|
|
|||||||||
|
|||||||||
|
Vestel bütçesinin yüzde 4.5'ini ARGE'ye ayırıyor. Sekiz ARGE merkezinde çalışan eleman sayısı 450'yi geçiyor. Üç yıl içinde bu sayının 1000'e yükselmesi bekleniyor. Çünkü esas amaç ürün yelpazesini artırmak. Yeni teknolojilerin geliştirilmesinde ARGE'nin taşıdığı önem büyük. Teknolojiye yön veren ve teknoloji yaratan firmaların başarısı ARGE'ye verdikleri önemden geçiyor. Vestel ARGE'ye verilen önem ve yapılan yatırım konusunda Türkiye'nin önde gelen firmaları arasında yer alıyor. ARGE merkezlerinin ve çalışan mühendislerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Var olan teknolojiler mümkün olduğunca hızlı şekilde ürüne dönüştürülmeye çalışılıyor.Bir ürün altı ayla bir yıl arasında üretiliyor. Sonrasında ürünü değiştirmek ve yenilemek kaçınılmaz oluyor. Özellikle dijital teknolojilerde üretilen ürünlerin ömürleri çok kısa. Vestel'in ARGE bölümü şu sıralar pek çok yeni konsept üzerinde çalışıyor. ARGE'nin çalışmaları ve teknolojideki gelişmelerle ilgili olarak Vestel Komünikasyon Genel Müdürü Murat Sarpel'le görüştük. | |||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Şu anda hangi teknolojiler üzerinde çalışıyorsunuz?
Öncelikli olarak evdeki tüm cihazların birbirini görebileceği ve haberleşebileceği dijital ev konsepti üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor. Konseptlerimizden bir diğeri de mobilite. Yani cepte taşınabilecek büyüklükte ve üzerinde ekranı olan bir alet. Bu aletin belleğinde her türlü ses ve görüntü dosyasını taşıyabileceksiniz. Bu tip cihazlar hayatımıza hızla girecek. Müzik çalan versiyonları (iPod) zaten var. Bunların üzerine görüntü de gelecek. Düz ekran televizyonlar üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor. Buradaki trend, boyutun büyümesi. Piyasada 125 ekran plazma televizyonlarımız var. Yakında 150 ekran televizyonlar piyasaya çıkacak ve ekranların büyüklüğü artmaya devam edecek. PFD ve LCD televizyonların da boyutları büyüyecek. Bu teknolojilerin üzerine kablosuz iletişime ait parçalar eklenerek dijital ev konseptinin bir parçası olmaları sağlanacak. Daha az enerji tüketerek çevreci olmaları üzerinde de çalışılıyor.
Vs.: Vestel bütçesinin yüzde 4.5'ini ARGE'ye ayırıyor. Vestel'in teknoloji ve ARGE konusundaki stratejisi nedir?
Üzerimizde taşıyabildiğimiz ses ya da görüntü cihazlarının tasarlanması, fikir olmaktan çıkıp ürün haline getirilmesi, birbirleriyle kablosuz konuşabilmesi gibi konular üzerinde çalışıyoruz. Örneğin evin içerisinde kullandığımız sayısal televizyonlar, sayısal alıcılar, DVD oynatıcılar, bilgisayar, bilgisayarın içindeki her türlü ses ve görüntü dosyaları zaten evin içinde var oluyorlar. Önemli olan bu tip dosyaları evin içinde paylaşabilmek ve her an elimizin altında olabilecek şekilde taşıyabilmek. Vestel'in ana stratejisi yeni teknolojiler yaratmaktan çok var olan teknolojileri ürüne dönüştürmek üzerine kurulu. Tabii o ürünü ilk yapanlardan olmak kaydıyla. Biz ürünleştirme üzerinde güçlüyüz. Çünkü ana iş dalımız tüketici hedefleri.
| ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: ARGE yatırımları konusunda Vestel'in ilk sıralarda yer aldığını biliyoruz. Nasıl bir çalışma sisteminiz var?
