Teknoloji
Vural Yilmaz
Orhan Coskun
Murat Sarpel


kablosuz hayat çok rahat

Orhan Coşkun

Anımsar mısınız, "Tak fişi bitir işi" gibi deyimler nasıl da espiri konusuydu. Fişi elektriğe taktığınızda iş bitiyordu. Teknolojinin nerede durduğunu göstermek için naftalin kokan bir cümle. Teknoloji, espirileri de geçmiş zamana postalıyor: "delete"! Çünkü artık fişe takılacak bir şey yok. Hayatımızdaki kabloları atıyoruz. Her şey kablosuz hale dönüşüyor.

Televizyon kablosuz olacak. Evdeki diğer cihazlarla kablosuz olarak haberleşebilecek. Cep telefonlarından yüksek görüntü kalitesinde televizyon izlemek son derece doğal olacak. Ev otomasyonu sistemine göre evdeki elektronik aletler otomatik olarak kontrol edilebilecek. Buzdolabınızda herhangi bir yiyecek bittiğinde haberiniz olacak. Evinize yaklaştığınızda garajınızın kapısı otomatik olarak açılacak. Eve gelmeden önce klimanızı çalıştıracak ve sıcaklığı istediğiniz seviyeye getirebileceksiniz...

Bunların hiçbiri uzak geleceğe ait değil. Bazıları birkaç ay, bazıları birkaç yıl içinde gerçekleşecek... Kablosuz teknolojilerin hayatımız üzerinde daha egemen olacağı kesin. Buna bağlı olarak bugün hayal gibi gelen "mobil hayatlar" yaşıyor olacağız. Kısaca tüketici elektroniğindeki "istediğiniz zaman, istediğiniz yerde, istediğiniz içerik" söyleminin aşamaları bir bir gerçekleşiyor...

Dünyadaki bu gelişmeleri yakından takip eden Vestel'in kablosuz teknolojiler konusunda önemli projeleri var. Vestel Komünikasyon ARGE'nin Kablosuz Teknolojiler Sorumlusu Orhan Coşkun'dan kablosuz teknolojilerde gelinen son nokta ve Vestel'in bu konuda yaptığı çalışmalar hakkında bilgi aldık.

 

Vs.: Kablosuz teknolojiler günümüzde hangi alanlarda kullanılıyor?

Hemen her alanda kablosuz teknolojiler hayatımıza girmeye başladı. Kablosuz teknoloji deyince akla hemen cep telefonları geliyor. Tarihçesine baktığımızda, bu teknolojinin evlere girmesi uzaktan kumandayla başlıyor. Daha geniş düşündüğümüzde, cep telefonlarıyla dünyanın her yerine yayılmış oldu.

Vs.: Cep telefonlarının bu hızla yaygınlaşacağı bekleniyor muydu?

Aslında beklenmiyordu. En hızlı Japonya'da yayıldı. Ardından Avrupa'da geniş kullanım alanı buldu. Türkiye'de de hızlı yayıldı. Bu noktada Türk insanının gösterişe meraklı olması büyük rol oynuyor. Amerika'daysa hızlı yayılmadı. 1999'da Amerika'da kablosuz teknolojiler üzerine doktora yaparken, hocalarımdan biri bir konferansa katılmak üzere Avrupa'ya gitmişti. Konferanstan dönünce Avrupa'daki cep telefonu kullanım oranlarına çok şaşırdığını ve hemen bir cep telefonu almak istediğini söylemişti. Düşünün, Amerika'da kablosuz teknolojiler üzerine ders veren bir öğretim görevlisinin cep telefonu yok. Teknolojiyi yaratma bakımından Amerika bu işin başını çekti. Fakat yaygın kullanım açısından geriden geldi.

 

Vs.: Kablosuz teknolojilerde gelinen son nokta nedir?

Üzerinde çalışılan çok konu var. Örneğin gelecekte evdeki elektronik aletler otomatik kontrol edilebilecek. Buna ev otomasyonu deniyor. Buzdolabınızda bir şey bittiğinde haberiniz olacak. Evinize yaklaşırken garajınızın kapısı otomatik olarak açılacak. Cep telefonlarında üçüncü jenerasyona geçiş var. Önceden cep telefonları açısından ses özelliğine sahip olmaları yeterliydi. Sonra bir data uygulaması olan SMS özelliği eklendi. Video, daha yüksek transfer hızı gerektiren bir data uygulaması. Bir yerden görüntü kaydedip gönderiyorsunuz. Oldukça yüksek data hızı gerektiriyor. Üçüncü jenerasyonla cep telefonları televizyon kalitesinde yayın almaya başlayacak. Teknolojisi şu anda var. Ancak piyasaya yayılması için teknolojinin ucuzlaması gerekiyor. O zaman dünyanın her yerine yayılacak. Japonlar yüksek ücretler ödemeye alışkın oldukları için televizyon seyretme olanağı sağlayan cep telefonları Japonya'da yaygın.

