Guru
Jack Welch
Richard Florida
Yazilim Ihracati
Ceo Portreleri
Bir Ülke: Rusya
AB


yaratıcılığın yeniden keşfi

Richard Florida

Ekonominin itici gücü nedir? Ekonomi insan eylemlerinin bir sonucu ise ekonominin motoru yine insandır. İtici gücü belirleyen ise insanların faaliyetleriyle ne kadar fark yarattığıdır.

ABD'den Vietnam'a, İngiltere'den Arjantin'e herkes yeni ekonomi dediğimiz oluşumu anlamaya çalışıyor. Bilgi ekonomisi, küresel ekonomi, outsourcing ekonomisi, bütün bu tanımlar ekonominin sadece belirli kısımlarını anlatıyor. Anlayabildiğimizden hızlı değişen yeni ekonominin tam tarifinin nasıl yapılacağı konusunda kimsenin pek fikri yok.

Özellikle 1998'de yeni ekonominin temsilcisi olarak görülen teknoloji şirketlerinin borsada çöküşünden sonra ABD'de ekonomik gelişmeyle teknolojinin doğrudan ilintili olduğunu düşünenlerin sayısı azaldı. Ekonomik büyüme ile ilgili tartışmaların odak noktası teknolojiden insana, insan sermayesine doğru kayıyor. Özellikle Çin ve Hindistan'ın artan sayıda kalifiye işgücü yaratması, ekonomi tartışmalarının odak noktasına tekrar insan sermayesini oturttu. 1998 yılından beri "teknolojici" grupların yerini "yaratıcı işgücü" grupları aldı. Bu yeni akımın ruhani lideri ise akademisyen Richard Florida.

 
Florida, ABD George Mason Üniversitesi kamu politikaları bölümünde çalışmalarını sürdürüyor. Yetiştiği akademik disiplin ekonomi ve bölgesel kalkınma. Kendi oluşturduğu "Yaratıcı sınıf" kavramını kitlelere tanıttığı kitabı "The rise of the creative class" (Yaratıcı sınıfın yükselişi) ile tanınırlığa ulaşıyor. Bölgesel kalkınma, şehir planlaması ve yönetim alanında oldukça popüler bir isim oluyor. Rahat bir duruşu var. Spor giyiniyor, fotoğraflarda gülüyor, konferanstan konferansa koşuyor ve sık sık basında yer alıyor.

Florida'nın tezi aslında son derece basit. Florida araştırmaları sonucunda ekonomik gelişme ve "yaratıcılık" arasında bir bağlantı kurmuş durumda. Yaratıcı olarak tanımlanabilen işlerin görece yüksek olduğu merkezlerin daha gelişmiş bir ekonomiye sahip olduğunu saptayan Florida, buradan yola çıkarak şehir planlaması, gelir dengesizliği, sosyal adalet ve beyin göçü konusunda birçok tez ileri sürüyor. Florida'nın tezinin temel noktası kendi oluşturduğu yaratıcı sınıf kavramı. Bu kavram işçi sınıfı, orta sınıf gibi sosyo-ekonomik bir sınıfa karşılık gelmiyor. Beyaz yakalılar, servis sektörü gibi tanımlardan da farklı. Florida yaratıcı sınıfı işlerinde yaratıcı güçlerini kullananlar, işlerini idame ettirmek için yaratıcı yollarla farklılık yaratanlar olarak tanımlıyor. Sınıfın meslek olarak bir tanımını yapmak da zor. Doktorlardan mühendislere, bilim adamlarından reklamcılara ve gazetecilere kadar geniş bir grup bu sınıfa dahil.

 
Florida Amerikan işgücünün yüzde 30'una denk geldiğini ileri sürdüğü yaratıcı grubun ekonominin itici gücü olduğunu belirtiyor. Florida'ya göre çekilen yeni filmlerden küçülen elektronik aletlere, borsa analizlerinden fabrika verimliliği artırma çabalarına ve doktorların ameliyat için yeni bir yöntem bulmasına kadar uzanan çok geniş bir çerçevede yaratıcılığa rastlanıyor. Ekonomide üretilen artı değerin en büyük kısmı, işi yaratıcı çözümler bulmak olan bu sınıf tarafından sağlanıyor. Florida'ya göre siyasetçilerin, yöneticilerin ve karar vericilerin ekonominin "yaratıcı sınıf" etrafında döndüğünü anlaması gerekiyor. Yaratıcılığın sadece iş yerinde yakalanmadığını, ilham perilerinin mesai saati olmadığını sık sık tekrarlayan Florida'ya göre yaratıcılığa giden yol yeni fikirlere ve diğer insanlara açık olmak, kalıpların dışında yaşayabilmek ve kendi doğrusunu yaşarken başkalarına saygılı olmaktan geçiyor. Yaratıcılığı besleyecek böyle bir mekanın varlığı hem yaratıcı sınıfın yaratıcılığını, hem de yaşamak ve çalışmak için o mekanı tercih etme olasılığını artırıyor. Subjektif bir kavram olan yaratıcılığı rakamsal olarak açıklamaya çalışan Florida'nın kullandığı bilimsel metod incelemeye değer. Florida, yaratıcı sınıfla gelişmiş ekonomi arasındaki ilişkiyi tespit etmek için kendi hazırladığı yaratıcılık göstergesini ekonomik göstergelerle karşılaştırıyor.