2001'de Vestel Komünikasyon'un ARGE'sini kurarken 70 çalışanımız vardı. Bugün bu sayı 450'yi aştı. ARGE merkezlerinin sayısı sekize yükseldi. İTÜ Arıkent'te yeni bir ARGE merkezimiz açılıyor. Vestel aslında yalnızca ürün değil yazılım da satıyor. Toshiba, Philips, JVC, Panasonic gibi firmalar müşterilerimiz. Bu firmaların hepsine dijital alıcılar konusunda yazılımlar lisanslanıyor. Her ARGE merkezinin üzerinde çalıştığı ve deneyimini artırdığı bir iş kolu var. Yeni bir proje ortaya çıktığında projenin maliyetine bakarak nerede ya da nerelerde yapılması gerektiğine karar veriyoruz. Ürüne yönelik proje grupları oluşturuluyor. Bunlar hareket serbestliği olan gruplar. Görevlendirildiklerinde, fikir aşamasındaki bir çalışmayı ürün haline getirene kadar işin tamamından sorumlu oluyorlar. Sonra bu grup dağılıyor ve yeni bir proje grubu oluşana kadar bu çalışmaları sürdürüyorlar. Çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Üç yıl içinde ARGE'de çalışanların sayısının 1000'e yükselmesi hedefleniyor. Amaç yalnızca çalışan sayısını artırmak değil. Ürün yelpazesini ve ürün gruplarının sayısını hızla artırdığımız için giderek daha çok insana ihtiyaç duyuyoruz.
Vs.: Çalışanların demografik yapısı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Üniversite sınavında büyük başarı gösteren öğrenciler, işe aldığımız mühendislik grubunu oluşturuyor. Bilgisayar, elektrik-elektronik, makine mühendisleri gibi. Mühendislerimiz sınavda ilk 100-200'e girmiş öğrencilerden oluşuyor. Teknik donanım ve kapasite açısından baktığınızda birikimli ancak genelde deneyimsiz insanları işe alıyoruz. Çalıştığımız konular yeni olduğundan, bu alanlarda deneyimli eleman bulmak zor. Tercihimiz hem Türkiye hem de yurtdışındaki en iyi okullardan iyi derecelerle mezun olmuşlardan yana. Kendi içimizde onları eğitiyoruz. Deneyimi biz kazandırıyoruz. Vestel Komünikasyon'daki ARGE'de yaklaşık 100 kişi çalışıyor. ABD'den gelen arkadaşlarımız da var. ABD'den buraya beyin göçünün başladığını söyleyebiliriz. ABD'de okulunu bitirip, hatta iş deneyimi kazanmış bazı kişiler, sanırım çalıştığımız konuların güncel olması dolayısıyla tercihlerini Vestel'den yana kullanıyor. Bu kişilerin grubumuz içindeki oranı yüzde 10 civarında. Genç bir ekibimiz var. Yaş ortalaması yaklaşık 26-27 düzeyinde. Birçoğunun ilk çalıştığı firma Vestel. Çalışanlarımızın üçte ikisi Türkiye'nin farklı noktalarından gelmiş insanlardan oluşuyor. Farklı kültürlerden gençler bir arada çalışıyor. Kadın çalışanların sayısı yüzde 30'u aşıyor. Çalışanlarımızın yüksek lisans ve doktoraya devam etmelerini destekliyoruz. Bunun için İzmir'deki üniversitelerle işbirliği yapıyoruz. Yüksek lisans ve doktoradaki konuları kendi konularımızla ortak olacak şekilde seçiyoruz. Hatta derslerin bir kısmını çalışanlarımız veriyor. Bu durum İzmir'deki üniversiteler için avantaj. Çünkü Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden mezun kişileri İzmir'deki üniversitelerde yüksek lisans ve doktora yapar hale getiriyoruz. Burada bir ekol yaratmaya çalışıyoruz.
| ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Vestel tüm dünyada ve özellikle Avrupa'da yüksek kullanım oranlarına sahip. Ürün geliştirirken, pazarın kendine özgü koşullarını dikkate alıyor musunuz?
İhracatımızın yüzde 60'ını Avrupa'ya yapıyoruz. Avrupa'da her ülkenin kendine özgü beklenti ve istekleri var. Yani Avrupa parçalanmış bir pazar görünümünde. Yeni bir ürün tasarlarken, hangi ülkelere satılması planlanıyorsa o ülkenin istekleri, coğrafik ve sosyolojik özellikleri göz önünde bulunduruluyor. Pazarlama grubundaki arkadaşlar bu konularla ilgili strateji geliştiriyor. Özellikle endüstriyel tasarım konusunda. Bir Alman'ın beğendiği tasarımla bir Fransız'ınki birbirinden farklı. Endüstriyel tasarım aşamasından başlayarak ürünün yazılım özelliklerine kadar her şey göz önünde bulunduruluyor. Yaptığımız bir tasarım başka bir ülkede başarısız olabiliyor.
Vs.: Pazarın hazır olmaması ya da eski ürünlerin daha çok satılması amacıyla bir ürünü beklettiğiniz oluyor mu?