Vs.: Ürünün geniş kitlelere yayılmasında önemli kriterler neler?

Tüm ürünler satış hacmi olarak bir çan eğrisinden yukarı doğru çıkar. Üst noktadan sonra da düşüşe geçerler. Satışları düşürmemek için ürünlere yeni uygulamalar getiriyorlar. Cep telefonu satışlarının doyuma ulaşması mümkün. Çünkü Avrupa'da her aileye birden fazla cep telefonu düşüyor. Herkesin cep telefonu olunca ne yaparak cep telefonu satmaya devam edebilirsiniz? Telefonlara konulan fotoğraf çekme, kamera gibi işlevler satışların azalmamasında büyük rol oynuyor. Şimdilerde televizyon izleme olayını getirmeye çalışıyorlar. Gelecek yıl Dünya Kupası Almanya'da olacak. Bu teknolojinin ucuzlaması ve yaygınlaşması için o tarihi son nokta olarak belirlemişler. Yani o tarihlerde cep telefonundan televizyon izleyebileceksiniz.

 

Vs.: Cep telefonundan televizyon izlemek sizce ne kadar zevkli olacak? Bu teknoloji geniş kitlelere yayılacak mı?

Aslında çok zevkli olabilir. Bunu bir örnekle anlatayım. İnsanın gözü, kendi kolunu uzattığı zaman bir dakikalık mesafeyi ayırt edebilecek şekilde yaratılmıştır. 1 dakika derecenin 60'ta biri. Gözümüzün açısı bir dakika olacak. Bir dakikadan daha küçük olursa kolunuz mesafesindeki iki noktayı ayırt edemiyorsunuz. Televizyonları düşünelim. Avrupa'da yaygınlaşmaya başlayan, Amerika'daysa yaygın olan büyük ekranlı ve yüksek çözünürlüklü televizyonlar var. Televizyonlar büyüdükçe çözünürlüğünün artması gerekiyor. Aynı çözünürlükte tutarsanız oradaki noktaları görmeye başlarsınız. Çünkü oturduğunuz mesafe sabit. Ya da daha geriye gideceksiniz. Arkaya gidince de büyük televizyonun zevkine varamazsınız. Aynı mesafede oturduğunuzda, büyük televizyonda zevk alabilmeniz için çözünürlüğün artması gerekiyor. O çözünürlüğü cep telefonu mesafesine getirdiğiniz zaman, cep telefonu izlerken aldığınız televizyon zevki, yüksek çözünürlüklü büyük ekran televizyon izlerken aldığınız zevkle aynı seviyeye geliyor. Çünkü yine aynı çözünürlükte yayın almış oluyorsunuz. Bu nedenle cep telefonunda televizyon olayının çok tutacağını düşünüyorlar. Bu şekilde cep telefonları satışı çan eğrisinde düşüşe geçmemiş olacak.

Vs.: Kablosuz teknolojiler hayatımıza ne zaman egemen olacak?

Kablo her zaman hayatımızda olacak. En azından güç kabloları önümüzdeki 40-50 yıl içinde ortadan kalkmayacak. Çünkü yüksek oranda güç taşıyorlar. Onu kablosuz iletmeye başladığınız zaman bir sürü sağlık problemi ortaya çıkar. Kablosuz teknolojilerde gündeme gelen önemli konulardan biri sağlık problemleri. Amerika'da bu konuyla ilgili bir organizasyon kablosuz teknolojilerin sağlığa zararlı olmaması için bazı kriterler koyuyor ve güç seviyelerinin maksimum sınırlarını belirliyor. Bilgi kabloyla gittiği zaman dışarıdaki tüm etkilerden arınmış olarak iletiliyor. Kablosuz ise öyle değil, bütün etkilere açık. İnsanın beynini ve kalbini etkiliyor. Bu etkilerin olmaması için belli limitlerin altında kalmanız gerekiyor. O limitlerin altında kalınca da iletmeniz gereken bilgileri iletemiyorsunuz. O nedenle kablo uzun yıllar varlığını sürdürecek.

 

Vs.: Kablosuz teknolojilerin sunduğu avantajlar neler?