Yaratıcılık göstergesi üç alt gösterge doğrultusunda hesaplanıyor. Bunlar toplumun hoşgörüsünün ölçüldüğü "gay göstergesi", bireysellik ve kültürel çeşitliliğin ölçüldüğü "bohem hayat göstergesi" ve kişisel beceriler ve teknolojiye yatkınlığın ölçüldüğü "ileri teknoloji göstergesi". Bu üç alt başlıktan oluşan yaratıcılık endeksi, belirli bir bölge ya da şehrin ekonomik gelişim göstergeleriyle karşılaştırıldığında sonuçlar büyük ölçüde Florida'nın teziyle örtüşüyor. "Yaratıcı" şehirler ve yaratıcılık puanı yüksek olan bölgelerin daha az yaratıcılara kıyasla ekonomik anlamda daha gelişmiş oldukları görülüyor.

 
ABD'de iş gücünün yüzde 30'unu oluşturduğu, ücretlerin neredeyse yarısını aldığı iddia edilen yaratıcı sınıfın, kentlerin ve ulusal ekonominin gelişmesinde vazgeçilmez unsur olduğunun anlaşılması Florida'ya göre çalışmasının en önemli yanı. 2004'te yayımlanan "The flight of the creative class" kitabında ülke ve şehirlerin bu yaratıcı işgücünü elde tutmak için alınması gereken tedbirler işleniyor. Florida'ya göre hali hazırda merkezi hizmet binaları, spor ve kültür merkezlerinden oluşan şehir planları yaratıcı nüfusun işine yaramıyor. Kitlesel faaliyetler çevresinde inşa edilen şehirlerin, nüfusun büyük kesiminin işçi sınıfına mensup olduğu 1900'lerin başlarına ait olduğunu söyleyen Florida'ya göre artık kitlesel hizmet yatırımı ölü yatırım. Futbol stadı inşaatları, şehrin 20 kilometre dışına kurulan fuar alanları, teşvikle büyük firmaları şehirlere çekmeye çalışmak kaynak ve zaman kaybı. Yaratıcı sınıf kavramının Florida'nın anlattığı şekilde Türkiye'de geçerli olamayacağı da gözden kaçmıyor. Florida'nın yaratıcı sınıf kavramından yaptığı çıkarımların da aynı yaratıcı sınıf kavramı gibi geçersiz olabileceğini bilmek gerekiyor. Fakat servis ekonomilerinin güçlü olduğu üretim sonrası toplumlarda, özellikle Avrupa'da, bu çıkarımların önemli sayıda takipçisi var.

Florida'nın yükselen yaratıcı sınıf kavramına tepkiler de fazla. Aslen ekonomi eğitimi almış birinin şehirleşme gibi farklı bir disiplinde seminerler verebiliyor olması pek çok kişinin aklında Florida'nın yeterlilikleri hakkında soru işaretleri yaratıyor. Yaratıcı sınıf tezinin en çok tepki çeken bölümü ise nüfusun yüzde 30'unun "tasarımcılar cumhuriyeti" şeklinde isimlendirilmesi. Eleştirilerin büyük bir bölümü bu sayının abartılı olduğu, kimsenin özgürce yaratıcılığını pazarlamak ve bundan para kazanmak gibi bir gücünün olmadığı yönünde. Florida'nın kitabında yıldızla işaretli bir bölüm bu kuşkuları haklı çıkarır nitelikte. Florida yaratıcı sınıfın içinde "süper yaratıcı sınıf" bir alt sınıf tanımlıyor. Bilgisayar ve matematik, mimari, mühendislik, sosyal bilimler, tasarım, eğlence sektöründen mesleklerin sıralandığı bu alt sınıf iş gücünün yüzde 12'sini oluşturuyor. Yani yaratıcı sınıf olarak tanımladığı grubun biraz "şişirilmiş" olduğunu kendisi de ifade ediyor.

 
Eleştirilere karşı savunmasında tezinin yüzdelerle ilgisinin olmadığını, ekonominin itici gücünün yaratıcılık olduğunu söyleyen Florida, ekonomik gelişmenin insanın yaratıcı gücüne bağlı olduğu konusunda ısrarcı. Florida'nın mesajlarının bu kadar genellenebilir olması tezinin tehlikesini de gözler önüne seriyor. Subjektif bir tanıma sahip yaratıcılık kavramını ölçmeye çalışıp, sonrasında reçeteler halinde gelişme, şehirleşme, sosyal eşitlik mesajları verdiği için bilimsellikten uzaklaşmakla suçlanıyor. Florida'nın reçeteleri tabii ki bazı bünyelere uygun gelecektir, reçetelerin bilimsellikten mi, yoksa sağduyudan mı isteneceği ise ayrı bir konu.