Teknoloji
Vural Yilmaz
Orhan Coskun
Murat Sarpel


teknoloji avuç içine girdi

Vural Yılmaz

Bazı konular var ki, elle tutamasak, şu an için bilemesek de adımız gibi eminiz. Örneğin gelecekteki teknolojiler daha yaratıcı, cihazlar daha fonksiyonel olacak. İnsan teknolojinin ilkel olduğu günleri anımsayınca, yüzyıllar öncesiymiş gibi geliyor. Altera Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Vural Yılmaz, teknolojide entegrasyonu örneklerle anlattı.

Vural Yılmaz'ın asıl mesleği matematik öğretmenliği. 25 yıldır bilişim teknolojilerinin içinde. Bir anlamda teknolojiyi de eğitmenliği de avcunun içinde buluşturmuş. Yılmaz, Palm'ın Türkiye'deki tek yetkili dağıtıcısı Altera Bilgi Teknolojileri'nin Genel Müdürü. Yılmaz'ın okullar için bilgisayar bağış kampanyaları düzenlenmesinde ve bilgisayar eğitiminin yaygınlaştırılmasında büyük emeği var.

Bir dönem Apple Türkiye'nin genel müdürü olarak görev yapan Yılmaz Amerika'da 1987 yılında düzenlenen dünyanın ilk multimedya eğitimine katılan 250 kişiden biriydi. Yılmaz gelecekteki teknolojilerin yaratıcı olacağını iddia ediyor. Aletlerin daha çok fonksiyonu bir araya getireceğini, daha kolay taşınabileceğini, daha ekonomik olacağını söylüyor. Yılmaz konuşurken klişe teknoloji tanımlamalarından birini anlatıyor hissine kapılabilirsiniz. Ama yanılırsınız. Yılmaz'la Avuç içi bilgisayar olarak da tabir edilen palm'la "connectivitiy", "integrity" gibi kavramların teknolojideki izdüşümü, kablosuz hayat, özetle küçüldükçe küçülen teknolojiler üzerine konuştuk.

 

Vs.: Farklı teknolojiler bir araya geliyor ve insanların hayatı giderek daha kolaylaşıyor. Teknolojinin entegrasyonu konusunda yakın ve uzak gelecekte bizi neler bekliyor?

Teknoloji yaşamın bir parçasıdır ve yaşamın kendisinden örneklerle çoğalır. Gençlik yıllarımızda ayrı ayrı radyo, kaset ve pikap vardı. Almanya'dan Türkiye'ye izne gelen Türklerin elinde farklı bir cihaz gördüğümüzde şaşırmıştık. Çünkü tek bir cihaz hem radyo hem teyp hem de plak çalabiliyordu. Üç ayrı enstrümanı bir araya getirmişlerdi. Bu, o dönemin en büyük gelişmelerinden biriydi. Entegrasyon konusunu dijital endüstriye taşıdığımızda büyük bir aşama karşımıza çıkıyor. Ana sistemin içine yerleştirilen bir çipin üzerine istediğiniz fonksiyonu ekleyebiliyorsunuz ve sistem onu destekliyor. Bunu küçücük bir aletin içinde, yüksek çözünürlüklerle yapıyorsunuz. Gelecek dönemde mobil ortamdaki görsellik hareketli hale gelecek. Ses ve görüntü özellikleri bütünleşerek mobil telefonumuzun bir parçası olacak. Hem de düşük bir maliyetle. Teknolojinin entegrasyonu konusuna verilebilecek en güzel örneklerden biri de Palm. Palm, geleceğin teknolojisine damgasını vuracak cihazlardan biri olacak.

Vs.: Palm konusunda bilgi verebilir misiniz?

Palm'ın yaratıcısı Apple aslında. Apple'ın başkanı uzun bir uçak yolculuğu sırasında sürekli kağıtlara not almış. Bir süre sonra elinde çok sayıda kağıt birikmiş. Yanındaki arkadaşının "Neden dijital platformda yazı yazılabilecek bir ürün geliştirmiyorsunuz" sorusu üzerine çalışmalar başlamış. Ürün geliştirildikten sonra üzerine yeni modüller eklendi ve işlevi artırıldı. Bu gelişme '80'lerin sonuna doğru yaşandı ve geri dönüş alınamadığı için Apple projeyi belli bir süre dondurdu. Ekip Apple'dan ayrılarak Palm'ı geliştirdi.

 

Vs.: Palm istenilen başarıya ulaştı mı?

