|
|
|||||||||
|
|||||||||
|
Beş yıldır Microsoft'un merkezinde üst düzey bir görevde; Microsoft'un dünya çapında Satış, Pazarlama ve Servis Grubu'nda Strateji ve Sistemler Genel Müdürü... Bu pozisyona Microsoft Türkiye'nin başındayken transfer oldu. Süreyya Ciliv'e göre iş dünyası onun için yeni başlıyor. Bugüne kadar geçen zamanı da hazırlık, eğitim ve deneyim dönemi olarak düşünüyor. Teknoloji deyince aklınıza hangi firma gelir? Yanıtların büyük bir kısmının "Microsoft" olacağına kuşku yok. Adı teknolojiyle özdeşleşen ve teknolojinin beyni olarak adlandırılan Microsoft'un üst düzey yönetiminde bir Türk yer alıyor: Süreyya Ciliv. İş dünyası Ciliv'i yakından tanıyor. 1997 yılında Microsoft bünyesine katılan Ciliv, Türkiye ofisinin genel müdürü oluyor. Bu görevini üç yıl boyunca sürdürüyor ve Microsoft Türkiye'nin gelirlerinde yüzde 363'lük artış sağlıyor. Şirketi, İsrail ve Körfez ülkelerinin çok gerisinden getirip bölge birinciliğine oturtuyor. Beş yıldır Microsoft'un merkezinde çalışıyor. Kendi deyimiyle zor olanı seçen Ciliv, transferinden sonra her iki yılda bir yeni sorumluluklar üstlenmiş. Sekiz ay önce de Microsoft'un dünya çapında Satış, Pazarlama ve Servis Grubu'nda Strateji ve Sistemler Genel Müdürü olarak atanmış. Microsoft'un 100'den fazla ülkeye yayılan 30 bin kişilik satış, pazarlama ve servis ekibini "rekabete hazır" ve "daha verimli" hale getirmekle görevli. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Hayatının dönüm noktası
Ciliv Ankara Fen Lisesi'nden mezun olduktan sonra ODTÜ Elektrik Mühendisliği bölümünü kazanıyor. ODTÜ boykotlar yüzünden kapanınca, burs sınavlarını kazanarak elektrik mühendisliği eğitimi için ABD'deki Michigan Üniversitesi'ne gidiyor. Trenle New York'tan Detroit'e geldiğinde saat gece yarısını gösteriyor. Son otobüsü de kaçırmış.
Elinde kitaplarla dolu iki bavulla birlikte soğuk ve karlı bir akşamda en yakın otele doğru yürürken, yanından geçen insanların tipi onu korkutuyor. Kaldığı otel de ona güven vermeyince sabaha kadar uyuyamıyor. Uyuyamamasının bir diğer nedeni de, ertesi gün başlayacak olan üniversite hayatının ve yeni bir dönemin heyecanı. O gece kendi geleceğini düşünürken, bilgisayarların gelecekte önemli bir rol üstleneceğini hesap ederek elektrik mühendisi yerine bilgisayar mühendisi olmaya karar veriyor. Verdiği karar, bugün sahip olduğu başarıyı kazanmasında büyük rol oynuyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Her yıl yedi milyar dolar ARGE'ye
Microsoft her yıl yedi milyar doları aşkın bir rakamı ARGE'ye ayırıyor. Önümüzdeki dönemlerde bu bütçenin her yıl için 500 milyon dolar artması planlanıyor. Nüfusu bir milyarı aşan bölgelerde ARGE merkezleri bulunuyor. Yazılım dünyasının temel alanlarına ve pazar büyüklüğü 500 milyon doları geçebilecek uygulama alanlarına öncelik veriliyor.
Microsoft'un Google tarzı bir oluşuma girmeyi planladığını öğreniyoruz. Ancak konuyla ilgili detayları öğrenmek şimdilik mümkün değil. Neden, MSN'in dünya lideri olmasına karşın bazı konularda geride kalması. Çalışmalar, MSN'in geri kaldığı alanlara yoğunlaşmış gözüküyor. Teknoloji üreten birçok firmada olduğu gibi Microsoft'ta da üretilen teknolojiler bazen pazarın ihtiyaçlarının önünde gidiyor. Ancak Microsoft pazara geç girmektense erken girmeyi tercih ediyor. Başarılı olacağına inanılan bir ürün sabırla destekleniyor. Rekabeti kızıştırmak gerek. Son dönemin en popüler rakip ürünü iPod ile ilgili görüşlerini sorduğumuzda Ciliv rakibe ilişkin şunları söylüyor: "Apple yaratıcılık, kullanım kolaylığı, müşterilerine sunduğu değer, pazara ilk girme ve pazarlama alanındaki uygulamalarıyla başarılı oldu. Microsoft iş ortaklarıyla müşterilerine iPod'dan daha kolay kullanılan, daha değerli ürünler yaratmaya çalışıyor. Microsoft olarak biz, geriden gelip Apple'ı yakalamaya çalışıyoruz. Ancak pazar lideriyle mücadele etmek biraz zor olacak ve zaman alacak." Şu an her işimiz için kullandığımız Word, Excel ve Powerpoint gibi programların günün birinde var olmayacağını düşünebiliyor musunuz? Evet, bu programlar gelecekte yerlerini başka programlara bırakacak. Ciliv, geçtiğimiz günlerde 15 bin kişinin katıldığı "Microsoft Global Briefing" toplantısından söz ediyor. Toplantıda sunulan Office 12 ve Microsoft Windows Vista ürünleri çok beğenilmiş. Yakın bir zamanda piyasaya çıkacak olan bu iki ürünün kişi, ekip ve şirket verimliliği gibi alanlarda yeni devrimler yaratması bekleniyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
"Kablosuzun egemenliği artacak"
Dijital teknoloji dünyasında Moore's Kanunu hala geçerliğini koruyor. Bilgisayarlar her 18 ayda güçlerini ikiye katlıyor. Önümüzdeki 10 yılda bilgisayar, cep telefonu, DVD ve televizyon dünyasında birçok yeni uygulama göreceğiz. Kablosuz teknolojilerin ve internetin hayatımız üzerindeki egemenliği artacak. Ciliv, bu noktada hem teknolojiyi hem de müşterisini anlayanların ve global dünyada rekabet edebilenlerin başarılı olacaklarına inanıyor.
