Süreyya Ciliv
Emrah Yücel
Ahmet Ümit
Kerem Görsev
Ali Saydam
Erol Bilecik


'caz müzikal bir pandomimdir'

Vs.: Müzik, kültür ve ekonomi arasında nasıl bir bağ var. İnsanların cebindeki para müzik zevklerini etkiler mi?

Bildiğim tek bir şey var, eğitim çok önemli. Eğitimi olup da parası olan insanlar güzel sanatlara hem sponsorluk yapıyorlar hem de evlerinde tablolar, CD koleksiyonları görüyorsunuz. Eğitimle beraber gelen aristokrasi çok güzel. O zaman insanlar festivalleri de destekliyor. Ama sonradan edinilen parayla kültür sanat pek bağdaşmıyor. Parayı sonradan bulunca başka zevkleri oluyor insanların.

Vs.: Kültürü daha ön planda tutuyorsunuz...

Tabii kültür çok önemli. Türkiye'nin en büyük eksiği eğitim ve sağlık yatırımları. Türkiye'nin genç bir nüfusu var. 8 yıllık eğitimde çok geç kalındı. Öğretmenler yeterince maaş alıp kendini yetiştirecek para kazanamıyor. Bu öğretmenler ne öğrenecek de öğretecek? Hayat yalnızca İstanbul'daki özel okullar değil. Güneydoğu'da bir kulübenin içinde beş, altı sınıfta tek hocayla bir soba yakarak eğitimler devam ediyor. Taş devri gibi hala. Bu çocuklardan ne bekliyorsunuz? Bu ülke böyle nasıl kalkınacak? Türkiye, sosyo ekonomik açıdan feraha kavuşursa, sağlık ve eğitim sorunlarını çözerse Avrupa Birliği'ne neden girsin? İhtiyacı yok ki! Türkiye, AB'nin kriterlerini her şeyiyle yerine getirirse girmesine ne gerek var? 15 yıl sonra girebileceği söyleniyor. 15 yıl sonra AB'nin var olacağına kim garanti ediyor? Türkiye bu kriterleri yerine getirirse 15 yıl sonra AB'deki ülkelerin üstünde bir pozisyonda da olabilir. 15 yıl sonra bugün 5 yaşındaki çocuk 20 yaşında olacak. Bu çocuğu şimdiden yetiştirirsek onun çocuğu da eğitimli olacak.

 

Vs.: Türkiye'de herkes sanattan anlayan bir seviyeye gelse hayatımızda neler değişir?

Türkiye'de Rönesans olur. Milat olur. Keşke öyle şeyler olsa! Türkiye'nin tümünü bırakalım, yalnızca bir milyon kişi kültürle sanatla ciddi şekilde ilgilense, resimler alsa, konserlere, tiyatrolara gitse Türkiye'de devrim olur. İşte o zaman mecliste kavga etmeyen parlamenterler görebilirsiniz.

Vs.: Müzik dışında ilgi alanlarınız neler?

Sporla ilgileniyorum. Hafif jimnastik yapıyorum, yüzüyorum. Doğayı çok seviyorum. Denizle aram iyidir. Arkadaşlarımla buluşup cafelere gidip yemekler yemeği severim. En son Cüneyt Özdemir'in kitabını okudum. Dünyadaki tek favori yazarım İlhan Mimaroğlu. 1925 doğumlu, 1950'den beri New York'ta yaşıyor. Dünyanın en büyük elektronik müzik bestecisi. Çok büyük bir prodüktör. Atlantic Records, Ahmet Ertegün'ün caz prodüktörlerindendi. Onun çok ilginç kitapları vardır. Dünyaya bakış açısı çok değişiktir. Hayat görüşümde, müziğimde etkisi çoktur. Çok konuşmaz, ama konuştuklarını yakalayabilirseniz çok önemli bir Türk büyüğü. Ben resim çizmiyorum. Ama resmi çok severim. Pastel renklerle uğraşanları severim. Bir de ünsüz saray ressamları vardır. Fotoğraf olmadığı için saraylarda, kiliselerde, büyük müzelerde sekiz metreye dört metre boyutlarında, toprak boyalarla yapılan resimleri severim. Dini resimleri severim. Tarihi, Mısır, Aztek, Maya medeniyetlerinin hikayelerini severim. Bir de Amerikan arabalarına ilgi duyuyorum, ama şimdi vaktim kalmadı.

 

Vs.: Yeni projeler neler?

Aytek Şermet ve Volkan Hürsever ile Ortaköy'de yapılacak Radisson Otel'de dünyanın en önemli kulüplerinden birini açacağız. Adı İstanbul Caz Center olacak. Yurtdışından pek çok insan getireceğiz. Kasım ayında insanların ciddi olarak caz dinleyebileceği bir kulüp olacak. Yurtiçinde ve yurtdışında pek çok konserim olacak. Ciddi olarak hayatımda değişiklik yaratacak yeni albümüm ve caz kulübü projem var. Bir de yeni bir albüm çalışmasına başladım. "No Shave no Kiss". Onu yazmak da bir yıl sürer. Önce hikayeler, müzikler oluşuyor kafamda, sonra yazıyorum ve kayda giriyoruz. "Orange Juice" albümünün üzerinde de bir yıl çalıştım. Ama altı saatte kaydettik. Oysa arkasında bir yıl var.

Vs.: Korsan yayınlar hakkında neler düşünüyorsunuz? Tezgahlarda artık caz albümlerinin de bulunmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Kendi albümümü gördüm. Demek ki beni kaale almışlar, korsanımı basmışlar. Bu işin güzel tarafı. Kötü tarafı da tabii ki korsan olması. Gördüğüm tüm albümleri aldım ve kırdım. Ben aynı zamanda Doğan Music Company'nin caz bölümünün başkanıyım. Korsanın önüne geçebilmek için üç albümüm bir arada çıkıyor. Üç albümü toplam 15 YTL'ye satıyoruz. Yabancı CD'lerin tanesi 30 YTL. Tüm bunları korsanın önüne geçmek ve cazın Türkiye'de yayılması için yapıyoruz. Korsana tamamen karşıyım. Gerekirse yememden, içmemden keserim, parası neyse verir orijinalini alırım. Çünkü albüm güzel bir objedir. Sizden sonraki jenerasyona da bırakabileceğiniz en güzel miras.

Vs.: Sizin için tatil neyi ifade ediyor?

Ailem uzun süredir tatilde. Ama ben tatil yapamıyorum. Çünkü tatil yaptığım yerde piyano olması lazım. Su içmek nasıl bir ihtiyaçsa benim de her gün piyanoya dokunmam gerekiyor. Beni rahatlatıyor. Olmadığı zaman gerilirim. Piyano çalmak beni mutlu ediyor, mutlu olduğumda da etrafa pozitif bir enerji veriyorum.

 
  önceki sayfa