Palm büyük bir başarıya ulaştı. 178 gr ağırlığındaki alet cep telefonundan farksız görünüyor. İçinde GSM, bilgisayar ve iletişim olmak üzere üç bölüm var. GSM bölümünde 42 bin adres alıyor. Her adres için en az bin karakterlik yer veriyor. Sonradan yaptığınız görüşmelerin detaylarına ulaşabiliyorsunuz. Aynı anda altı kişiyle konferans yapabiliyor, bilgisayar ve iletişim bölümlerine her an geçebiliyorsunuz. Diğer iletişim sistemlerini kullanabilecek altyapıya da hazır. Bilgisayar bölümünde hem Mac hem de PC platformunda istediğiniz kadar bilgi transfer ediyor ya da alabiliyorsunuz. Yani ihtiyacınız kadar bilgi alıyorsunuz. Bütün yazılımları ve programları kullanabiliyor, binlerce kişisel bilgiyi yanınızda taşıyabiliyor, müzik yükleyebiliyorsunuz. Palm, bilgisayar boyutunda istediğiniz her şeyi gerçekleştirme şansı veriyor. İletişim bölümünde iletişim ihtiyacınızı karşılayacak her şey var. İnternete girebiliyor, istediğiniz ekleri açabiliyorsunuz. Palm hem bilgisayarınız hem telefonunuz hem de her türlü bilgiye ulaşabildiğiniz, e-mail ortamında bir cihaz. ABD'de ayda 1 milyon 200 bin adet satarak başarısının ödülünü alıyor. Orada inanılmaz bir satış rekoruna ulaştı.

Vs.: Palm konusunda Vestel'le yaptığınız işbirliğinin detaylarını anlatabilir misiniz?

Vestel'le güzel bir iş ortaklığı yapıyoruz. Altera, Palm'ın Türkiye'deki tek yetkili dağıtıcısı. Vestel bizim tek dağıtıcımız, ürünün Türkiye'deki tek yetkili satış firması olarak son kullanıcıya, yani hem kişilere hem de şirketlere Palm'ı satacak. Ürünün teknik desteğiyle ilgili altyapı kuruldu. Türkçeleştirme çalışmaları da bitti. Palm'ı sadece Türkiye'den satın alanlar Türkçe kullanabilecek. Türkiye dışından bu alanların hiçbiri ürünü Türkçe kullanamayacak.

 

Vs.: Palm'ın Türkiye'de başarılı olacağını düşünüyor musunuz?

Türkiye'de mobil telefon kullanım oranı yüksek olduğu için Palm'a ilgi gösterileceğini düşünüyoruz. Telefon modülü olmayan Palm kullanıcılarının oranı Türkiye'de yüksek. Palm'ın yeni modeli Avrupa'da Eylül ayından itibaren ön plana çıkacak. Kullandığımız telefonlar artık eski teknolojiler haline geliyor. 2006'nın ortalarından itibaren bu teknoloji Türkiye'deki operatörler tarafından desteklenmeye başlayacak. Bu da Türkiye'de çok fonksiyonlu uygulamaların başlayacağını gösteriyor. Belli bir süre sonra telefonlarımızda video oynatmak, video kaydı yapmak ve görselliğe ulaşmak mümkün olacak. Görüntü transferlerini daha rahat yapacağız. Geniş bir platforma doğru gidiyoruz. Evimizde, işimizde ve cebimizde bilgisayar mantığı yaygınlaşıyor. Palm'ınız varsa kaleminiz, hesap makineniz, bilgisayarınız, internetiniz, e-mailiniz var demektir. Her tür haftalık, aylık ve yıllık programınızı yapabiliyor, internet bankacılığını kullanabiliyorsunuz.

Vs.: Palm'ın geniş kitlelere yayılacağını düşünüyorsunuz. Dizüstü ve masaüstü bilgisayar satışlarında azalmaya neden olur mu?

Bir teknoloji hiçbir zaman diğerinin önünü kesmez, aksine açar. Masaüstü bilgisayarlar hala yüksek oranlarda satılıyor. Türkiye'de laptop satışları yüzde 200 arttı ama masaüstü bilgisayarların sayısında azalma olmadı. Şimdiyse Palm gibi cepte taşınabilir ürünler çıkıyor. Hepsinin yeri ve fonksiyonu ayrı. Biri diğeri olmadan yaşamıyor zaten.

 

Vs.: Yeni bir teknoloji yaratırken hedef kitle olarak daha çok gençler mi görülüyor? Hedef kitle olarak görülmeyen kayıp kuşak var mı?

