|
|
|||||||||
|
|||||||||
|
Teknolojideki gelişmeler hayatımızın her alanını kucaklıyor. İhtiyaç duyacağımız her şeyi cep telefonunda bulacağımız sınırsız bir dünyanın içine doğru gidiyoruz. Ancak sınırı olmayan bir konu daha var; yeni teknolojilerin yarattığı yeni suçlar. İnternet yoluyla işlenen suçlar, son dönemde hukuk ve internet arasındaki bağın bir kez daha irdelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Sabah cep telefonundaki saatin alarmıyla kalkıyorsunuz. Birden nerede uyandığınızı kavrayamadınız. Tüm otel odaları artık aynı. Dün Londra'daydınız, bugün Moskova'da işleri bitirebilirsiniz, yarın sabah İstanbul'da evde uyanabilirsiniz. Tam evden çıkacaksınız, cep telefonunuza havanın yağmurlu olduğuna dair mesaj geldi. Hemen ardından bir mesaj daha; evinizle işiniz arasındaki yolda trafiğin sıkışık olduğunu öğrendiniz. Arabayla değil, deniz yoluyla işinize gitmeye karar veriyorsunuz. Deniz yolculuğunuz esnasında cep telefonunuzdan önce e-postalarınıza bakıyorsunuz. Ardından o gün gireceğiniz bir toplantıyla ilgili araştırma yapıyor ya da e-kitap okuyorsunuz. Öğlen oldu, karnınız acıktı. Cep telefonunuzdan yemek siparişi veriyorsunuz. Öğleden sonra bir toplantı için dışarıdasınız. Toplantının başlamasını beklerken cep telefonunuzdan kredi kartı borcunuzu ödüyorsunuz. Toplantının ardından arkadaşlarınızla buluştunuz. Sohbet ederken, çocuğunuzun ders notları mesaj olarak geldi. Eşinizle dışarı çıkmayı planlıyorsunuz. Cepten aldığınız sinema biletiyle bu iş de tamam. Eve dönüş yolunda muhasebeden mesaj ulaşıyor; cep telefonundan verdiğiniz talimatla verginizi ödüyorsunuz. Yurtdışındaki iş ortaklarınızdan biriyle saat farkından dolayı görüşmenizi eve dönüş yolunda yapıyorsunuz. Haftasonu yazlık eve gitmeye karar verdiniz. Artık "gittiğimizde üşür müyüz" derdiniz yok. Uzaktan halledebiliyorsunuz. Annenizin kalp atışlarında bir düzensizlik var. Onu sürekli takip altında tutmak istiyorsunuz. Peki ama nasıl? Tek yapılması gereken vücuda sensörler yerleştirmek. Bu sensörlerden mobil telefona aktarılan bilgiler uzman hekimlere gönderiliyor. Babanız emekli. O henüz elektronik hayata sizin kadar entegre değil. Peki ama ne duruyorsunuz? Onu da mobil hayata davet etmelisiniz. Her an elektronik her an mobil
"Mobil olmak" kavramı hayatımızın her alanına giriyor. Ama sanmayın yenilikler bu kadar... HP'nin yaptığı bir araştırmaya göre, 2010 yılında devletle ilgili bütün birim ve hizmetlere mobil ortamdan ulaşılabilecek. Bu da mobil devletin taşınabilir bir servis olacağı ve bütün uygulamaların cep telefonuna taşınacağı anlamına geliyor. Böylece zamandan ve maliyetten büyük ölçüde tasarruf sağlanabilecek. Bill Gates'in internetle ilgili bir öngörüsü var. "İnsanların yarısı beş yıl sonra gazetelerini internetten okuyacak" diyor. Bu aslında yalnızca gazetelerle ilgili bir durum değil. ABD'de elektronik kitap okuyanların sayısı hızla artıyor, 2004 yılının son çeyreğinde 420 bin e-kitap satılmış. Bu satışlardan elde edilen gelir 3,5 milyon dolar civarında. 2005 yılında e-kitap satışından beklenen toplam rakam 250 milyon doların üzerinde.
