Yaprak Özer
Murat Yurddaş


Connectivity ve Kuş Gribi

Yaprak Özer

Connectivity daha çok teknoloji dünyasında kullanılan bir tanım. Her şeyin birbiriyle bağlanabilmesini ön görüyor. Ben bu tanımı bir tek teknolojiye sıkıştırmak istemiyorum. Konunun özünü anlayabilmek için başka pencerelerden de kafamızı dışarı çıkartmamız gerekiyor. O nedenle size başka bir "Connectivity" hikayesi anlatmak istiyorum.

Birbiriyle konuşan cihazlar... Dünyanın bir ucundan diğerine anında görüntü... Aynı cihazda birden fazla fonksiyon... Nerede olursanız olun iletişim içinde olmak. Arandığınızda bulunabilmek, bulabilmek. Haberdar olmak. Tek başınayken, bir ordu gibi hareket etmek. Yalnız olmak ama yalnız kalmamak. Gerçek zamanda dünyanın herhangi bir yerinde olmak, ama her yere ulaşabilmek. Teknoloji ve beraberinde getirdiği yenilikler imkanı ve ilgisi olan herkesin elinin altında.

Küreselleşmenin tarif edilmeye çalışıldığı yılları anımsıyorum, ağzını açan dünyanın artık "küçük bir köy" olduğunu söylerdi. Bir dinledim, iki dinledim, üçüncüde... Bir süre sonra ben çok sıkıldım bu tanımlamalardan; "dünya küçük bir köy, sınırlar ortadan kalktı, artık her şey şeffaf."

 
Peki ama nasıl? Ben görüntü istiyorum!

The Economist dergisi birkaç yıl önce özel sayı yayınladı. "Connectivity" başlığını kullandı. Bir küre fotoğrafı üzerinde sayısız kablo olan görsel kullandı. Pek şahaneydi. Değişik örnekler veriyor, insana, "olmaz kardeşim böyle şey" dedirtiyordu. Bakmayın The Economist dediğime, tüm yayın organları benzer konuları afiyetle işliyordu. Bir tek problem vardı, konuşulanları somut olarak göstermek mümkün değildi. Cihazlar hayallerde gelişiyor, üretim bantlarından dökülmüyordu. Gelecek zamanlı konuşmalar da sıkıyordu.

Ben o gün klişe cümleler, yaratıcı olmayan düşüncelerden ve milyon kez yapılan tekrardan sıkılmıştım. Malı görelim edasıyla, şimdi ne var şeklinde bekliyordum. Çok beklememe gerek kalmadı. Telefon sistemini bile özelleştirememe rekoru kıran Türkiye istemeye istemeye teknoloji önünde saygıyla eğildi. Yıllanmış sistemler ve kurumlar alıcı beklerken, sokaktaki çocuklar görüntülü telefonla oynuyor. PTT'nin T'sinin fiyatı hızla düşüyor, cepteki T'nin numaraları bitmiyor. Benim bile bilgisayardan yapmadığım numara kalmıyor. Eyvah yazıyı uçurdum diye inim inim inlerken daha birkaç yıl öncesinde, şimdi, bir tane avuç içi aletle resim çekiyor, video filmi hazırlayabiliyor, kayıt yapıyorum...

 
Dünkü klişelerden sonra itirazlarımın hepsini rafa kaldırmış değilim. İtiraz edecek konu yoksa, yaratırım. Connectivity... Ben karşıyım bu tanımı bir tek teknolojiye bağlamaya. Aktaracaklarım dünyanın küçük bir köy olduğunu, sınırların ortadan kalktığını, hepimizin elektronik cihazlar gibi birbirimize bağlandığımızı şaşırtıcı bir şekilde gösterecek. Belki sizi biraz korkutacak, ama alışacaksınız çaresiz. Dünya birbirine bağlı değil, kenetli. Ben burada hapşıracak olsam siz orada nezle olacaksınız.

Vietnam'ı 42 kişinin kuş gribinden yaşamını yitirmesi üzerine ülke çapında aşılama kampanyası başlattı. Kış aylarında yayılmasından korkulan ölümcül hastalığa karşı Hollanda ve Çin'den 400 milyon doz aşı alındığı açıklandı. 2003'te ortaya çıktığından beri Asya'da 61 kişinin ölümüne yol açan H5N1 virüsüne karşı 210 milyon kümes hayvanı aşılanacak. Kazakistan, ülkede ortaya çıkan kuş gribi vakalarının H5N1 virüsünden kaynaklandığı açıklandı. İlk vakanın 4 Ağustos'ta görüldüğü belirtilen açıklamada virüsün nerede görüldüğü ya da ne kadar yayıldığı konusunda bir bilgi verilmedi.

 
Kuş gribinin son olarak Sibirya'nın baş kenti Novosibirsk'te görüldüğü kaydediliyor. Yetkililer hastalık gösteren kuş sürülerini karantinaya alırken, diğer nüfusları da aşılıyor. Fakat gözden kaçan bir tavuk sürüsünün Rusya'nın batısına, oradan da Avrupa ve Türkiye'ye geçmesi "olası gelişmeler" dahilinde yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Rusya'daki salgının izole edildiğini duyurdu. Avrupa Birliği, Kazakistan ve Rusya'yla olan kümes hayvanları ithalini yasakladığını açıkladı. Virüsün yayılma hızı şaşırtıcı. Güneydoğu Çin'in Guangdong bölgesinde ortaya çıktıktan sonra, önce Hongkong'a ardından Vietnam ve Tayland'a yayıldı. Hastalığın ortaya çıkmasıyla kuş ticareti durdurulsa da virüsün deniz aşırı Endonezya'ya sıçraması engellenemedi. Endonezya'da virüsün şekli değişti, son olarak memeli hayvanlarda da görülmeye başlandı.