Birinci olarak paralı, ikinci olarak da parayı kolay harcayan kitleler hedef alınır. Parayı kolay harcayan iki grup vardır. Birincisi çok parası olan, ikincisi de baba parası harcayan. Bu iki grup çok önemli. Gençler teknolojiyi çabuk algılayan, hızlı öğrenen ve kullanan kitle olarak daima ön plandadır. O nedenle hedef kitle olarak seçilir.

Vs.: Size göre son dönemin en özgün buluşu ne?

En önemli buluşlardan biri iPod. Dijital platformun avantajını çok iyi kullandı. Sadece hacmi değil, ses kalitesi ve taşınabilir olması büyük avantaj. Diğeri de Palm'ın Treo 650'si, küçük bir cihazın içinde birçok özelliği sunduğu için.

Vs.: Bir ürünün geniş kitlelere yayılmasında etkili olan kriterler neler?

Öncelikle kullanımının basit olması gerek. Yaratıcı özelliklere sahip ve ekonomik olması da önemli. Aslında bu konu ülkeye göre değişir.

 

Vs.: Bu bağlamda Türk insanı hangi teknolojileri daha kolay benimsiyor?

Türk insanı için kullandığı ürünün başkaları tarafından anlaşılması ve takdir edilmesi önemli. Duygusal ilişki kurabileceği ürünlere yöneliyor. Buna en güzel örnek otomobillerdir. Cep telefonu ve bilgisayar için de aynısı geçerli. Mobil telefonun hızla yayılmasının nedeni de bu. Palm'ın aynı başarıyı yakalayacağını düşünüyorum. Palm kullanıcısı, bulunduğu noktadan hem ses ve resim yoluyla hem de e-mail göndererek haberleşme sağlayacak. Bu duygusal ilişkinin daha zengin bir boyutu olduğu için büyük bir başarı kaydedecek bence. Türkiye teknolojiyi bildiği zaman iyi kullanan ülkelerden biri.

Vs.: Genç kuşak teknolojiyi seviyor ve yakından takip ediyor. Teknolojiye meraklı ama kültürel yönden zayıf bir kuşağın oluştuğu söyleniyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye'de aileler çocukları üzerinde fazla söz sahibi. Sürekli anne ve babası tarafından yönlendirilen bir çocuğun kendini bir anda ifade edebilmesini beklemek doğru değil. Çocuk, önüne teknolojiyi koyduğunuzda, anne ve babasını aşan ve ona kendisini iyi hissettiren bir güce ulaşıyor. Kendini güçlü hissettiği konuya ağırlık veriyor. 10 yıl önce bir doktor arkadaşım oğluna bilgisayar almıştı. Üç ay sonra bana, "Çocuğumun üzerindeki otoritem azaldı. Çünkü bilgisayarda yaptıklarını ben anlamıyorum. Anlamadığımı görünce üzerimde güç kullanmaya başladı" demişti. Sonra arkadaşım kendine de bir bilgisayar aldı ve gelişmeleri takip ederek oğluyla arasındaki dengeyi sağladı. Olayın sosyolojik boyutu var. Gençlerin yetişme koşullarına ve aileye göre durum değişiyor. Mobil telefonların satışında sağladığımız başarıyı bilginin yayılmasında kullanabilirsek iyi olur. Gençlerimiz yaratıcı. Boş kalmalarını önlemenin tek yolu, teknolojinin daha yaygın kullanılmasını sağlamak.

 

Vs.: Teknoloji geliştikçe güvenlik sorunları da artıyor. Güvenlik konusundaki son gelişmeler neler?

Türkiye'de kredi kartı kullanımı iyi seviyeye ulaştı. Batı'daki problemler henüz Türkiye'de yaşanmış değil. O nedenle kredi kartlarıyla ilgili alınan güvenlik sistemleri sınırlı. Bazı şeyler bize geç geliyor. Günümüzün en önemli konularından biri bilgi güvenliği ve güvenlik konusunda yapılması gereken çok şey var. Biz işin başındayız, ama bir avantajımız var. Bazı şeyleri geç alıyor ve hızla bizden önce alanların yanına yetişiyoruz. Zaman zaman onları geçtiğimiz de oluyor. Ülke olarak hazırı seviyoruz. Yakında güvenlik konusundaki yazılımları etkin şekilde kullanmaya başlayacağımızı düşünüyorum. Teknoloji konusunda fanatik bazılarının güvenmedikleri için internet bankacılığını kullanmadıklarını görüyorum. Herkesin güvenerek kullanabileceği bir platform oluşturulmalı.