Küçücük bir cep telefonunun içinde istediğiniz ve ihtiyaç duyduğunuz bütün bilgileri/kitapları taşıyabilmek ve onların içeriklerine istediğiniz an ulaşabilmek e-kitabın sunduğu en büyük artılardan biri. Türkiye'de elektronik kitap satışı henüz birkaç ay önce başladı. Ancak durum şimdilik çok parlak değil ve satışlar düşük seviyelerde. Projeyi başlatan IDéEFIXE Genel Müdürü Deniz Karabacak, uygulamanın başladığı ilk 15 gün içinde 300 e-kitap satıldığını, ancak şu günlerde iki güne bir kitap düştüğünü söylüyor. Palm, teknolojide entegrasyonun en çarpıcı örneklerinden biri. Cep telefonu büyüklüğündeki cihazda bilgisayar, cep telefonu ve internet teknolojileri bir araya geliyor. | |||||||||||||||||||
Eğlence sektörü yerinde durmuyor
Medya ve eğlence sektöründeki büyüme pek çok sektörün gözünü kamaştırıyor. PricewaterhouseCoopers (PWC) tarafından yapılan "Eğlence ve Medyanın Küresel Görünümü: 2005-2009" araştırmasına göre, eğlence ve medya sektörü 2000 yılından bu yana yıllık ortalama yüzde 7.3 büyürken 2009 yılında 1.8 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşacak. Önümüzdeki beş yılda Asya Pasifik Bölgesi'ndeki ülkeler, özellikle Çin yılda ortalama 11.6 büyüyerek medya ve eğlence sektöründeki en hızlı büyümeyi gösterecek. Bu büyümeyle birlikte buradaki pazar büyüklüğünün 2009 yılında 432 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
ABD 2009 yılına kadar yılda ortalama 5.9 büyüme hızıyla medya ve eğlence sektörünün en yavaş büyüyeceği ülkelerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Sektörün 2009 yılında ABD'deki büyüklüğü 690 milyar dolara ulaşacak. Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesini içine alan EMEA Bölgesi'nde ise, medya ve eğlence sektörünün 2009 yılına kadar yılda ortalama 6.5 oranında büyüyerek 572 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması hesaplanıyor. Medya ve eğlence sektörünün altında film, televizyon, müzik, internet, dergi ve gazete yayıncılığı, eğlence parkları gibi segmentler bulunuyor. Bunlar arasından internet erişimi ve reklamcılığı yüzde 16.9, video oyunları yüzde 16.5 ile en hızlı büyüyen segmentler olacak. Bu büyüme hızlarıyla internet erişimi ve reklamcılığı 2009 yılında 289 milyar dolar, video oyunları 55 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacak. İnternet erişimi ve reklamcılığı ve video oyunlarına göre daha yavaş olmakla birlikte film ve müzik endüstrisi, televizyon bağlantıları (kablo ve normal yayın), televizyon dağıtımı (istasyon, uydu, kablo) gibi segmentlerdeki büyüme de devam edecek. Dijital, 35 mm'nin tahtına göz dikti
Hızla gelişen teknoloji sinema sektörünü de hakimiyeti altına aldı. Dijital teknolojideki gelişmeler film endüstrisindeki alışkanlıkları değiştirecek gibi görünüyor. Sinemada dijital teknoloji 35 mm filmin yerine göz dikti. Başka bir deyişle, sinema filmi çekmeyi pahalı bir iş haline getiren 35 mm filmin tahtı, dijital film teknolojisiyle sallanmaya başladı. Hollywood'un ünlü yönetmenlerinin tercihi olan dijital kayıt; 42. Altın Portakal Film Festivali'ne damgasını vuran ve DivX teknolojisiyle çekilen "Türev" ve "İki Genç Kız" filmleriyle gündeme geldi. Dijital kamerayla çekilen bu iki filmin ortak yanı; 35 mm sinema filmine değil, DivX adı verilen dijital video formatına kaydedilmeleri. Bu kasetlerin fiyatı, sinema filmine göre çok daha ucuz.
| ||||||||||||||||||||
İlk dijital film; '"Star Wars"
Sinema endüstrisinin merkezi durumundaki Hollywood'da da dijital kayıt dönemi ağırlığını hissettiriyor. Ancak Hollywood, dijital sinemada Türkiye'de kullanılan DivX ile değil, daha gelişmiş bir teknolojiye sahip olan yüksek çözünürlüklü HD (High Definition) kasetlerle çekim yapıyor. Bunun en önemli örneğini ise dünyaca ünlü yönetmen George Lucas verdi. Lucas, Star Wars Bölüm: 2'yi HD kamerayla çekerek tamamı dijital çekilen ilk filmin yönetmeni olma unvanını aldı. Lars Von Trier, Jean Luc Godard ve Steven Soderbergh gibi yönetmenler de dijital kamera kullanmaya başlayan sinemacılar arasında yer alıyor.
Dijital geleneksel film bobinine karşı
Dijital sinema akımı hızla geleneksel filmlerin yerini almaya başladı. İrlanda'da 500'den fazla sinema salonu film bobininden dijital formata geçiyor. Sinema salonlarında gelecek yıllarda sıkça gündeme gelecek olan dijitalle geleneksel film bobini (pelikül) arasındaki çekişmenin ilk sinyali İrlanda'dan geldi. Avrupa'nın bilişim merkezlerinden İrlanda dijital teknolojiye geçiş yapan ilk ülke oldu. İrlanda'da 500'den fazla sinema salonunda dijitale geçilmesinin maliyeti 53.3 milyon dolar olarak hesaplandı. ABD ve Avrupa'daki sinemalar da hızlı bir şekilde dijital teknolojiye geçiş yapıyorlar.