Ciliv, teknoloji dünyasındaki değişiklikleri yakından takip eden ve sektörün içinden biri olarak gelecekte hangi ürünlerin başarılı olacağını tahmin etmekte zorlanmıyor. Bilgisayarların sayısı hızla artıyor ve artmaya devam edecek. Türkiye'de son beş yılda satılan bilgisayar sayısının 400 binden 1.5 milyona çıkmasını bunun en büyük işaretlerinden biri olarak gösteriyor. Dijitallerin, hızlı, küçük ve yüksek görüntü kalitesi sağlayan teknolojilerin başarı kazanmaya ve yaygınlaşmaya devam edeceği de açık. Ciliv, teknolojide entegrasyonun belli bir noktadan sonra önemini yitirdiği konusu üzerinde duruyor. Ona göre asıl önemli olan kullanım kolaylığı. "Bir alet birçok işleve sahip olabilir. Ancak insanlar aleti kullanmak konusunda güçlük çekiyorsa teknolojilerin birbiriyle entegre olması önemini yitiriyor" diyor ve videolu ya da DVD'li televizyonları örnek olarak gösteriyor: "Daktiloların artık hiç kullanılmaması gibi analog televizyonlar da günün birinde tarihe karışacak." Ciliv, hangi yaşta olursa olsun insanların yeni teknolojileri kullanmayı öğrendiklerini kendi hayatından örneklerle açıklıyor. 75 yaşındaki babası sürekli internete bağlı bilgisayarını yanından ayırmıyormuş. 70 yaşını geçmiş amcası da geçenlerde dijital fotoğraf makinesi almış. Her ikisi de bütün seyahat rezervasyonlarını internetten yapıyormuş. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
"Microsoft'ta çalışmak büyük avantaj"
Öğrenmeyi, deneyim ve kendini geliştirme açısından bir fırsat olarak görüyor. Sıfırdan başlayıp 29 yıl içinde 40 milyar dolarlık satış, 12 milyar dolarlık net kar elde eden, 100'ü aşkın ülkede faaliyet gösteren ve teknolojinin beyni olarak görülen bir şirkette görev yapmayı büyük bir avantaj olarak nitelendiriyor. Geçenlerde Lotus Notes'un kurucusu Ray Ozzie'nin Microsoft'a katıldığını ve ilk 100 gününü "Microsoft dünyanın en büyük küçük şirketi" olarak özetlediğini de belirtmeden geçemiyor.
Ciliv'in anlattığına bakılırsa, normal çalışanlar gibi her gün işe giden kurucuların çoğu hala büyük bir istek, hırs ve zevkle çalışıyor. "Dünyayı değiştiren bu kişilerle beraber çalışarak, bu tarihi başarıyı yaratan kültürün bir parçası olarak çok şey öğrendim" diyen Ciliv, başarının hiçbir zaman şansla gelmediğini düşünüyor. Ciliv başarı için gereken temel özellikleri şöyle sıralıyor: Çok çalışmak, sonuç çıkarıcı olmak, ilişki geliştirmek, stratejik düşünmek, güçlü iletişim becerilerine ve bir vizyona sahip olmak, insanları yönetebilmek, kendiniz ve yakın çevreniz için net hedefler koymak. "Bill Gates yaman adam"
Ciliv, Bill Gates'i "gerçekten yaman adam" cümlesiyle anlatıyor ve bazı özelliklerine hayran olduğunu belirtmeden geçemiyor: "Kendine güveni tam ve çok cesur. Net, mantıklı ve stratejik düşünebiliyor. Çok çalışıyor. Son derece mütevazı davranıyor. Dünya üzerindeki muhtaç çocuklara elinden gelen yardımı yapıyor. Öğrenmeye doymuyor."
