Güner Sarioglu
Kadinlar


kadınlar, kadınlar için elele

Türkiye'de kadına yönelik şiddet hala kanayan yara. Ama artık bir şeyler değişmeli diyerek yola çıkanlar da var. Toplam 111 kadın fotoğrafçı en değerli varlıkları fotoğraflarıyla kadınlar için bir araya geldiler, kadına yönelik şiddete "hayır" dediler.

Şiddet insanların bedensel ve ruhsal açıdan zarar görmesine, yaralanmasına ve hatta sakat kalmasına neden olan bireysel ya da toplu hareketlerin tümünü içerir. Şiddet ne yazık ki toplumun her seviyesinde farklı ölçülerde yaşanıyor. Yalnızca fiziksel olmakla kalmıyor, duygusal ve ekonomik boyutlarda da varlığını gösteriyor.

Her gün şiddet içerikli olaylarla karşılaşıyor, duyduklarımıza inanamıyor, gördüklerimizi görmemiş olmayı diliyoruz. Kadın konusu toplumsal açıdan her zaman hassas bir noktayı temsil ettiği için belki de en çok gözümüze kadına yönelik şiddet olayları takılıyor. Aslında kadına yönelik şiddet tüm dünyada yaşanan bir insan hakları ihlali.

Ülkemizdeyse olayın boyutları ürkütücü ve düşündürücü. Özellikle aile içi şiddet açısından. Kadının güven bulması, bedensel ve zihinsel sağlığını koruyup geliştirmesi gereken aile ortamı çoğu kez bir şiddet alanı haline geliyor. Kadın eşinden dayak yiyor, azar işitiyor, başkalarının yanında küçük düşürülüyor, çalışma ve gelir elde etme özgürlükleri elinden alınıyor.

 

"Kadınlar için kadınlar tarafından"

Kadına yönelik şiddete "Yeter" diyen 111 kadın fotoğrafçı "Kadınlar için Kadınlar Tarafından" projesinde bir araya geldi ve kampanyaya birer fotoğraflarını bağışladı. 1998 yılında Güney ve Güneydoğu Anadolu'da yaşayan kadınların yüzde 58'i aile içi şiddete maruz kalmış. Yüksek ve orta gelirli kadınların yüzde 23'ü eşleri tarafından taciz edilmiş ya da dayak yemiş.

Aile içi şiddetin kurbanlarının yüzde 86.1'i kadınlar. Kadınların yüzde 39.2'si, 15-19 yaşları arasındaki genç kadınların da yüzde 63'ü dayağı haklı görüyor. Rakamlar bu zamanda böyle tablo olur mu dedirtiyor insana. Bu olayların önlenmesi için hukuki bazı önlemler alınsa da çoğunlukla aile içi şiddet olayları dört duvar arasında kalıyor.

Şiddet gören kadınlar kendilerini çaresiz hissediyor, zaman geçtikçe de durumu kabullenmeye başlıyor. Oysa mahkemede hakkını arayabilir ya da en yakın kadın sığınma evine başvurabilirler. Bu noktada kadın sığınma evlerinin varlık nedenleri ortaya çıkıyor. Kadın sığınma evlerinde şiddet, taciz gibi nedenlerle mağdur olan kadınlara barınma olanağı sağlanıyor. Buralarda kaldıkları süre içinde kadınlara psikolojik destek veriliyor, gerekirse hastaneye gönderiliyorlar. Meslek edinmelerine de yardımcı olunuyor. Ancak sığınma evlerinin sayısı yeterli değil. Uluslararası standartlarda sayıları binlerle ifade edilmesi gereken ülkemiz kadın sığınma evlerinin sayısı 10'u bulmuyor. Var olanlar da türlü olanaksızlıklar içinde bu toplumsal sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyor ve herkesten imkanları dahilinde destek bekliyor. Fotoğrafların satışından elde edilen gelir Mersin Bağımsız Kadın Dayanışma Derneği'ne bir kadın sığınma evi için kaynak olarak aktarıldı.

Bu arada fotoğrafların www.kadinlaricin.org adresi üzerinden satışı devam ediyor. Aynı adresten kadın fotoğrafçılar ve kampanyayla ilgili detaylı bilgiye de ulaşılabiliyor. Kadın sanatçılar, "Amacımız hayatın ucuz olmadığını anlatmak. Artık bir noktada bir şeylerin değişmesinin vakti geldiğine inandığımız için bugün buradayız. Bizler fotoğrafçıyız. Karelerimizle anlatırız dünyamızı. Elimizdeki en değerli varlıklarımızdır onlar. Kameralarımız hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Ürettikçe büyürüz. Kendimizi tanır, benliğimizi buluruz. Şimdi de bu güçlü malzemeyi 'değiştirmek' için kullanıyoruz. En değerli varlıklarımızı satıyoruz ki, bizim kadar şanslı olmayanlara destek olabilelim."

111 kadın fotoğrafçı arasında Bennu Gerede, Bikem Ekberzade, Firdevs Sayılan, Gülten Sarı, Julie Mardin, Nur Aral, Ufuk Teksoy gibi tanınan profesyonel isimlerin yanı sıra fotoğraf sanatına yeni gönül vermiş isimler de yer alıyor. Katılımcıların bir kısmı da yurtdışından. Singapur'dan, Japonya'dan, ABD'nin çeşitli eyaletlerinden de fotoğraflarını bu kampanyaya ulaştırmış isimler var. Farklı tarz ve konulardan fotoğrafçılar bir platformda toplanmış, şiddete hayır diyorlar.

 

"Bu işin peşini bırakmayacağız"

111 kadın fotoğrafçı neler mi yaptı? Türkiye'de kadına yönelik şiddeti tartışmak için bir basın kampanyası düzenledi. Mayıs 2005'de Darphane-i Amire'de fotoğraflarını sattıkları bir açık artırma gerçekleştirdiler ve 11 bin YTL'ye yakın gelir elde ettiler. Ardından Diyarbakır Sanat Merkezi'nde bir panel düzenleyip fotoğrafları sergilediler. Kampanyann son etabındaysa fotoğraflar İstanbul'a geri getirildi ve yeni sahiplerinden özel izin alınarak sergilenen satılmış fotoğraflar da dahil olmak üzere tüm fotoğraflar 13 Ağustos-23 Eylül tarihleri arasında Galata Fotoğrafhanesi'nde fotoğraf meraklılarıyla buluştu, satılmayanlar alıcılarını buldu.

Bu arada, "Bu işin peşini bırakmayacağız" diyen fotoğrafçılara yenileri eklendi ve sayıları 111'ken 150 oldu. Onlar mesleklerinden yola çıkarak bir platform yarattılar, kadına yönelik şiddet bir de o çerçeveden konuşuldu. Kadın fotoğrafçılar gelecek yıllarda da farklı projelerle toplumun bu kanayan yarasına ışık tutmaya devam edecek...