Dijitalin en büyük avantajı, geleneksel 35 mm filme göre daha pratik olması. Ancak dijitalin avantajları bununla sınırlı değil. Dijital format, film bobinine kıyasla daha temiz bir görüntü sağlıyor. Dijital filmin dağıtımı daha ucuz ve kolay. Buna karşın film makaralarının sinema salonuna taşınması gerekiyor. Makaranın her seferinde yeniden raflara yerleştirilmesi ve film gösterimden kalktıktan sonra da saklanması gibi sorunları var. Pelikül film gösterildikçe kalitesini yitirirken, dijital film görüntüsünde binlerce kez gösterilse dahi bozulma yaşanmıyor. Bütün bunlarla birlikte maliyet avantajını da unutmamak gerek. Dijital film, sinemacılıkta yeni, ancak internet kullanıcılarının alışkın olduğu bir yöntemle dağıtılıyor; "film indirme". Sinema salonları kendilerine verilen özel şifrelerle, kriptolu içeriği uydu linkinden indirecek. Filmin gösterimden kalkması da tek tuşa bağlı. Sinemacının dijital içeriği bilgisayardan silmesi yeterli olacak. Dijital filmlerin kriptoları Walt Disney, Fox Entertainment, Metro-Goldwyn-Mayer, Paramount, Sony Entertainment, Universal Studios ve Warner Bros gibi dev film şirketlerinin ortak kurduğu Digital Cinema Initiatives tarafından hazırlanıyor. | ||||||||||||||||||||
İnternetle televizyon alıcısı birleşiyor
Uydu operatörlerinden Eutelsat, televizyon yayıncılığında son teknolojiyi evlere taşıyacak. 2006 yılının başlarında internetle televizyon alıcısı birleşmiş olacak. Eutelsat'tan yapılan açıklamaya göre yüksek çözünürlükte kaliteli görüntü ve ses imkanı veren dijital televizyon HDTV ile izleyicinin kendi yayın akışını oluşturmasına olanak sağlayan IPTV yayınları, Eutelsat aracılığıyla 2006 yılında başlayacak. IPTV, internet bağlantılı gelişmiş televizyon içeriği sağlayan yayıncılık teknolojisi olarak tanımlanıyor. İnternetle televizyon alıcısının tek cihaz haline getirilmesiyle televizyon izleyicileri hem daha fazla kanalı izleme imkanına kavuşacak hem de kendi yayın akışlarını oluşturabilecekler. IPTV teknolojisine sahip olanlar, internet yoluyla ilgilendikleri programları tespit edecekler. Eutelsat'ın sağlayacağı geniş kanal kapasitesini kullanarak, yayın akışlarını alıcılarında programlayacaklar. İstedikleri saatler arasında ellerine kumanda cihazını almadan, ilgi alanlarına giren programları tek bir televizyon kanalını izliyormuş gibi takip edebilecekler. Uygulama 2006'nın sonunda ya da 2007 yılı içinde Türkiye'de de başlayacak.
Elektrik şebekesinden hızlı internet erişimi
ABD'deki bir elektrik dağıtım şirketi, elektrik şebekesi üzerinden hızlı internet erişimi sağlayan bir sistemi deniyor. CenterPoint Energy şirketi, son derece hızlı olan kablo modem internet erişiminden 1.5 kat daha hızlı erişim sağlıyor. Aslında bu sistemi uzun bir süredir elektrik şebekesinin denetlenmesi ve kontrolü için kullanan şirket, sistemi ilk kez yüksek kalitede veri, görüntü ve ses transferi için kullanmaya karar verdi. İnternet bağlantısı için evlerdeki elektrik prizleri dışında herhangi bir altyapı gerektirmeyen sistem, yüksek hızlı geniş bant internetin büyük kitlelere ucuza ulaştırılması açısından önem taşıyor.
İç içe geçen konseptler
İnternet büyümeye devam ediyor. İnternet kanalı hemen her sektöre uyarlanıyor. Müzik internetten dinleniyor, filmler internetten izleniyor, kitaplar internetten okunuyor. İnternet erişimi dünyada yüzde 10'lar düzeyinde. Türkiye'deki durum da aşağı yukarı aynı. Ancak cep telefonu erişim oranları yüzde 40'lara ulaştı. Günümüzde internetin sağladığı olanaklarla cep telefonu hizmetleri iç içe geçmiş durumda. Gidilen yol, birçok aletin işlevine sahip olacak cihazlar geliştirmek. Konseptler iç içe geçerken, bireyler sunulan hizmetlerin kolaylığını yaşıyor. Cep telefonu ve internet bağlantısının kurulmasıyla birlikte mobil uygulamalardan daha fazla yararlanılıyor. Cep telefonları yakın gelecekte cüzdanımız olacak ve kredi kartı yerine geçecek. Alışveriş yaptıktan sonra cep telefonunu post makinesine tutarak ödeme yapmak mümkün olacak.
| ||||||||||||||||||||
sonraki sayfa | ||||||||||||||||||||