Tüketici elektroniğindeki "istediğiniz yerde, istediğiniz zamanda, istediğiniz içerik" söylemi ancak kablosuz bir teknolojiyle gerçekleştirilebilir. Kablosuz teknoloji bize istediğimiz yerden istediğimiz şeyi yapabilme olanağı sağlıyor. Vestel'in üzerinde çalıştığı bir proje var. Televizyonlara kablosuz özellik sağlayacağız. İlerde cihazlar televizyonla kablosuz şekilde haberleşecek. Örneğin DVD oynatıcınızı ya da uydu alıcınızı televizyona kabloyla bağlamanız gerekmeyecek. İnsanlar dijital içerikleri bilgisayarda sakladıkları için ilk uygulama olarak video, fotoğraf ve müzik dosyaları gibi dosyaların bilgisayardan televizyona kablosuz aktarımı üzerinde çalışıyoruz. Bu teknoloji 2005'in Ekim ayında piyasaya çıkacak. Yani bilgisayarınızda tüm içerik duruyor. Hiçbir ayarlama yapmadan kumandayı elinize alarak istediğiniz videoyu seyrediyor, fotoğraflarınıza bakıyor, müzik dinliyorsunuz.

Vs.: Vestel'in DMP teknolojisi kablosuz teknolojide gelinen aşamanın iyi bir örneği oldu. Kablosuz teknolojilerde şu an hangi konular üzerinde çalışıyorsunuz?

Öncelikle televizyonun kablosuz olarak bilgisayara ulaşması çalışmalarına başladık. Sonra yalnızca bilgisayara değil, evdeki diğer cihazlara da ulaşmayı hedefliyoruz. Taşınabilir cihazlar üzerine çalışmalarımız var. iPod'un video oynatan versiyonu üzerinde çalışıyoruz. Bu, ilk etapta bilgisayarınızdaki verileri videoya aktardığınız bir cihaz olacak. Ama ondan sonraki aşamada televizyon yayını da alabilecek. Bilgisayar ve uydu alıcınızdaki içeriği taşınabilir cihazınıza yükleyebileceksiniz. Örneğin bir maçı kaçırdınız, o zaten cihazınıza yüklenmiş olacak ve istediğiniz zaman seyredeceksiniz. Bu tip teknolojileri 6 ay içinde Türkiye'de Vestel sayesinde görmeye başlayacaksınız.

 

Vs.: Peki uzun vadedeki çalışmalarınız neler?

Bu taşınabilir cihaza GPS özelliği koymayı düşünüyoruz. Yani televizyon yayını alacak, Ankara, İstanbul ve İzmir gibi illerin detaylı haritalarını alıp cihazınıza yükleyebileceksiniz. Bir yere giderken isterseniz video oynatabileceksiniz. Gitmek istediğiniz yeri söyledikten sonra cihaz sizi yönlendirecek. Size "sağa dön, aşağı yürü" tarzında komutlar vererek istediğiniz yere ulaşmanızı sağlayacak.

Vs.: Vestel'in kablosuz teknolojilerdeki stratejisi nedir?

Trendi ve piyasanın nereye gittiğini takip etmeye çalışıyoruz. Büyük şirketlerin neler yaptığını ve neler üzerinde çalıştığını biliyoruz. Yeni bir teknoloji yaratmak zor. Fakat teknolojiyi bilmek ve uygulamaya dönüştürmek Vestel'in uzmanlık alanı. Teknolojiyi yakından takip etmek, hızla ürüne dönüştürmek gerekiyor. Yepyeni bir teknolojiyle her şeyi değiştirmek iddiasında değiliz. Her şey aşama aşama gerçekleşiyor. Bu aşamaları yakından takip ediyoruz. Beş yıl içinde kablosuz yeni ürünler çıkacağını biliyoruz. Ürünlerimizi buna göre yönlendiriyoruz. Çok kısa mesafede yüksek data hızını destekleyen bir sistem var. Dört yıl sonra piyasaya çıkacak. Bu gerçekleştiğinde hangi cihazımıza nasıl koyacağımızı, cihazımızı nasıl değiştireceğimizin planını yaptık.

 

Vs.: Bir ürüne karar verdikten sonra süreç nasıl işliyor?

Market raporları, piyasa takibi, trendler, şirketlerle toplantılar, şirketlerin bize önereceği çiplerin özelliklerinin nasıl kullanılabileceği üzerinde beyin fırtınası yapmak. Tamamen piyasaya yönelik ürünler düşünüyoruz. Kimde ne var ve ben bunu nasıl kullanabilirim gibi. Bunları harmanlıyoruz. En iyi ürün ne olabilir, en kısa sürede nasıl çıkarabiliriz? Hakkında karara vardıktan sonra ürünü değişik aşamalara bölüyoruz. Donanım ve yazılım tasarımı, geçmesi gereken bazı testler, üretim kısmı, kime satabileceğimiz ve pazarlayabileceğimiz şirketlerle yaptığımız konuşmalar. En temelde donanım ve yazılım ayrımına varıp iki tarafta paralel bir çalışma başlatıyoruz. Sonra ürün ortaya çıkıyor ve testler yapılıyor.