Liderin tanımını yapmasını istiyoruz; konusuna hakim, inanmış, vizyon sahibi, çevresindeki insanları misyonuna inandırabilen, onların saygısını ve sevgisini kazanmış kişiler olarak tanımlıyor. Amerikan Türk ayrımı var mı diye sorunca; Amerikalı liderlerin vizyonlarının daha geniş, hedeflerinin büyük olduğunu söylüyor: "Bu yüzden kendilerine bütün dünya pazarlarını hedef alıyorlar ve şirketlerini büyütmek için gerekli profesyonelliğe açıklar. Türkiye'deki liderler ise genellikle daha mert ve daha cesur. Bununla birlikte Türk liderlerin vizyonları dar, hedefleri küçük, diğer insanlara daha az güven duyuyorlar. Ayrıca yönetim kurumsallaşmaya daha az açık oluyor." Bitmedi sorular, işe alacağı kişileri nasıl seçiyorsunuz diye sormak gerek; çok hassas olduğunu söylüyor. Öncelikle işe aday olan kişiyle karşılıklı bir sohbet ortamı yaratmaya çalışıyor. Karşıdaki insanı germeden ve onu rahatlatmaya çalışarak o kişiyi çok yönlü bir şekilde tanımaya özen gösteriyor. Burada amaç, işe aday kişiyle şirket ve pozisyon arasındaki uygunluğu saptamak. Yani aday kişinin becerileri şirkete uygun mu, bu pozisyonda gerçekten başarılı olabilecek mi sorularına cevap aranıyor. İşe aldığı bütün insanlarda, dürüstlük, açıklık, netlik, doğrudan ve saygılı iletişim, zeka, tutku, hırs, pozitif enerji, olgunluk, cesaret ve iş bitiricilik gibi özellikler arıyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
"Türkiye Hindistan olabilir"
Ciliv'e göre Türkiye'nin bilişimde birçok eksiği var. Ancak sahip olduğumuz artıları da iyi kullanabiliriz. Bu konuyu şu örnekle açıklıyor: "Itzhak Perlman dünyanın en iyi kemancısı olarak bilinir. Perlman, çocuk felci nedeniyle 7-8 yaşlarındayken yürüme yeteneğini kaybediyor. Yıllar sonra bir görüşmesinde Perlman'e, 'Engelli olmanıza karşın dünyanın bir numaralı kemancısı oldunuz. Nasıl bu kadar başarı kazandınız' diye soruyorlar. Perlman'in yanıtını hiç unutmam: 'Çalışan kısımlarıma odaklandım.' Bizim de iyi çalışan ve kuvvetli olan taraflarımız var. Genç bir nüfusa sahibiz. Çalışkanız, zekiyiz, çok girişimciyiz, hırslıyız, pratik bir nüfusumuz var. Başarılı olmak için sabırlı ve gayretliyiz."
Kendisinden geliştirmemiz gereken taraflarımızdan söz etmesini isteyince hemen birkaç başlığa değiniyor; global vizyonu ve hedefleri olan, beceri sahibi, yönetme deneyimi bulunan liderlere ihtiyaç duyuyoruz. Global pazarları çok iyi anlamamız gerekiyor. Pazarlama, insan kaynakları, bilim ve teknoloji konularına daha çok önem vermeliyiz. Ciliv, Türkiye'nin bilişim teknolojilerindeki potansiyelini çok iyi değerlendiremediğine inanıyor. Her şeyden önce yazılım ve iş kanunlarını dünya standartlarına getirmemiz gerekiyor. Dış yatırımcılara zorluk değil, kolaylık yaratmak çok önemli. Yazılım dünyası için bir diğer önemli nokta da telif hakları konusundaki kanunların uygulanması. En önemlisinin eğitim ve bilgi olduğunu üzerine basarak söylüyor. Bilişimde şu an dünyanın en büyük ülkeleri konumunda olan Hindistan, İrlanda ve Çin örneklerine değinirken, "Türkiye'nin Hindistan olabilmesi mümkün" diyor. Türkiye'nin lider yöneticiler ve yatırımcılarla bilişimde hak ettiği noktaya yükseleceğini öngörüyor. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
"Amerikan halkı iyi niyetli"
ABD'yi ve Amerikalıları seviyor. Amerikan halkı için "iyi niyetli" sıfatını kullanıyor. "Türkiye'den öğrenci olarak bursla yurtdışına giderken birçok Türk yetkili 'neyin eksik' diye zorluk çıkartırken, Amerikalılar 'Nasıl yardım edebiliriz ve işini nasıl halledebiliriz' diye soruyordu. ABD bilgili kişinin ve çok çalışanın kazandığı bir fırsatlar ülkesi" diyor.
Gelecekte neler yapmayı planladığını sorduğumuzda, baltayı taşa vurduğumuzu anlıyoruz. Çünkü "Benim için iş dünyası yeni başlıyor" diyor ve bizi şaşırtıyor. Bugüne kadar geçen zamanı hazırlık, eğitim ve deneyim kazanma dönemi olarak düşünüyor. Onun için iş dünyası yaratmak, büyütmek, geliştirmek, bir ekiple beraber dünya çapında başarıya ulaşmak demek. Hayatın geri kalan kısmı için hayaller çok. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||