Teknoloji olarak değil de teknolojiyi ürüne dönüştürme konusunda "biraz daha beklemeliyiz" dediğimiz oluyor. Bu konunun iki boyutu var: Vestel Türkiye'de kendi ismini kullanıyor. Rusya, Irak, İran gibi komşu ülkelerde de bir marka olarak biliniyor. Marka olarak bilindiğinde yeni teknolojileri ilk getiren olmak büyük önem taşıyor. Vestel markasıyla bulunduğumuz pazarlarda ürünleri bekletmeden piyasaya sunmaya çalışıyoruz. Ama diğer ülkelerde Vestel kendi markası yerine müşterilerinin markasıyla satışa sunulan ürünleri pazarlıyor. Bu durumda müşterinin istediği özelliklere bağlı çalışıyoruz.
| ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Vestel kimlere ne kadarlık yazılım ihraç ediyor?
Vestel'in yurtiçi ve yurtdışındaki firmalara yazılım lisanslayan firması Cabot. Cabot üzerinden, özellikle dijital alıcılar üzerinde çalışan yazılımlar lisanslanıyor. Panosonic, JVC, Toshiba, Philips gibi büyük firmalarla çalışıyoruz. Bunlara doğrudan lisans veriyoruz. Vestel yakın bir geçmişe kadar yalnızca televizyon üreten bir firma olarak bilinirken, bugün tüm dijital teknolojiler üzerine çalışan, ürettiği yazılımları pazarlayabilen ve bundan ciro elde edebilen bir firma haline geldi. Bu büyük başarı. Cabot'un cirosu yıllık 10 milyon dolara yaklaştı. Teknoloji konusunda dünyanın önde gelen firmalarıyla aynı frekansta olduğumuzu düşünüyorum.
Vs.: Yeni bir teknoloji geliştirirken hangi etkenler ön plana çıkıyor?
Genelde bir projenin başlaması için birkaç neden vardır. Birincisi tüketicinin istekleri. İkincisi teknik kaynaklı. Yani ARGE'nin yeni teknolojileri ürüne katmaya yönelik proje isteği olabilir. Üçüncüsü de rekabetçi olabilme adına fiyatları aşağı çekme amaçlı. Bazen bunların bir harmanı da olabilir.
| ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Hangisi daha baskın?
Fiyatları düşürmek rekabetçi olabilmek adına aklımızın bir köşesinde hep olan bir şey ama müşteri istekleri tabii çok yoğun geliyor. Aslında birbirinden ayırmak çok zor. Çünkü müşteri aynı zamanda fiyatın düşmesini de istiyor. İç içe geçmiş bir durum ama müşteri isteklerinin baskın olduğunu söyleyebiliriz.
Vs.: Yeni bir ürün geliştirirken en çok hangi konuda zorlanıyorsunuz?
Yeni bir konuysa ve o konuda fazla materyal yoksa, yani firmalar o teknolojiyi kendilerine saklıyorsa, o ürünü yapmak hiç kolay değil. İki seçeneğiniz var: Her şeyi kendi içinizde yaratabilirsiniz, ama zamana karşı yarış önemli. Süreç uzun olacaksa pek anlamı yok. Çünkü iş işten geçmiş olabilir. İkinci olasılık Vestel'in büyüklüğünü kullanarak teknolojik, stratejik ortaklıklar geliştirmeye çalışması ve bu tip teknolojileri şirket içine aktarabilmesi. Bu hiç kolay değil. Çünkü şirketlerle iletişim halinde olmamız, o şirketlere bizim de bir şeyler aktarmamız gerekiyor. Bizim teknolojimizin onlara, onların teknolojilerinin bize gelmesi. Ya da iki şirketin bir araya gelerek oluşturduğu ortaklıkta ikisinin öyle katma değerleri olmalı ki, ortaya çıkan toplam değer daha büyük olabilsin.
| ||||||||||||||||||||||||||||||||
Vs.: Teknolojik gelişmeler nereye doğru gidiyor?
Yakın zamanda bilgisayarınızdaki her türlü ses ve görüntü dosyasına kablo olmaksızın televizyonunuzdan ulaşabileceksiniz. DVD'nizde oynayan bir filmi, kablolu bağlantı olmadan mutfaktaki televizyonunuzdan izleyebileceksiniz. Digiturk alıcınızın görüntülerini diğer odalardaki televizyonlardan da izleyebileceksiniz. Bilgisayarınızdaki dosyaları evin içindeki herhangi bir cihazın belleğine dijital olarak sıkıştırarak kaydedebileceksiniz. Ya da cebinize girebilecek büyüklükte bir cihazın içine kaydedip, istediğiniz bilgi ve görüntüye her an ulaşabileceksiniz. Vestel olarak biz, bu ürünleri tasarlamakla kalmıyoruz. Bunların birbirleriyle olan iletişiminin entegrasyonunu sağlayacak teknolojiler üzerine de çalışıyoruz.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||