıyız. Ama en azından dükkana giren tüketicinin "İstediğim kalitede farklı markaları bulabiliyorum" diyebilmesini sağlamalıyız. Zincir mağazalarda pek çok seçenek sunulur, ancak ürünün detayını anlatabilecek kapasitede bilgiye sahip eleman bulmanız zor. Konsept mağazalar için zincir mağazaların biraz daha butik hali diyebiliriz. Vestel'in konsept mağazalarında ne aldığınızdan, niçin aldığınızdan, nasıl aldığınızdan emin bir şekilde ayrılma imkanınız var. Dolayısıyla tatmin olarak ayrılmanız mümkün oluyor.


 

Vs.: Daha önce servislere yakın olmanız yeni görevinizde ne tür avantajlar sağlıyor?

Herkes rekabetle başa çıkmak istiyor. Rekabet bundan sonra fabrikalarda üretilen mallar arasında ya da hizmetler arasında olmayacak. Rekabetin, ürün fabrikadan çıktıktan sonra üzerine konulan katma değerler arasında olacağına inanıyorum. Ürünün ambalajı, ürün için verilen hizmet, reklam ve en önemlisi servis gibi unsurlar rekabeti belirleyecek. Müşterinin itibar ettiği unsurların da bunlar olduğuna inanıyorum. Karlı bir iş yapabilmek için sadık müşteriler yaratabilmeliyiz. Bu sadık müşterilere sahip olmak ve bunları yaratmak da tamamen ürünün satışından sonra başlayan hizmetler zinciriyle oluşuyor. Daha önce bu görevde olduğum için müşteri sadakatinin nasıl sağlanabileceğini, kaliteli servis hizmeti vermenin ne kadar önemli olduğunu biliyorum ve bu aşamada bu zinciri daha rahat kurabileceğimi zannediyorum. Bunun bana bir avantaj sağlayacağını düşünüyorum.

Vs.: Öncelikleriniz neler olacak? Hangi konulara odaklanacaksınız?

Bu yılımı "stratejiden eyleme" olarak yorumluyorum. Çünkü bu yılın stratejileri daha önceki yıllardan belirlenmişti. Şimdi eyleme geçme zamanı. Çoklu marka stratejisinin, konsept mağazaların Türkiye çapında başlatılması, yaygınlaştırılması ve oturtulmasına yoğunlaşacağım. Çoklu marka stratejisi çerçevesinde gelen tüm markalar bizim için çok önemli. Bu anlamda dağıtıcısı olduğumuz markalara verdiğimiz sözler önemli. Çoklu marka kavramının algısının tüm bayilerimize yerleştirilmesi, uygulanması, faydalarının tanıtılmasıyla ilgili bir misyon yüklenmiş oluyorum. Yeni bir strateji değil, konulmuş olan stratejinin illüstrasyonuyla geçirmeyi planlıyorum.

Vs.: Dünyada beyaz eşya ve elektronik pazarı hangi yönde ilerliyor?

Bir savaş alanı bulunuyor ve savaşıyoruz. Ancak bu savaş alanı eskisi gibi küçük değil. Çok büyük bir alanda global anlamda gerçekleşiyor. Çünkü burada alışveriş yapan birisi aynı malın dünyanın herhangi bir noktasında kaça satıldığını çok iyi biliyor. Değişimi fark etmek ve buna uyum sağlayabilmek çok önemli. Günümüzde iletişim araçları çok yaygın. Bir şeyleri araştırmak çok kolay. Herkes de araştırmayı çok seviyor. Bu anlamda müşteri çok bilinçli ve çok araştırıyor. Almadan önce her şeyi çok iyi biliyor. Müşterinin bu yönde bir değişimi var. Ayrıca müşterinin sadakati gittikçe azalıyor. Markaya bağımlılık kalmıyor. En iyi hizmeti, en iyi ilgiyi nereden göreceğine inanıyorsa oradan alışveriş yapıyor. Müşteriyi memnun etmek çok kolay değil. En önemlisi müşteri artık pek çok seçenek istiyor. Firmalar da müşteriye farklı seçenekler sunmaya çalışıyor. Bizler de müşterilerin bu eğilimi doğrultusunda çoklu markaya geçtik. Müşteri bir markaya ya da bir mağazaya bakıp karar vermiyor. Kararını vermiş olsa bile yine de diğer imkanları araştırıyor. Kredi kartı kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte müşteri kendini her mağazada daha özgür hissediyor. Çünkü her mağazadan alışveriş yapabilme şansı var. Eskisi gibi senetli bir sistem olmadığı için kendisini yakından tanıyan, kendisine kredi veren mağazalara bağımlı kalmıyor. Bu trendlere uygun mağazalara gelecek hazırlamamız lazım. Müşteriyle birebir ilgilenen, müşteriye ürünle ilgili tüm bilgileri sunan bir satış elemanı ve mağazada müşteriyi tatmin edecek yeterli seçeneği sunabilecek ürünleri bulundurmak, sunulan ürünleri müşterilerin mağazada test etmesine imkan tanıyabilmek gerekiyor.