|
|
|||||||||
|
|||||||||
|
"Türkiye ve AB ilişkileri" adlı kimi zaman bir dram, kimi zaman kara mizah, kimi zaman bir komedi tadındaki oyunda 3 Ekim 2005 Pazartesi günü alınan Türkiye'yle tam üyelik müzakerelerinin başlaması kararının ardından başka bir perde açıldı. Tam üyelikle sonuçlanması öngörülen ve Türkiye-AB tam üyelik müzakerelerinin başlaması kararı, kimine göre Türkiye'nin Cumhuriyet devrimlerinden bu yana en büyük çağdaşlaşma projesinin ve AB hedefi doğrultusunda atılan önemli adımların dönülmez bir yola girmesi olarak yorumlanıyor...Müzakere sürecinde Gümrük Birliği, taşımacılık politikası, malların serbest dolaşımı, sermayenin serbest dolaşımı, sosyal politika ve istihdam politikalarına kadar uzanan 35 başlık bulunuyor. Türkiye'nin tam üyeliğinin gerçekleşmesi için bu başlıkların her biri çerçevesindeki dinamik, sürekli kendini yenileyen AB müktesebatının Türkiye'nin iç hukukuna aktarılması ve daha da önemlisi uygulanması gerekiyor. AB ile tam üyelik müzakereleri klasik anlamda bir müzakere süreci değil. Çünkü müzakere edilen ve pazarlık payı olan tek konu "uygulama takvimi" değil. Bu nedenlerle Türk iş dünyasının her bir başlık çerçevesinde potansiyel risk ve tehditleri belirlemesi, gerektiğinde proaktif bir şekilde karar alma mekanizmalarına katılmaları çok önemli. Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) bir araştırmasına göre AB'ye katılan 10 yeni üye ülkenin toplam 102 konuda, Bulgaristan ve Romanya'nın ise toplam 35 konuda AB'den istisna (belirli bir alanda, belli bir süre için mevzuata uymama hakkı elde edilmesi) aldığı görülüyor. AB'nin daha önceki genişlemelerindeki deneyimlere bakıldığında (özellikle 1 Mayıs 2004 tarihli son genişleme süreci), önümüzdeki yıllarda iş dünyasından sokaktaki insana toplumun farklı kesimlerini etkileyecek AB müktesebat başlıklarının zorluk derecesinin ve açılma sırasının şu şekilde olduğu görülüyor:
| |||||||||||||||||||||||||
AB uluslararası dolaşım ücretlerine yönelik tüketiciyi bilgilendiriyor
Tüm dünyada önemli bir pazar olan telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri pazarına yönelik olarak Avrupa Birliği'nin önemli politikaları bulunuyor. Örneğin bilgi teknolojileri ve medya politikası çerçevesinde, tüm AB üye ülkelerinde telekomünikasyon hizmetlerinin liberalleştirilmesi çalışmaları 1998 yılına uzanıyor.
Bu politika dahilinde AB genelinde "her AB tüketicisinin temel telekomünikasyon hizmetlerini makul fiyattan alabilmesi" hedefleniyor. Avrupa Komisyonu bilgi teknolojileri ve medya politikalarından sorumlu bürokratlar ise son yıllarda "AB ülkeleri arasında ortak bir düzenleyici çerçeve" gibi pek çok adım atıldığını, ancak hala "uluslararası dolaşım ücretlerinin" çok yüksek olduğunu ve tüketicinin bu durumdan mağdur olduğunu düşünüyor. AB ülkelerinde ulusal cep telefonu operatörlerinin uluslararası dolaşımlara yönelik fazla ücret talep edip etmediklerine dair Avrupa Komisyonu'nun açtığı soruşturmalar sürerken, üye ülkelerde ortak bir ücret uygulanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Avrupa Komisyonu'nun uluslararası dolaşım ücretlerine dair tüketiciyi bilgilendirmek için attığı adımlardan biriyse ekim ayında hizmet vermeye başlayan, http://europa.eu.int/information_society/roaming adresinden ulaşılabilecek yeni bir web sitesi. Tüketiciye yansıyan uluslararası dolaşım ücretleri, yerel operatörle seyahat edilen ülkedeki operatörler arasındaki anlaşma sonucu belirleniyor. Bu çerçevede, altı ayda bir yenilenecek web sitesi sayesinde, 25 AB üyesi ülkede seyahat eden bir cep telefonu kullanıcısı, hangi operatörün uluslararası konuşma ücretinin ne kadar olduğunu öğrenebilecek ve yerel operatörün daha ucuza anlaştığı yabancı operatöre yönelik tercihte bulunabilecek. Bu hizmetle komisyon uluslararası dolaşım ücretlerine yönelik rekabeti artırmayı, dolayısıyla mobil operatörlerin ücretlerini düşürmesini ve/veya tüketiciye özel paketler önermesini umuyor. | ||||||||||||||||||||||||||
Lizbon Stratejisi hala bir hayal
Lizbon Stratejisi, 2010 yılına kadar AB'nin, dünyanın en rekabetçi bilgi ekonomisi haline gelmesini ve bunu yaparken sosyal devlet ve serbest piyasa ekonomisini dengelemeyi hedefleyen, AB'nin hemen hemen aldığı tüm kararları şekillendiren bir strateji... Bu strateji dahilinde, 2010 yılı için AB genelinde yüzde 70 istihdam hedeflenirken, bu rakam kadınlar için yüzde 60 ve 55-64 yaşındakiler için yüzde 50.
AB'nin istatistik kurumu Eurostat'ın 25 AB ülkesini kapsayan son verilerine bakıldığındaysa "Lizbon Stratejisi"nin daha çok yol kat etmesi hayal olmaktan öteye geçemiyor:
Europe's World dergisi çıktı
Avrupa'nın önde gelen fikir adamları, bürokratlarının görüşlerinin yer aldığı başta Brüksel merkezli Friends of Europe olmak üzere toplam 45 düşünce kuruluşu tarafından hazırlanan, "Foreign Affairs" gibi dergilerle aynı çizgide yer alan Europe's World adlı politika dergisinin ilk sayısı yayımlandı.
Yılda üç kere yayımlanacak dergide üye ülkeler ve aday ülkeleri ilgilendiren önemli konularda, uzman kişilerin görüşleri yer alıyor ve AB konusundaki önemli politikalar masaya yatırılıyor. Yaklaşık 200 bin kişiye ulaşmayı hedefleyen, editörler kurulunda Avrupa Parlamentosu ve Komisyonu eski başkanlarından Washington Post, Financial Times gibi gazetelerin köşe yazarlarına kadar ünlü isimlerin yer aldığı dergiye www.europesworld.org adresinden ulaşmak ve bedava olarak okumak mümkün olacak. |
||||||||||||||||||||||||||