H5N1 adı verilen kuş gribi bulaştığı canlıyı 48 saat içinde öldürüyor, hastalığı kapan canlının hayatta kalma olasılığı yüzde bire kadar düşebiliyor. H5N1 virüsünün insanlara ve insandan insana bulaşması ihtimalinde ölüm oranı yüzde 20. ABD'de 80 milyon grip hastası içinden 16 milyon kişinin öleceği tahmin ediliyor. Böyle bir olayın gerçekleşmesi, gelişmiş ve gelişmemiş ekonomilerin hepsi için felaket anlamına geliyor. Salgından en fazla genç nüfusun etkilenmesi bekleniyor. Salgın, ülkelerin demografik dağılımları için bir yıkım. H5N1 gibi salgın hastalık başlatan virüslerin ilginç bir yanı ticari aktiviteleri takip etmeleri. İlk anda insanlara bulaşmayan hastalık, hayvanlar, bitkiler, ürünler vasıtasıyla dünyanın her köşesine dağılabiliyor. Küreselleşme her yerde olduğu gibi burada da geçerli. 1918'deki İspanyol gribi birinci dünya savaşına katılan askerler üzerinden insanın ayak bastığı her köşeye yayılırken, 1997 yılında başlayan kuş gribi kuş ticareti rotalarını takip ederek yayılıyor.

 
Etkileri üzerinde en çok araştırma yapılmış salgın 1918 İspanyol gribi. ABD'de, bir yıl içinde ortalama yaşam süresini 55'den 37'ye indirmişti. Nüfusun yüzde 6'sı, grip ve gribin yol açtığı diğer hastalıklardan öldü. 1918 grip salgınının yayılma hızı baş döndürücüydü. Ortaya çıktığı Birinci Dünya Savaşı'nda "savaş hastalığı" olarak görmezden gelindi. Yaklaşık üç ay içinde Amerikan ordusundan 43 bin personel öldü, askerler tedavi için ülkeye gönderildiğinde sivil halka da yayıldı.

Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Centers for Disease Control and Prevention) hazırladığı rapora göre, "orta seviye salgın" sonucunda ölecek insan sayısı 200 binin üzerinde. Yaklaşık 750 bin kişiye hastanelerde tıbbi müdahale zorunluluğu doğacak. Grip ve yol açtığı diğer hastalıkları tedavi için gerekecek miktarın 166 milyar dolar olacağı hesaplanıyor. Bu miktarın içine nüfusu aşılamak için gereken kaynaklar dahil değil. Bizi ne kadar ve nasıl etkiler? İyimser bir tahminle nüfusun yüzde 5'ini etkileyecek bir salgın hastalık sadece Türkiye'de üç buçuk milyonun üzerinde ölüm anlamına geliyor. Bilim adamları grip virüslerini belirli bir kurala göre isimlendiriyor. Virüslerin içindeki H ve N proteinleri cinslerine göre bağışıklık sistemlerini farklı şekilde etkiliyorlar. Bu yüzden virüsler H7N1, H5N1 gibi isimler alıyorlar. Sadece kuşları etkileyen H5N1 virüsü, ortaya çıktığı 1997'den beri değişik şekillere girdi. "z" ve "z+" diye adlandırılan cinsleri ortaya çıktı. Grip virüsü her değişiminde farklı özellikler gösteriyor. 2004 yılında ortaya çıkan "z+" adı verilen cinsinden etkilenen kuşlarda hayatta kalma oranı sıfırın az üstündeydi.

 
Bu tür salgınlarla mücadele etmek için öncelikle hastalığa yakalananları ayırmak, salgına kapılmayanları aşılamak, hastaları tedavi etmek ve ülke çapında salgından korunma yöntemleri uygulamak gerekiyor. Küreselleşmenin ulaştığı boyutu düşününce salgınla mücadelenin tek bir ülkede başarılı olmasının anlamlı olmadığı da ortaya çıkıyor. Günümüzün saydam sınırlarından bırakın insanı, tavuk ve virüsler dahil her şey geçebiliyor.

Şu anda dünyadaki aşı üretim kapasitesinin sadece ABD'nin bir yıllık grip aşısı stoğu kadar olması (300 milyon birim) aşı üretebilen ülkelerin paylaşma konusunda ne kadar istekli olacağı konusunda bir fikir verebilir. Dünya nüfusunun büyük kısmını etkileyecek bir salgında tedbir alabilecek ülkeler, ABD, Japonya, Kanada ve Batı Avrupa ülkeleri. Geriye kalan nüfusun korunması için bir altyapı yok.

 
Sürekli değişen, farklı özellikler gösteren virüslerin tanımlanması, karşı aşı geliştirilmesi, aşıların üretimi, dağıtımı ve halkın salgından korunması gibi süreçler çok sıkı plan ve koordinasyon gerektiriyor. H5N1 virüsünün 1997'deki halini laboratuarda yetiştirmek 5 yıl sürmüş. Dünya Sağlık Örgütü, 400 milyon dolarlık bütçesinin küçük bir kısmını grip konusuna ayırıyor. Uzmanlar dünya çapında bir salgınla mücadele için en az 600 milyon dolara ihtiyaç olduğunu söylüyorlar.

Dünya küçük mü küçük bir köy. Sınırlar kalktı. Hepimiz birbirimize öylesine bağlıyız ki, aklınız durur.

Ben bunları özgür bilirdim, meğer değillermiş...